|
|
|
Atasözleri -
Alfabetik Sırayla Atasözleri
|
Ağrılarda göz ağrısı her kişinin öz ağrısıHer kişinin kendi derdi, kendi hastalığı kendisi için bütün ağrılardan daha acı vericidir. Ağrısız baş mezarda gerek (olur), (Gailesiz baş, yerin altında)? (Rahat ararsan mezarda).Bu dünyada yaşayan herkesin mutlak bir derdi vardır. Sıkıntıların, beklentilerin bitmesi, hayatın da bitmesi demektir. Yani insanın derdi ancak ölünce biter.Ağustosta beyni kaynayanın, zemheride kazanı kaynar.Yazın sıcak günlerinde tarlada çalışan kişi, kışın soğuk günlerinde geçim sıkıntısı çekmez. Gençliğinde çalışan, yaşlılığında rahat eder.Ağustosta gölge kovan, zemheride karnın ovarZamanında çalışıp geleceğini düşünmeyen, keyfe, zevke dalan kişi ileride aç kalmaya, sürünmeye mahkumdur. Ağustos böceğiyle karınca masalında olduğu gibi.Ağustosun yarısı yaz, yarısı kıştırAğustos ayının ortalarında yaz sıcakları azalır, serinlik başlar. İnsanlar, yavaş yavaş kışa hazırlık yapmalıdırlar. Ağustosun adına aldanmamalıdır.Ağustosta yatanı, zemheride büğelek tutar.Fırsatı, gücü varken çalışıp ihtiyaçlarını temin etmeyen kişi, fırsat elden gittikten sonra sıkıntılar içinde kıvranır.Ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden (arkasından) belli olur (bellidir). Kişilerin kusurlarını, huylarını tutum ve davranışları belli eder.Ah alan onmaz.Kötülük yaparak masumların beddualarını alan kişi iflah olmaz. Ettiğini bir gün bulur.Ahlatın (armut) iyisini (dağda) ayılar yer.Güzel şeyler, çoğu kez, ona layık olmayan kimselerin eline geçer. Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez. Ahmaklara, arsız kişilere ne yüz, ne de söz vermeye gelmez. Bir kez yakayı kaptırırsanız bir daha böyle kişilerden başınızı alamazsınız.Ahmak gelin, yengeyi halayığı sanır.Ahmak kimse, kendisine yardımcı olan kişiye, hizmetine verilmiş gözüyle bakar, saygısızca davranırsa, çevresindeki iyi niyetli, yardımcı kişilerden yoksun kalır.Ahmak (şaşkın) misafir, ev sahibini ağırlar.Herkes, kendi görevini yapmalıdır. Başkasının işine karışıp görev ve yetkilerini üstlenmeye kalkan kişiler gülünç duruma düşerler.Akacak kan damarda durmaz.Bir zarara uğramak kaderimizde varsa ne yapsak önleyemeyiz. Ak akçe, kara gün içindir.Paranın asıl değeri sıkıntıya düşüp ona ihtiyaç duyduğumuz gün belli olur. Kazanmasını bildiğimiz gibi dar günümüzde paramızı harcamayı da bilmeliyiz.Akan su yosun tutmaz.Akara kokara bakma, çuvala girene bak.îyi, kötü diye beğenmemezlık etme; mal ve para biriktir.Akar su çukurunu kendi kazar, (su yatağını bulur)İçinde çalışıp bir şeyler yapma isteği olan kişi, ne yapıp eder, kendisine uygun bir iş ve çalışma alanı bulur.Akar su pislik tutmaz.Eski bir inanışa göre akarsu-ne kadar kirletilirse kirletilsin temiz kalır.Akar suya inanma, el oğluna dayanma.Ne kadar yavaş akarsa aksın, akar suya girmek tehlikeli dir. Su, insanı sürükleyip boğabilir. Suya güvenmek olmaz. Bunun gibi her iyi görünen el oğluna güvenmek de doğru değildir. Görünüşteki iyi davranışların ardında bize zarar verecek düşünce ve tutumlar olabilir.Akçe akıl, don yürüyüş öğretir.Parası olan insanın kendine olan güveni de artar. Para bilgisinin, görgüsünün artmasına yardımcı olur. Gezme, görme, araştırma, okuma hep paraya dayanmaktadır. Kılıksız olduğu içine topluma girmekten çekinen kişiler, güzel giyimli oldukları zaman daha güvenli ve doğal davranırlar.Ak göt (don, bacak), kara göt (don, bacak) geçil başındı) (hamamda) belli olur.Kimin iyi, kimin kötü kimin başarılı, kimin başarısı olduğu birlikte girilecek olan sınavda belli olur.Ak gün ağartır, kara gün karartır.Mutluluk insanları neşeli, dinç, iyimser yapar. Mutsuzluk, üzüntü içindeki bir yaşam ise kişileri sinirli, karamsar yapar.Akıl akıldan üstündürİnsanlar akıl ve bilgi bakımından daima birbirlerinden farklıdırlar. Bir kişi diğerinden mutlaka üstündür. Bizim düşünemediğimiz bir şeyi bir başkası düşünüp bizi aydınlatabilir. Her zaman danışmakta yarar vardır.Akıl için tarik (yol) birdir.Bilime dayalı, doğru ve iyi düşünme kişilere göre değişmez. Bilinmeyenleri çözen kişilerin hepsi de mantık yolunu kullanmışlardır. Mantık dışı yollar, insanları yanıltır, yanlış yola götürür.Akıl, kişiye (adama) sermayedir.İnsanın yaptığı işlerde baş araç ve etken aklıdır.Akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi aklını almış (beğenmiş).Her insan kendi aklını, görüşünü, davranışını başkalarınınkinden daha üstün bulur. Bir konuda kendi görüşünün dışında ne kadar düşünce, ortaya atılsa da kişiler yine kendi akıllarını beğenirler..Bu yüzden çoğu kişiler eleştiriye dayanamazlar. Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdırAkılsız kimse davranışlarının nereye varacağını, ne sonuçlar doğuracağını düşünemez. İstemeden de olsa dostlarına zararı dokunur. Akılsız düşmanla mücadele etmek de zordur. Çünkü akılsızın davranışlarını hesap edip tedbirini almak zordur. Oysa akıllı düşmanın ne yapacağını sezmek, gereken tedbiri almak daha kolaydır.Akıllı, düşününceye kadar deli oğlunu everir.Daha az düşünen ama çabuk karar veren kimse, çok düşünüp de karar veremeyen kimseden daha iyi iş görür. Çok düşünüp sonuç elde etmeyince o düşünme işe yaramaz.Akıllı, köprü arayıncaya dek deli suvu geçerTedbirli kişi, yapacağı işlerde sağlam yol arar. Bunun için de sonucu almakta gecikir. Gözü pek, atak kişi ise küçük tehlikeleri göze alarak işe girişir ve çabuk sonuç alır.Akıllı oğlan neyler ata malını, akılsız oğlan neyler ata malını, (Hayırirevlat neylesin malı, hayırsız evlat neylesin malı), (oğlum deli malı neylesin, oğlum akıllı malı neylesin).Bir evlat iyi eğitilmişse, akıllı ise malı kendisi kazanır, baba malına gerekseme duymaz. Akılsız ise, babası ne kadar çok mal bırakırsa bıraksın, altından girer üstünden çıkar ve malsız kalır. Buna göre çocuklara mal bırakmaya çalışmak tansa onları iyi eğitmeye çalışmak daha hayırlıdır.Akıl olmayınca ne yapsın sakalİnsan"sadece yaşlanmakla olgunlaşmaz. Eğer akılsız ve eğitimsiz ise çocukça işler hatalar yapar. Akıl para ile satılmazAkıl para ile alınıp satılan bir şey olsaydı, dünyadaki bütün zenginlerin akıllı, fakirlerin ise akılsız olması gerekir di. Delice iş yapan zenginler olduğu gibi çok akıllı davranan fakirler de vardır.Akılsız başın cezasını (zahmetini) ayak çeker- iyi düşünmeden yaptığımız işlerin sonunda zarara uğrayıp, düzeltmek için çaba gösteririz. Oraya buraya koşup yorulmak zorunda kalırız.- Yöneticilerin düşünmeden verdikleri kararların sıkıntısını, idareleri altında çalışan kişiler çeker.Akılsız kasabın gerisine kaçar masadırİşini bilmeyen, kafası çalışmayan kişi, elindeki fırsatı kullanmak şöyle dursun, onun kendi aleyhine dönmesine yol açar.Akılsız köpeği yol kocatır, (Ahmak iti yol kocatır).Gerekli araç gereci hazırlanmadan, iyice düşünülüp yolu, yöntemi, programı çizilmeden yapılmaya çalışılan işin, yarı yolda aksaklıkları ortaya çıkar. Aksaklığı düzeltmek için tekrar malzeme, emek ve zaman harcanır. Bu durum da zaman kaybına ve gereksiz yorgunluklara yol açar.Akıl yaşta değil, baştadırBir kimsenin yaşı büyümekle aklı ve olgunluğu artmaz. Nice gençler vardır ki, yaşlı kişilerden daha doğru düşünüp hareket ederler.
|
|
|