Felsefe

Fotoğraf

Cahil-Çengi PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Cahile söz (laf) anlatmak deveve hendek a güçtür (zordur)

Hayatı tanıtacak en basit bilgileri bile öğrenememiş kimseyle anlaşmak güçtür. Cahil insanın dünyası dardır, görgüsü kıttır, inanışları boş şeylere dayanır. Böylesi kişile­re ne kadar uğraşsanız da söz anlatamazsınız.

Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir

bkz. "Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır:'

Cahilin sofusu şevtanın maskarası.

Cambaz ipte balık dipte gerek

Herkesin belli bir işte, uzmanlığı vardır. Kişi, işinin gereği neyse onu yapmalıdır.

Cami ne kadar büyük (cemaat ne kadar çok) olsa imam (hoca) gene bildiğini okur

Çevrenin eğilimi ne olursa olsun, söz kendisinden bi­ten kişi, yapabildiğini (ya da istediğini) yapar.

Caminin (mescidin) mumunu yiyen kedinin gözü kör olur.

Toplumun ortak malına zarar veren ya da kendisini bü­yütüp yetiştirenlere ihanet eden, el uzatan kişi onmaz, cezasını bulur.

Cana gelecek (kâra. zarar) mala gelsin.

Mutlaka bir zarara uğranılacaksa bunun cana değil, mala gelmesi yeğlenir. Çünkü mal yerine gelir ama can gel­mez. Canı korumak için mal feda edilir.

Can boğazdan gelir (geçer).

İnsan canının değerini bilmeli, vücudunu yıpratmamalıdır. Kendine iyi bakmalı, sağlığına özen göstermelidir.

Can candan şirindir 'tatlıdır"

İnsanın kendi canı başkasınınkinden tatlıdır. Bu, insa­nın, hatta bütün canlıların bencil yanıdır. Başkasının başına gelen can acıtıcı şeyi olağan sayan kimse, aynı şey kendi ba­şına gelirse, bunu olağanüstü sayar.

Can canın yoldaşıdır.

İnsan tek başına yaşayamaz. Konuşup görüşmek, dert­leşmek, birlikte bir iş yapmak için daima bir başkasına muh­taçtır.

Can cümleden aziz ' dir

İnsan gerektiğinde başkaları için fedakârlık yapar ama bunun sınırı kendi yararıdır. Başkasının, hatta yakınlaıının çıkarıyla kendi çıkan çatışınca fedakârlık şöyle dursun ben­cil olur, kendi çıkarını öne çıkarır.

Can çıkmayınca huy çıkmaz. (Can çıkar huy çıkmaz)

Huy kişiliğin bir parçasıdır. Kişi ile birlikte doğar, ölünceye kadar sürüp gider. Kimse onu değiştiremez.

Canı cana ölçmeli (ölçmüşler).

Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi başkalarına yapmayınız. Başkasının da sizinki gibi bir canı bulunduğunu düşününüz.

Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır.

Güzel bir yaşayış sürmek isteyen kişi, bu yaşayışın yü­küne razı olmalı, gerekli kaynaklara sahip olmak için elin­den geleni yapmalıdır.

Canı yanan eşek attan yürük olur

Bir durumdan canı yanmış olan kişi, o durumdan kur­tulmak ve aynı şeyle bir daha karşı karşıya kalmamak için büyük çaba harcar ve yapamayacağı sanılan zor işleri başarır.

Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilmez

Sıkıntı çekmemiş olanlar, eristikleri, içinde bulunduk­ları rahatlık ve mutluluğun değerini gereği gibi ölçemezler.

 Cins horoz yumurtada öter

Çocuğun soyluluğu, değeri, daha bebekliğinde her ha­linden anlaşılır.                           

Cins kedi ölüsünü göstermez.

Soylu kişi, kötü, acınacak durumunu kimseye göster­mez, söylemez, Başkalarının merhamet duygularına sığın­maz

Cin tutana bir muska yeter

İnanışa göre "cin tuttu" denilen kişiyi iyi etmek için bir muska yeter. Bunun gibi, çok kızmış birini yatıştırmak için akıllı ve sözü dinlenir tek bir kişinin öğüdü yeterli ve etkili olur.

Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan eder­ler

Kendisine cömert denerek pohpohlanan kişi, cömertli­ğini göstermeye kalkar ve bunu yaparken de elindeki avucundakini saçar, tüketir. Yiğit denerek pohpohlanan kişi de, bunu göstermek için gücünün üstündeki mücadelelere katı­lır, canından olur.

Cömertle nekesin (nekesle cömerdin) harcı birdir.

Cömert de ölecektir, nekes (cîmrî) de. İkisinin üe gi­decekleri yer aynıdır.

- Cömert fazla para ödeyerek herşeyin iyisini satın alır. Cimri, cimriliğinden, az paraya kötüsünü alır. Ama az pa­rayla alınan çabuk eskiyeceğinden tekrar tekrar ayrı şeyi al­mak zorunda kalacak, sonuçta cömerdin verdiği kadar para ödeyecektir.

Çağrılan (çağrıldığın) yere erinme çağrılmayan (çağ­rılmadığın) yere gidip yerini dar eyleme.

Kışı, çağrıldığı yere gitmelidir. Bu, en azından bir ne­zaket gereğidir. Ödevdir de. Çağrılmadığı yere ise gitmeme­lidir. Gitmek, yüzsüzlük ve arsızlık olur.

Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.

Kimseye kötülük yapma. Sonra sana da yaparlar.

Çam ağacından ağıl olmaz, el çocuğundan oğul olmaz

Bir şeyin yerine, ona benziyor diye başka birşey ko­nulamaz. Söz gelişi, başkasının çocuğu, öz evlâdın yerini tutmaz.

Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar.

Kişi, kendisi için ne gibi hazırlıklar yapmışsa, alacağı sonuç, o hazırlıklardan ne çıkabilirse odur. Bundan öte bek­lentisi olamaz.

Çanakta balın olsun, Yemen'den (Bağdat'tan) arı gelir. (Pekmez gibi malın olsun. Antakya'dan sinek gelir)

Güzel malı olanın alıcı kaygısı yoktur. Reklâm yapma­sa bile en uzak yerden istekliler çıkar.

Çarşı iti ev beklemez.

Başıboş gezmeye alışanlar, disiplinli yaşamaya, çalış­maya gelemezler.

Çatal kaşık yere batmaz

Birden çok kişinin söz sahibi olduğu iş yürümez.

Çekişilmeyine pekişilmez

Sağlam bir anlaşmaya ve uzlaşmaya varılabilmesi için karşılıklı düşüncelerin ortaya konup tartışılması gerekir.

Çengi ölüsü çalgı ile kalkar

Zevk ve sefa içinde ömür sürmüş olan kimse, en sıkın­tılı günlerinde bile eğlenceden aynlmaz. Herkesin yaşantısı ve sonu davranışına, karakterine göredir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle