Felsefe

Fotoğraf

Helal-Her PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Helâle cömertlik olmaz.

Aile düzeni kutsaldır. Eşlerden birisinin başkasıyla dü­şüp kalkmasına göz yummamalıdır. Eşler, birbirlerine saygı ve güven duymalıdır.

Helâl kazanç ile yağlı pilav yenmez.

Aşırı zenginlik, alın teriyle kolay-kolay kazanılmaz. Kişiler, yasa ve ahlak dışı işler yaparlarsa birden, bol varlık içinde yüzerler.

Her ağacın meyvesi olmaz.

Dıştan venmli gibi görünen şeyler veya kişiler, gerçek­te verimli, yeterli olmayabilirler.

Her ağaç, kökünden kurur (çürür).

Bir toplumun, ailenin, kuruluşun dayandığı temel bo­zulursa, onları düzeltmenin, yaşatmanın olana ğı kalmaz.

Her ağaçtan kaşık olmaz.

Belirgin bir özelliği olan işler için gelişigüzel bir mal­zeme veya kişi kullanılmaz. Her şeyin niteliğine dikkat et­mek gerekir.

Her başın (herkesin) bir derdi var, değirmencinin ki su.

Her insanın kendi işi, yaşayışı ile ilgili bir derdi vardır. Birinin önemsiz bulduğu bir derdi, bir diğeri önemli bulur.

Her çiçek koklanmaz.

Her güzelle ilişki kurmak doğru değildir.

Her çok azdan olur.

Az şeyleri küçümsememek gerekir. Çok şeyler, azların birikmesiyle oluşur. Çoğu elde etmek için azları biriktirmek gerekir.

Her damardan kan alınmaz.

İyice tanımadan, niteliğini öğrenmeden her önüne ge­lenden yardım istenmez. Yardım beklerken kötülük de göre­biliriz.

Her deliğe (taşın altına) elini sokma, ya yılan çıkar, ya çıyan.

Sonunu düşünmeden, iyi bilmediğin işlere girişme, bil­mediğin şeylere karışma. Sonuç senin için tehlikeli ve zarar­lı olabilir.

Her düşüş, bir öğreniş.

Kişi, her yanlış davranışının acı sonucundan, uğradığı her yıkımdan yararlı bir yaşam dersi alır. Aynı hatalara bir daha düşmez.

Her horoz kendi çöplüğünde(küllüğünde) öter (eşinir).

Her kişinin sozu, etkinligi, en çok kendi malı oran yer­de ya da kendi çevresinde geçer.

Her inisin biryokuşu (her yokusun,bir. inişi) vardır.

Hayatta hiçbir durum surelnı değildir. iyı durum da,kötü durum da böyledir. Sözgelimi, işleri iyi giden birisinin durumu tersine dönebilir. Ya da kötü durumda olan birisi iyi duruma yükselebilir.

Her Firavun'un bir Musa'sı çıkar.

Her zaliminden gelecek bir kurtarıcı mutlaka bulunur.

Herkes aklını pazara çıkarmış (mezada vermiş), yine kendi aklını almış (beğenmiş), (Herkes kendi aklını be­ğenir).

Her insan, kendi aklını başkalarının aklından üstün gö­rür. En çok kendi düşüncelerini beğenir. Çünkü ölçüsü ken­di aklıdır.

Herkes bildiğini okur.

Çoğu kez insanlar, başkaları ne söylerse söylesinler, kendi düşüncelerine göre iş yaparlar. Sonunda yanılgı olsa bile.

Herkes davul çalar ama çomağı makama uyduramaz.

Herkes iş yapar ama, o işin gerektirdiği ustalığı göste­remez.

Herkes evinde ağadır.

Herkesin kendi evinde, kendi bölgesinde hatırı sayılır,sözü geçer.

Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz.

Çeşitli işler, çeşit çeşit yetenekli kişilerle başarılabilir. Herkes aynı şeyi bilse ve yapabilseydi, geri kalan işleri ya­pacak kimse bulunmazdı.

Herkesin arşınına göre bez vermezler (verilmez).

Her durum, herkesin isteğine ve ölçüsüne göre gerçek­leşmez. Kişi, her şeyden keyfîne göre yararlanmayı bekle­memelidir.

Herkesi nasıl bilirsin? Kendin gibi (kalbince).

Başkalarının bir durum karşısında nasıl davranacağını düşünürken hep kendimizi ölçü tutar, ona göre yargıya varırız. (Ama bu yargı her zaman doğru çıkmaz.)

Herkesin geçtiği köprüden sen de geç.

Bazı durumlar vardır ki, kişisel görüşlerimize uymasa bile toplumun görüşlerine uymak zorunda kalırız. Çoğunlu­ğun yaptığı işlere uymak gerekir.

Herkesin hamuru ekmeğine göredir.

Herkes, seçtiği amaca uygun olarak hazırlıklarını ya­par. Gerekenden fazlası doğru değildir.

Herkesin tenceresi kapalı kaynar.

Kimse kimsenin iç yüzünü bilmez. Sözgelimi, bir aile­nin nasıl geçindiği, ne yeyip ne içtiği bir başka aile için bir gizdir.

Herkesin yorulduğu yere han yapmazlar (yapılmaz).

Bir işi yapmakla yükümlü olan kimseye, bu işi dilediği zaman yapması, dilediği gibi yapması, istemediği zaman yapmaması hakkı tanınmaz.

Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez.

Bir işi yapmadan yapmaya fark vardır. Kusursuz ve en güzel biçimde yapmayı herkes beceremez.

Herkes (kimse) kendi ayıbını bilmez (görmez).

İnsan, kendi kusurunu göremez, bilemez. Bilse, zaten onu yapmaz.

Herkes kendi ölüsü için ağlar.

Hiç kimse başkasının acısını içinde duymaz. Onun yü­reğini sızlatan ancak kendi acısıdır.

Herkes ne ederse kendine eder.

Kişinin davranışları, niteliğine göre çevrede yankı bu­lur. Davranışları iyi ise, çevresinden iyilik gelir. Kötü ise, karşılığı da kötü olur.

Herkes sakız çiğner ama (çıtlatamaz) kurt (çingene) kızı tadını çıkarır.

Bir işi herkes yapar ama, meraklısı başka bir iştahla, tadını çıkararak ve herkesin dikkatini çekerek yapar.

Her koyun kendi bacağından asılır.

Herkes kendi suçundan sorumludur. Hiç kimse başka­sının suçunun hesabını vermez.

Her sakaldan bir tel çekseler, köse sakal olur.

Herkesin yapacağı küçük yardımlar bir araya gelince yoksul bir kimsenin derdine ilaç olur. Yapılan toplu çalış­malarla, küçük ödemeler büyük işler görür.

Her sakalın bir tarağı vardır.

Her işin yapılmasında kendisine özgü bir yolu yönte­mi, araç ve gereci vardır.

Her şeyin vakti var, horoz bile vaktinde öter.

Zamanında yapılan işler değerlidir. Zamanından önce ya da sonra yapılan işlerde çeşitli olumsuzluklar meydana gelir. Bir iş zamanından önce yapılacak olursa gereken ko­şullar tam olarak hazırlanamaz. Bu da sonucu olumsuz yön­den etkiler. îşin vakti geçirilerek yapılırsa artık o işe gerek kalmayabilir.

Her şeyin yenisi, dostun eskisi.

Eskimişlik, nesneler ve eşyalar için istenen bir durum değildir. Eskimiş, çürümüş şeyler beğenilmez. Yeni şeyler zevkle kullanılır. Ancak dostlukta durum farklıdır. Çünkü dostluğun değeri eskidikçe, yıllar geçtikçe artar. Uzun yıllar içinde birçok denemeden geçerek sağlamlığı kanıtlanmış olur. Zaman içindeki anılar, dostluğu iyice pekiştirir.

Her şeyin yokluğu yokluktur.

insan, pek çok şeye gerekseme duyar. Önemsiz gibi görünen bir şey, yeri gelince önemli olur. Her şeyi mükem­mel olan bir sofrada kaşığın olmaması büyük bir önem taşır.

Her taş, baş yarmaz.

Her korkulan şey tehlikeli değildir. Korku veren çoğu şeyler blöf olabilir.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.

Her kişinin kendine özgü bir çalışma yolu, bir iş yap­ma yöntemi vardır.

Her yiğidin gönlünde (her gönülde) bir aslan yatar.

Herkesin gönlünde elde etmek istediği bir şey vardır. Birçok kimse, erişilmesi güç şeylerin peşindedir. Onların hayaliyle yaşar.

Her zaman .eşek ölmez, on köfte on paraya olmaz.

Kişilerin eline her zaman uygun fırsat düşmez. Ele ge­çen fırsatları değerlendirmek gerekir.

Her zaman gemicinin islediği rüzgar esmez.

Her zaman olaylar kışının istediği gibi, keyfine göre olmaz. Yalnızca istemekle olaylan kendimize göre yönlen­direnleyiz.

Her ziyan, bir öğüttür.

Kışı, her uğradığı zarardan bir ders alır. Her zarar, her yanlış adım, kişilere tecrübe kazandırır, akıl parası olur.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle