Felsefe

Fotoğraf

Misk-Ot PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Misk yerini belli eder.

Değerli kişi nerede olsa varlığını gösterir.

Miyancının kesesi bol olur.

İki kişi arasında uzlaştıncılık yapan kişi anlaşmayı ko­layca sağlamak için iki taraf adına bol keseden vaadlerde bulunur.

Mum (çıra) dibine ışık vermez (çıra dibi karanlık olur).

Bir kimse, elindeki imkânlardan nasıl olsa elimin altın­da her an yardım ederim diyerek yakınlarını bırakıp çevresi­nin işini yapar.

Müflis (züğürtleyen) bezirgan (tüccar) eski defterle­rini karıştırır, (bezirgan (tüccar) zügürtleyince geçmiş defterleri yoklar).

-  Tüccar zügürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir.

- Vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerin­de eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.

Müft olsun da zift olsun.

Birçok kimse, bedava bulunca yenmeyecek şeyleri yer; işe yaramayan şeyleri alır.

Mühür kimde ise Süleyman odur

Bir işte kime yetki verilmişse baş odur. Söz ondan bi­ter. Onun buyruğu geçer.

Mürüvete  endaze olmaz.

Yardım ve iyilik için ölçü, sınır yoktur. Kişi yapabildi­ği kadar çok yardım ve iyilikte bulunmalıdır.

Namaza meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz.

Kişi yapmak istemediği işflfı ayrıntılarıyla ilgilenmez.

Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına

İnsan çalışması ölçüsünde karşılığını alır. Çok çalışan çok kazanır. Geleceği iyi olur.

Ne ekersen onu biçersin, (Herkes ektiğini biçer), (Eken biçer, konan göçeri

Bugün birisine iyilik yapan, yarın ondan iyilik; kötülük yapan da kötülük görür

Nefesine elverirse (güvenirsen) borazancı başı ol

Yeteneğinize güvenir, başarabileceğinize inanırsanız büyük işlere girişiniz.

Ne karanlıkta yat, ne kara düş gör.

Tehlikelere karşı önceden önlemlerini alan, atik davra­nan kişi, ileride üzülmekten

Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli

Kişi, bugün içinde bulunduğu parlak durumun sürüp gideceğini sanarak çevresine yukarıdan bakmamalıdır. Ya­rın kötü duruma düşebileceğini unutmamalı. İyi günler de felaketler de insanlar içindir.

Nerede birlik, orada dirlik.

Aralarında duygu ve düşünce birliği bulunan toplum­lar, aileler kalkınırlar, dirlik ve düzenlik içinde mutlu yaşar­lar.

N'erde hareket, orda bereket

Çalışılan, atılım yapılan yerde verim ve bolluk artar.

Nereye gitsen okka dört yüz dirhem, (Okka her yerde dört vüz dirhem), (Heı yerde okka dört yüz dirhem).

iyi ya da kötü mallar, her yerde aynı değerdedir. Çün­kü iyinin ve kötünün ölçüsü her yerde aynıdır, değişmez. Güzelin, kalitelinin değeri çok, kötünün değeri azdır.

Ne verirsen elinle, o gider seninle.

Yaptığın tüm iyiliklerin karşılığını gerek bu dünyada gerek öbür dünyada görürsün. Kişi, ölmeden önce yapabile­ceği iyilikleri, yardımları yapmalıdır.

Ne yavuz (aşkın, azgın) ol asıl, ne yayaş (şaşkın, miskin) ol.

Gereksiz yerde atak ve saldırgan Olmak, cesurluk gös­terisinde bulunmak kişinin başına iş açar. Gereğinden fazla suskun ve miskin olmak da öyle. O halde kişiler, zarara uğ­ramayacakları uygun ve ölçülü davranışlar içinde olmalıdır­lar.

Nikâhta keramet vardır

Toplumda evlenecek kişileri nikâhın sevgi bağıyla bir­birlerine bağladığına inanılır. Bazı işlerde de böyledir. Ve­rilmiş kesin kararlar, kişileri o işe ısındırır.

Nisan vağar sap olur, mayıs yağar çeç olur.

Nisan yağmuru ekinlerin sapını geliştirir. Mayıs yağ­muru başakların dolgunlaşmasını sağlar.

Nisan vağmuru: Altın araba, gümüş tekerlek.

Nisanda yağan yağmur, ürünlerin bereketli olmasını sağlar, çiftçiyi zengin eder.

Niyet havır akibet hayır.

İyi niyetle girişilen işin sonu da hayırlı olur.

Oduncunun gözü omçada, (dilencinin gözü çömçede).

Herkes işine yarayan şeye göz diker: onu elde etmenin yolunu arar.

Oğlan atadan (babadan) öğrenir sofra açmayı, kız ana dan öğrenir biçki biçmevi.

Kız anayı, oğlan babayı örnek alır. Ana baba çocukla­rına iyi örnek olursa onlar da becerikli iyi özelliklere sahip kişiler olurlar.

Oğlan dayıya, kız halaya çeker.

Oğlan çocuğun yüzü de, huyu da dayısına, kız çocuğunki ise halasına benzer

Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün

Toplumda doğacak çocuğun oğlan olması istenir. Kız olması istenmez. Onun için oğlan doğuran ana sevinir; kız doğuran ana üzülür.

Oğlanınki oğul balı, kızınkı bahçe gülü.

Torun, oğlandan olursa "oğul balı", kızdan olursa "bahçe gülü" diye sevilir.

Olacakla öleceğe çare bulunmaz.

Ölüm gibi Kaderde olan şeyler önlenemez.

Olan dört bağlar, olmavan dert bağlar.

Zengin, giyinir, kuşanır, istediği gibi yaşar. Fakir ise yoksulluğun acısını çeker.

Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz.

Hiç bir şey için "olmaz" deme. Dünyada olmayacak şey yoktur.

Olsa ile bulsayı ekmişler, yel ile yuf bitmiş (olsayi bulsaya vermişler, hiç doğmuş)

Şu iş şöyle olsa, bu iş böyle olsa diye dilemekle istedi­ğimiz sonuca varamayız. Elde etmek istediğimiz sonucu dilekle değil çalışmakla gerçekleştirmeliyiz.

Onbesindeki kız ya erde gerek ya yerde

Buluğ çağındaki kızların eğitim güçlüğü, problemleri düşünülerek erken evlendirilmesi gerektiğine inanılmıştır

Onmadık (tahilsiz) hacıyı deve üstünde (Arafat'ta) yılan sokar.

Ülküsünü gerçekleştirmesi mukadder olmayan kişinin karşısına, hatır ve hayale gelmeyen ve yenilemeyen engeller çıkar.

Onmadık yılın yağmuru harman vakti yağar.

Zamanında olsa büyük yarar sağlayacak olan durum, zamanı geçtikten sonra gerçekleşirse, işe yaramadığı gibi zarar bile verebilir.

Osmanlının ayağı üzengide gerek.

Osmanlı askeri sınırları genişletmek, isyanları önlemek için sürekli savaş yapmak zorunda kalmıştır.

Osmanlının ekmeği dizinin üstündedir.

Osmanlıların yönetim işlerinde bozukluk ve gerileme başladıktan sonra işler çok yavaş yürüyordu.

Otu çek, köküne bak.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle