Felsefe

Fotoğraf

Ek-El PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.

Bir işten iyi sonuç almak isteyen, o işin temelini sağ­lam atmalıdır. Gereken malzemeyi, araç gereci iyi seçmeli­dir. Nitekim ekilen tohum kaliteli olursa, ürün de bol ve gü­zel olur.

El ağzına bakan, karısını tez boşar. (Ele uyan eşini boşar).

Kişi, özel yaşamı ile ilgili konulara başkalarını karıştı­rıp onlara söz hakkı vermemelidir. Kendi düşüncesiyle ha­reket etmeli, karar vermelidir. El sözüne uyarsa yaşamı ya­nılgı ve pişmanlıklarla dolar.

Elçiye zeval olmaz.

Bir kişinin, bir devletin söz ve isteklerini bir başka kişi veya devlete iletmekle görevli elçiler, bu sözlerden sorumlu değildir. Sözler olumsuz da olsa aracı nın suçu yoktur, ceza­landırılmaz.

Elde bulunan beyde bulunmaz (Beyde bulunmayan elde neler var).

Hiç kimse, varlığına ve gücüne güvenerek her şeyin kendinde olduğunu sanmamalıdır. Oysaki öyle şeyler vardır ki, nice güçlülerde, beylerde bulunmaz da hiç umulmayan kişilerde bulunur.

Eldeki yara, yarasıza (bende) duvar deliği (gibidir).

Bir kimsenin derdi, üzüntüsü başkalarına fazlaca önemli gelmez. Derdin sahibi kadar etkilenmezler. Çünkü acıyı çeken bilir.

Elden gelen övün (ülüş) olmaz, o da vaktinde (her va­kit) bulunmaz (gelmez).

Yaşamımızı sağlayacak sürekli ihtiyaçlarımızı başkala­rından gelir diye beklersek aç kalırız. Çünkü bu yardımlar, işimize yarayacak zamanda ve gereksinimimizi giderecek ölçüde olmaz.

El elden kalmaz, dil dilden kalmaz.

Kötü davranışlar, karşılıksız kalmaz. Bir kimseye vu­rursanız onun da size vurması doğaldır. Kötü sözün karşılığı da yine kötü sözdür. Karşılıksız kalır düşüncesiyle kırıcı davranışlarda bulunma.

El elden üstündür (ta arşa kadar) (arşa çıkıncaya, varın­caya kadar).

İlerlemenin sının yoktur. Bir konuda uzmanlaşmış kişi o işin son kertesine ulaşmış değildir. Kendisinden ileride mutlaka pek çok kişi vardır.

El el ile, değirmen yel ile.

insanlar, her konuda yardımlaşmak zorundadırlar. Ba­san ya ulaşmanın yolu da dayanışma ve yardımlaşmadan geçer. Tek başına insan, bir hiçtir.

El elin aynasıdır.

İnsanlar, yapıları gereği meraklıdırlar. Özellikle de bir­birini dikkatle izlerler. Bizim farkında olmadığımız davra-nışlanmız, başkalarının gözünden kaçmaz. Kimse farketmez dememeli, davranışlara dikkat etmelidir.

El, eli iğnenin deliğinden seyreder.

İnsanoğlu birbirinin eksik yönlerini bulmaya, davranış­larını incelemeye meraklıdır.

El, elin eşeğini türkü çağırarak arar.

Bir kimsenin derdine çözüm arayan kişi, kendi işinde olduğu gibi canla başla koşuşturmaz. Kendisinden fedakârlık yapmadan, kendisini yormadan çare arar.

El, elin nesine, gülerek gider yasına.

Bir kimsenin acısı, başkasını etkilemez, umurunda ol­maz. Başkasının acısıyla ilgilenir, üzülür görünse de gerçek­ten acı çekmez.

El eli (bir el, bir eli) yıkar (yurt), iki el (de) yüzü (yıkar, vur)..

İnsanlar, birbirlerinin yardımına koşmalıdırlar. Biz, bugün bir kimsenin yardımına koşarsak, bir gün o da bizim yardımımıza koşar.

El, eliyle yılan tutulur, (El eliyle yılan tut, onu da yalan tut). ..

- Önemli işler, ısmarlama ile olmaz. Kişi, işini kendisi yapmalıdır.

-  Bazı kişiler, başkasına yaptıracağı işin tehlikesine bakmaz, sonuç almak isterler. El, ele acımaz.

El, el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.

Çoğu şeyler, birlikte bulunabilirler. Bundan da bir sakınca doğmaz. Ama bir aile, bir başka aileyle aynı evde ya­şayamaz. Çünkü her ailenin yaşam şekli, alışkanlıkları baş­ka başkadır.

Eli boşa "ağa uyur" derler, eli doluya "ağa buyur" der­ler.

Elinde bir armağanla gelen konuğa ev sahibi güler yüzle kucak açar. Eli boş gelen konuğa ise gerekli sıcaklık gösterilmez. Konuk olarak gideceğimiz yere, boş gitmek­tense, küçük bir armağan götürmekte fayda vardır.

El için ağlayan (iki) gözden olur, (yâr için dövünen diz­den olur).

Başkalan için yapılacak özverinin bir sınırı, öl çüsü ol­malıdır. Bunu aşarsanız siz zarara uğrar, acınacak duruma düşer, pişmanlık duyarsınız.

El için kuyu kazan, evvelâ kendi düşer, (kazma kuyuyu kendin düşersin).

Başkalan için kötülük düşünen, tuzak hazırlayan kişi, ondan önce kendisi düşer.

El için yanma nare yak çubuğunu safanı (keyfini) ara.

Başkaları için gereğinden fazla üzülmek yersizdir. Ge­reksiz fedakârlık yapmaya kalkıp, kendini tehlikeye atma.

Elifin hecesi var, gündüzün gecesi var.

-  Her kolay görünen işe aldanma, sonunda güçlükler olabilir, tedbirli ol.

- Kolay ve düzgün başlayan işler, zorlaşıp aksayabilir.

 

El ile gelen düğün, bayram (-dır).

Bir kimsenin yalnızca kendi başına gelen felâkete da­yanması güçtür. Ama herkese birden gelen sıkıntı ve felâkete katlanmak daha kolaydır. Böylesi sıkıntılar kişiye daha hafif gelir. "Yalnız benim başımda değil." diye düşü­nerek teselli bulur.

Elin ağzı torba değil ki (çekip) büzesin.

Dedikoduyu önlemek güçtür. Bir kez çıkmaya görsün. Herkes, bunu çeşitli yorumlarla genişletir. Kimsenin ağzını tutamazsınız. En iyisi dedikoduya yol açmamak ve de duyu­lan sözlerin üzerinde fazlaca durmamaktır.

El kazanı ile aş kaynamaz.

Başkasından alacağın araçlarla, yardımlarla önemli iş­leri yapamazsın. Her an yardım kesilebilir, araçlar elinden alınabilir. Yalnızca kendi gücüne güvenmelisin.

Elmanın dibi göl, armudun dibi yol (olmalı.)

-  Elma ağacı suyu, armut ağacı ise kurak yeri çok se­ver, daha verimli olur.

- Dış yapılan birbirine benzeyen her şeye aynı yöntem uygulanmaz. Her birinin özelliği göz önünde tutulmalıdır.

Elmayı çayıra, armuda bayıra.

Elma fidanı düz ve sulak yere, armut fidanı ise su tut­mayan bayıra dikilirse bol ürün alınır.

Elmayı soy da ye, armudu say da ye.

Elma, kabuğu soyularak yenirse sindirim açısından da­ha iyi olur. Armut ise kumlu bir yapıya sahip olduğu için bazı hastalıklara iyi gelmez. Bu nedenle armut, ölçülü yen­melidir.

El mi yaman, bey mi yaman? (el yaman), (Bey mı ya­man, el mi yaman?)

Gücün, beyde toplandığı, ondan güçlü kimsenin olma­dığı sanılırsa da, daima tek egemen olan beyden daha güçlü­leri çıkabilmiş ve onun egemenliğine son vermiştir. Asıl güç, halktadır.

El (etek) öpmekle ağız (dudak) aşınmaz (kirlenmez).

Çok önemli bir iş için özellikle başkalarına yarar sağ­layacaksa yetkili kişiyle konuşmak, ricada bulunmakla de­ğerimiz eksilmez.

El terazi (mizan), göz mizan (terazi).

-  Durumu, miktarı apaçık ortada olan bir şeyi öğren­mek için başka yollara baş vurmaya gerek yoktur.

-  El ve göz, bazı şeylerin durumuyla ilgili olarak üç aşağı, beş yukarı bize bilgi verebilecek organlarımızdır.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle