Felsefe

Fotoğraf

Elti-Esmer PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar.

Eltiler birbirleriyle, görümceler de gelinlerle geçinemezler.

Elti eltiye eş olmaz, arpa unundan aş olmaz.

Arpa unundan yiyecek yapılmaz. (Ekmek, çorba gibi) Eltiler de birbirleriyle arkadaşlık kuramazlar.

El üstünde gömlek eskimez.

Bir kimseye verilen ödünç para, kaybolmaz, ödenir.

El (-in) vergisi, gönül (-ün) sevgisi.

- Kişiler arasında verilen armağanlar, gönüllerde karşılıklı sevgi uyandırır. Sevgiyi kuvvetlendirir.

-  İnsanlar eli işleyen, parasal yönden yararlandıkları kişileri severler.

El yarası onulur (geçer), dil yarası onulmaz (geçmez).

Bedensel tüm yaralar çabuk iyileşir. Acı bir sözün gönül yarası ise kolay kolay kapanmaz.

El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı doğan, kantar) sanır, (El yumruğu yemeyen ken­dini kahraman sanır).

Başkasının gücü karşısında baş eğmek zorunda kalma­yan kişi, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.

Emanete hıyanet olmaz.

Bize güvenilerek emanet edilen bir şeye asla zarar ver­memeliyiz. Emaneti titizlikle korumak, hem doğruluk kuralı hem de güzel bir Türk geleneğidir.

Emanet eşeğin yuları gevşek olur.

Emanet edilen bir şey, genellikle zarar görmüş olarak geri alınır.

Emanetin bağrı yufka (inci) olur.

Aksilikler, genellikle emanet edilen şeyi bulur. Bu ne­denle emanet mala kendi malımızdan daha çok titizlik ve özen göstermeliyiz.

Emanet hayvanın (eşeğin) kuskunu (paldımı) yo­kuşta kopar.

- Başkasından emanet alıp bizimmiş gibi gösterdiğimiz şey, ne kadar gizlesek de açığa çıkar.

- Geçici olarak, emaneten onarılan, yapılan bir şey, hiç olmadık, umulmadık bir anda bozulup, kişiyi güç duruma sokar.

 

Emek olmadan (emeksiz) yemek olmaz.

Emek, insanın beden veya kafa gücüdür. Uygarlık, bunların ürünüdür. Yaşayabilmek, iyi şeyler yapabilmek için mutlaka emek harcamak gerekir. Emek harcamadan ya­şamaya kalkanlar asalak kişilerdir.

Emmim dayım kesem, elimi satsam yesem.

Bir kimsenin minnet duygusuna kapılmadan, rahat ra­hat, gönül huzuruyla harcayabileceği para, yakınlarının kar­şılıksız olarak verdikleri değil, kendisinin çalışıp kazandığı paradır.

En bereketli yağmur, alın teridir.

-  Başkalarının yardımları geçicidir, bereketli olmaz. Çalışarak kazanılan para süreklidir. Kendi gücümüzle ka­zandığımız için zorluğunu biliriz ve çar çur etmeyiz.

- Kazanılmadan elde edilen haram malın, paranın bere­keti, hayrı olmaz. Geldiği gibi gider.

Er ek, geç ek, tava ek.

-  İyi ürün için tohum, ekim zamanında ve toprak kıva­mında iken ekilmelidir.

-  Hangi iş olursa olsun uygun ortam kollanarak zama­nında yapılmalıdır.

Er ekmeği, er kursağında kalmaz.

Bir kimseden iyilik gören kişi mert ise, bunun altında kalmaz. Kendisi de ona iyilik yapma çabası gösterir.

Er  ekmeği, meydan ekmeği.

Karı koca birbirine herkesten daha çok yakındır. Öyle ki bir kadın, kocasının parasını, malını, babasının parasın­dan daha rahatlıkla harcar.

Ergene karı (avrat) boşaması kolay (-dır).

Zorluklarla, ağır durumlarla karşılaşmamış kişiler için "Ben olsam şöyle yapardım, böyle yapardım"dıye akıl ver­mek kolaydır. Dediklerinin yapılıp yapılmayacağını o duru­mun içinde bulunanlardan sormalı.

Ergen gözüyle kız olma, gece gözüyle bez alma.

Hayat deneyimi (tecrübesi) olmayan kimselerin görüş­leriyle, incelemeden, gözü kapalı hareket edilmemelidir. So­nuç, çoğu kez pişmanlık olur.

Erim er (yiğidim yiğit) olsun da yerim (durağım) çalı (kaya) dibi olsun.

Kocanın, aile sorumluluğunu bilen kişi olması önemli­dir. Kazancının fazlaca olması, bundan sonra gelir.

Erine göre bağla başını, tencerene göre kaynat (pişir) aşını.

Davranışlarını, ailenin içinde bulunduğu koşullara uy­dur. Bu koşullar nasıl gerektiriyorsa ona göre giyin, kuşan; harcamalarını da gelirine göre düzenle.

Erinenin oğlu kızı olmamış.

Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.

Erkekler, güzel yemek yapan kadınların etkisi altında daha çabuk kalırlar. Ayrıca aç insan, sevgi duyamaz.

Erkeğin şeytanı kadın (karı), (kadın erkeğin şeytanıdır).

Erkekleri, kadınlar yoldan çıkarırlar.

Erkek aslan aslan da, dişi aslan aslan değil mi?

Güçlülük ve yüreklilik yalnızca erkeklere özgü değil­dir. Kadın da erkek kadar güçlü ve yürekli olabilir.

Erkek koyun, kasap dükkânına yakışır.

Tembel, miskin erkek iyi şeylere lâyık değildir. Mis­kinliğinin cezasını çekmelidir.

Erkek sel, kadın (avrat) göl.

Kadın, ev ekonomisinde erkekten daha etkindir. Evi çekip çeviren odur. Erkek su gibi para kazansa da kadın işi­ni bilmiyorsa, tutumlu değilse o aile, mal mülk sahibi ola­maz.

Erken kalkan (çıkan) yol alır, er evlenen döl alır.

Yapacakları işe erken başlayanlar daima kazançlı olur­lar.

Erken kalkan aldanmamış.

Sabah erken kalkıp işine başlayan kimse maddi ve ma­nevi yönden kâr eder. Başarılı ve mutlu olur.

Erken kalktım işime, şeker kattım aşıma.

Er (vücut) kocar, gönül kocamaz.

İnsan, bedence yaşlansa da ruhça yaşlanmaz. Çünkü insan yaşadıkça arzulan tükenmez. Arzular da kişileri haya­ta bağlar.

Er olan, ekmeğini taştan çıkarır.

Çalışmaktan yılmayan, azimli, becerikli kişiler aç kal­mazlar. En güç koşullarda bile geçim yolunu bulurlar.

Er oyunu üçe kadar.

Birinci, ikinci kez başarılamayan işi, üçüncü kez dene­melidir. Bu kez de başarılamazsa artık o işin peşini bırak­malıdır.

Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez.

Eski dostların birçok ortak anıları vardır. Bu anılar on­ları, aynlsalar da sıkı sıkıya bağlar. Birbirlerine darılsalar da düşman olamazlar. Yeni dostlar arasında böyle bağlar henüz oluşmamıştır. Bu nedenle de dostluklar, her an bozulabilir.

Eski düşman dost olmaz (olsa da dürüst olmaz) (it deri­sinden post olmaz).

Düşmanlıklar kolay kolay unutulmaz. Dostluğa çevril­mez Düşmanla dost olunsa bile gerçek anlamda dostluk ku­rulamaz, güven olmaz.

Eskiye itibar (rağbet) olsaydı, bit pazarına nur ya­ğardı.

Eskimiş, değeri kalmamış şeylerin yeniden değer ka­zanması mümkün değildir. İnsanlar, yeni şeyleri sever.

Esmere al bağla, karşısına geç ağla.

Esmer insanlara kırmızı renkli giysiler yakışmaz.

Esrik devrenin çulu eğri gerek.

Herkesin davranışı, durumuna uygun olmalıdır. Sözge­lişi, yoksul kişi pahalı elbise giymeye kalkışmamalı, bilgisiz kişi, bilgili kimselerin yanında susmasını bilmelidir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle