Felsefe

Fotoğraf

Ak-Allah PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Ak koyunu (ala keçiyi) gören, içi dolu yağ sanır

Dış görünüş aldatıcı olabilir. Tüm konularda gerekli in­celemeyi yapmadan dıştan görünüşe bakarak karar verenler aldanırlar.

Ak koyunun kara kuzusu da olur.

İyi ana babadan kötü çocuklar da olabilir.

Ak köpeğin (itin) pamuk pazarına (pamuğa, pamukçuya) zararı vardır

Görünüşü iyi olan ama aslında kötü olan şeylerin veya

kişilerin iyi şeylere zararı dokunur. Onların değerinin azal­masına sebep olur.

Akla gelmeyen eğelen) başa gelir.

İnsanların başlarına zaman zaman rüyada görseler inan­mayacakları olaylar gelebilir.

Aklına geleni işleme, her ağacı taşlama.

İyice düşünmeden, sonunu düşünmeksizin.

Akmasa da damlar.

Bir işi, bir geliri küçümsememek gerekir. Küçükse da zamanla büyür, artar.

Akşama karşı gitme, tana karşı yatma.

Elden geldiğince yolculuğa gece değil, sabah erkenden çıkılmalıdır.

Akşamın hayrından sabahın şerri'' iyidir, (yeğdir/, (sa­bah ola, hayr ola).

Özellikle önemli işlerinizi gece yerine sabah yapın. Çünkü gece yapılan işler aksak olabilir. Gündüz sağlanan olanaklar gece sağlanamaz.

Akşam ise yat, sabah ise git, (Akşam oldu kon, sabah ol du göç).

- Yolculukta akşam ulaştığın yerde yat, yoluna sabah devam et.

Alacağım olsun da alakargada olsun, (Alakargada alaca­ğım olsun, alamazsam gönlümü oysun)

Alma umudu az olsa, borçlu ile mücadele etmek gerekse bile alacaklı olmak, her zaman borçlu olmaktan iyidir.

Alacakla verecek (borç) ödenmez.

Bir yerden alacağınızı umut ettiğiniz para ile başka yere olan borcunuzu ödenmiş saymak tedbirsizliktir. Çünkü ala­cağımızı alamayabiliriz ama borcumuzu ödemek zorundayız.

Ala keçi her vakit,püsküllü oğlak doğurmaz

Değerli bir şeyden her zaman iyi verim alınmaz.

Alçacık eşeğe herkes biner, (Alçak eşek binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay).

Güçsüz ve koruyucusuz kişiyi buyruk altına almak, hır­palamak, yenmek kolaydır.

Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar

Alçak gönüllü olan, büyüklük taslamayan Kişiler, saygı görür, yükselirler. Kibirli kişiler, kendisini herkesten üstün görenler ise sevilmez, toplum içinde iyi bir yer edinemezler.

Alçak yerde tepecik kendini dağ sanır, (Alçak yerin tepeciği dağ görünür).

Bilgili kişilerin az bulunduğu bir toplulukta az bilgili ki­şiler, kendilerini dâhi sanırlar.

Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır

insan, kendi durumuna çevresine uygun bir yaşayış sürmelidir; Dostlarını da kendisine uygun olanlardan seçmeli­dir. Durumumuzun çok üstünde bir yaşayışa özenmek, ya da çok altında bir yaşayış sürmek bize zarar verir.

Alçak yer, yiğidi hor gösterir.

Yetenekli kişiler, yeteneklerini, becerilerini göstereme­yecekleri, takdir edilmeyecekleri bir ortamda veya görevde bulunurlarsa, yetenekleri kaybolup gider. Çevrelerinde basit bir kimse sayılırlar.

Al elmaya taş atan çok olur

İyileri, güzelleri, değerli kişileri çekemeyen, onlara sata­şıp kötüleyen çok olur.

Alet işler, el övünür

İnsan ne kadar usta olursa olsun, gerekli araçlar olma­dıkça kusursuz iş yapamaz.

Al giyen alınır

- Göz alıcı giysi giymiş güzelin isteklisi çok olur.

-  Bir işin yapılışıyla ilgili olan kimse, o iş üzerindeki eleştirmeyi kendisi için olmasa bile üzerine alınır.

Al gömlek gizlenemez

Herkesin dikkatini çekecek iş yapan kimse, bunun gizli kalacağını sanmamalıdır.

Alın yazısı değişmez

Kişi ne yapsa kaderini değiştiremez. Başına gelecekleri görse de, zorlama ile kaderini değiştiremez.

Al ile aslan tutulur, güç ile sıçan (gücügen)28 tutulmaz. (Al aslan tutar, güç sıçan tutamaz).

Zekânın gücü her zaman diğer güçlere üstün gelmiştir. Çelimsiz ama zeki bir kimse, güçlü fakat düşünme gücü az olan kimseyi rahatlıkla yener. Zekâsız güç, en basit şeyleri bile yapamaz.

Âlim unutmuş, kalem unutmamış

İnsan ne kadar akıllı olursa olsun öğrendiklerinin tümü­nü aklında tutamaz. Zamanla unutur. Oysaki yazıya geçirilen bilgiler yüzyıllar boyunca unutulmaz. Oluşturulan kitaplar­dan da herkes okuyarak faydalanır.

Al kaşağıyı gir ahıra, yarası (yağrısı) olan gocunur (gocunsun).

Bir suçun, yolsuzluğun sorumluları aranırken o işte ku­şum bulunan kişi telaşa düşer.

Allah, balmumu yakana balmumu, yağmumu yakana yagmumu verir.

Allah cam isteyene cam, mum isteyene mum verir)

Halk arasındaki inanışa göre Tanrı, herkese isteğine gö­re verir. Az isteyene az, çok isteyene çok. Gerçekte bunun sebebi şudur: Çok harcamak isteyen bunu elde etmek için çok çalışır. Az isteyen ise az çalışır.

Allah bilir ama kul da sezer

Bir işin gerçek yüzünü ancak Allah bilir ama insan da aklını kullanarak sezinleyebilir, bir tahminde bulunabilir. Gerçekleri kafasını kullanarak ortaya çıkarabilir.

Allah dağına göre kar verir (verir kışı).

Allah, herkesin dayanabileceği kadar dert ve sıkıntı ve­rir.

Allah doğrunun yardımcısıdır.

Doğruluktan ayrılmayana Allah her zaman yardım eder. Doğru insanların değeri er ya da geç mutlaka bilinir.

Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz.

Allah, insanlara verdiği ömrü süresi dolmadan almaz. Eceli gelmeden kimse ölmez.

Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar

Her sıkıntının sonunda mutlaka bir aydınlık vardır. Bu nedenle umutsuzluğa düşmemelidir. Tanrının eskisinden da­ha iyi imkanlara kavuşturacağına inanmalıdır.

Allah'ın bildiği kuldan saklanmaz.

İnsan, işlediği suçtan dolayı önce tanrıya ve vicdanına karşı sorumludur. Her şeyi Tanrı bildiğine göre kuldan sak­lamak anlamsız olur.

Allah'ın ondurmadığını  peygamber sopa ile kovalar.

Bir kişinin kaderi kötü ise, işleri bu" kez ters gitmişse ya­nındakiler de onu terk eder. Başvurduğu bütün kapılar yüzü­ne kapatılır.

Allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı yaratmış.

Geçim konusunda kimse kimseye yük olmamalıdır En yakınlarımızın bile kazançlarına güvenmemeli, kendi başı­mızın çaresine bakmalıyız. Birbirlerine çok yakın olan kar­deşlerin bile ayrı hayatları olduğu için kazançlarının da ayrı olması normaldir.

Allah kulundan geçmez

Tanrı dar zamanlarında kullarına yardım eder. Sıkıntıya düştüğümüz zaman kendimizi kötümserliğe kaptırmamalıyız.

Allah kulunu kısmeti ile yaratır

Bu dünyada herkesin az ya da çok bir geçim yolu vardır. Önemli olan bunu çalışarak çoğaltmaktır.

Allah sabırlı kulunu sever.

Sabırlı kimse sıkıntıları atlatır, güçlükleri yener. Sabır güzel bir huydur. Allah sabırlı kuluna yardım eder.

Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin.

Hayatta en güzel şey insanın kendi kendisine yetmesidir. Maddi ve manevi olarak en yakınımız bile olsa başkala­rına muhtaç olmak çok zordur. Allah kimseyi en yakınına bi­le muhtaç etmesin.

Allah sevdiğine dert verir,

Allah sabredenleri, derdin kendisinden geldiğine inana­rak yakınmayanları, mutlaka ödüllendirir.

Allah son gürlüğü versin

Gençlikte sıkıntılara daha kolay dayanılır, daha kolay atlatır. Önemli olan kişinin ihtiyarlık yıllarını bolluk ve ra­hatlık içinde geçirmesidir.

Allah'tan sıska, ne yapsın muska

-  Yaradılıştan yeteneksiz olan kişi çaba ile yetenekli kı­lınamaz.

-  Temelinde, bozuk olan şeylere, birtakım desteklerle, çabalarla büyük bir güç kazandırılamaz.

Allah'tan umut kesilmez

En umutsuz durumlarda bile karamsarlığa kapılmamalı­dır. Her şeyin mutlaka bir çıkar yolu vardır. Ayın bile onbeşi karanlıksa, onbeşi aydınlıktır.

Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.

Allah, yarattığı canlılara yeteneklerine göre bir yaşama düzeni vermiştir. Her canlı, doğada kendi yapısına uygun ya­şama imkanı bulur.

Allah verince kimin oğlu, kimin kızı demez.

İyi gün de, kötü gün de fakirliğe zenginliğe bakmaz. Al­lah dilerse yoksulu zengin, zengini fakir yapabilir.

Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir.

Allah bir kimseyi zengin etmeyi dilerse, onun şansını açarsa o kimseye hiç umulmadık yerlerden para, mal gelir. Ummadığı anlarda işleri kolaylaşır. Ummadığı anlarda elindekiler yok olur gider. . . .
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle