Felsefe

Fotoğraf

Dağ-Demir PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Dağda gez, belde gez, insafı elden bırakma.

Eşkiya bile olsan insaflı ol.

Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.

Birbirini seven, dostluk içinde bulunan insanlar, ne ka­dar güçlük içinde olurlarsa olsunlar, günün birinde birbirle­rine kavuşurlar.

Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz.

Bir dağı kaldırıp ötekinin üstüne koymak ne kadar ol­mayacak şeyse, iki ailenin aynı evde barınması da o kadar olmayacak şeydir. Her ailenin kendine özgü âdetleri , anla­yışları, yaşam biçimleri vardır. Farklı yaşayış içindeki aile­lerin aynı çatı altında toplanmaları bu yüzden mümkün ola­mayacağı gibi ekonomik nedenlerle de bu mümkün değildir.

Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar.

Yenilmesi imkânsız gibi görünen her zorluğun bir çö­züm yolu vardır.

Dağ yürümezse abdal yürür.

Büyüklük taslayan birinden bitecek bir işimiz varsa ve o, bizimle ilgilenmiyor, tepeden bakıyorsa, biz onun ayağına gidip işimizi görmeliyiz.

Damdan düşen damdan düşenin halini bilir.

İyi bir durumdan kötü duruma düşen, aynı hal başına gelmiş kimsenin halini daha iyi anlar.

 

Damlaya damlaya göl olur. (Aka aka sel olur).

Küçük şeyler bir araya gele gele büyük varlıklar olu­şur. Küçük şeyleri, küçüklüklerinden dolayı önemsememek yanlıştır. Çünkü, büyükler, küçüklerin birleşmesinden do­ğar.

Danışan dağı aşmış, danışmayan (ın) yolu şaşmış.

Bilmediğini bilene soran, ben herşeyi bilirim, deme­yen, en güç işlerin altından kalkar. İnsan herşeyi bilemez.

Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.

Yapılacak şey için en iyi gerecin seçilmesi gerekir. Bunun yanı sıra, o işe yetenekli kişinin seçilmesi de zorun­ludur.

Davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun. (Davacısı kadı olanın yardımcısı Allah olsun).

Seni yargılayacak kişi, senden davacı olan kişi ise el­bet kendisini haklı, seni haksız çıkaracaktır.

Davetsiz gelen (giden) döşeksiz oturur.

Bir yere çağrılmadan giden kimse ağırlanmayı bekle­memelidir.

Davul dengi dengine çalar.

Davulun sesine dikkat ediniz, hangi söze benziyor? "Dengi dengine, dengi dengine"ye değil mi? Sanki arkadaş­ların, evlenecek kişilerin birbirlerine denk olması gereklimi, herkese davulla duyurulmaktadır.

Davulun sesi uzaktan hoş gelir.

Uzaktan bakılınca imrenilen öyle durumlar vardır ki o durumu yaşayan kişi, aslında büyük mutsuzluk içindedir.

Dayak cennetten çıkmıştır.

Dayak, bazan en etkili ve seçeneksiz altarnetiftir.

Dazlayan daza düşer, kel başlı kıza düşer.

Seçmekte gösterilecek titizliği aşırıya kaçıran kişi, çok kez, istemediği, beğenmediği sonuçla karşı karşıya kalır.

Değirmenden gelenden poğaça umarlar.

Başka bir yerden gelen kimseden, geldiği yerle ilgili, küçük de olsa, bir armağan beklenir.

Değirmene gelen nöbet bekler.

Bir şeyden birçok kişi yararlanacaksa, herkes geliş sı­rasına göre, işini görmek üzere beklemelidir.

Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.

Karı koca ya da, iş ortağı gibi birlikte yaşayacak, birlikte iş görecek kimseler arasında, karşılıklı sevgi bulunmalı­dır. Böyle olmazsa, dirlik düzen olmaz. Birlik sarsılır.

Değme (dokunma) sarhoşa, yıkılana kadar gitsin. (Sar­hoşa dokunma, kendi yıkılsın).

Kendi aklını beğenip başkasını beğenmeyen kimseyi gittiği yanlış yoldan döndürmeye kalkmayın. Bırakın ceza­sını çeksin.

Deli arlanmaz, soyu (sahibi) arlanır.

Hareketleri yakışıksız, densiz olanlar, yaptıklarından utanmazlar, onların yaptıklarından utanmak, ailelerine, ya­kınlarına düşer.

Deli deli akanı, bura bura tıkarlar.

Aşırı ve ölçüsüz davrananları önlemek için sert tedbir­ler uygulanır. Bu davranışlar, ister istemez can yakıcı çare­lere başvurmak gerekir.

Deli deliden hoşlanır, imam ölüden.

Herkes, kendine benzeyenden ya da yarar umduğun­dan hoşlanır.

Deli delici görünce, değneğini (çomağını) saklar (gizler).

Saldırgan, kendisi gibi birine saldırmaktan çekinir.

Deliden al uslu haberi.

Deli sır saklamasını bilmez, gördüğünü, bildiğini oldu­ğu gibi söyler. Her duyduğunu söylemesi gerekmediğini bi­lemez. Onun için, kimi zaman haberin, işin doğrusu ondan alınır.

Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.

Deli ile çıkma yola, başına getirir belâ.

Deli, ya dâ dengesiz kişi, kendisiyle birlikte olanın ba­şına türlü dert açar.

Deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş.

Ev sahibinin densizi, konuklarından çok kendini ağır­lanacak konuk yerine koyar, ev sahipliğini unutur.

Delikli taş (boncuk) yerde kalmaz. (Deli kız evde kal­maz).

Bilgili, hünerli, becerikli kişi boşta bırakılmaz. Mutla­ka bir işin başına getirilir.

Delilsiz cennete bile girilmez.

Yanılmadan, doğru olan sonuca ulaşabilmek için, insa­na bir yol gösterici gereklidir.

Deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış.

Aklı kıt olan, bir kez hoşuna gitmiş olan şeye benzettiği her şeyden edinmek ister.

Deliye (göre) her gün bayram.

Hiç bir şeyle bağlantısı olmayan, hiç bir şeyi kendine dert etmeyen, istediği yerde dolaşıp dilediği işi yapan biri­nin bütün günleri bayram gibi geçer. Başı boş yaşamaya he­ves edenler için söylenecek söz budur.

Deliye taş atma, başını yarar (başına taş yağdırır).

Davranışlarında denge bulunmayan kimseye dokunma. Sonra sana öyle çılgınca saldırır ki yaptığına pişman olur­sun.

Demir ıslanmaz, deli uslanmaz.

Her nesnenin, her kişinin değiştirilemeyen bir niteliği vardır. Nasıl demir su içine atılınca suyu çekip yumuşamaz­sa, çılgın yaratılmış kişi de, ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, delice davranışlarını bırakamaz.

Demiri tavında dövmeli

Demir nemden, insan gamdan çürür, (Duvarı nem, insanı gam yıkar).

Nem demiri nasıl paslandım-, çürütürse, gam da insanı öylece yıpratır, harap eder.

Demir tavında, dilber çağında, (Demir tavında dövülür).

Her işin yapılacağı en uygun zaman ve durum yardır. O zaman ve durum gözetilirse sonuç alınabilir.
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle