Ana Menü

Felsefe

Otuz-Para PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

 

Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır.

Bir ağızdan çıkan söz, başkalarının ağzına geçer, her tarafa yayılır.

Oynamasını bilmeyen kız: "Yerim dar" demiş; yerini genişletmişler (bollatmışlar): Gerim (yerim) dar" demiş.

Kendisinden beklenen işi beceremeyen kişi, çeşitli en­gellerin işi güçleştirdiğini söyleyerek yeteneksizliğini belli etmemeye çalışır.

Oynaşına inanan avrat, ersiz kalır.

Vereceği önemli kararlarda arkadaşına inanan, başka­sının etkisinde kalan kişiler zarara uğrarlar. Kişi, önemli ka­rarlarını kendisi vermelidir.

Ödünç güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir

-  Ödünç para verildiği zaman iki tarafın yüzü güler. Ama sonra tarafların arası bozulmadan ödenmez.

-  Ödünç eşyayı tertemiz veren, yıpranmış olarak geri alır.

Öfke baldan tatlıdır

Sinirlendirici bir durum karşısında bağırıp çağırmak, içini boşaltmak, insana ferahlık; hatta zevk veren tatlı buir şeydir.

Öfkeyle kalkan zararla (ziyanla) oturur

Kişi, öfkeli zamanında duygularının etkisi altındadır. İyi düşünemez; yaptığı taşkınca işin nasıl bir sonuç doğura­cağını hesaplıyamaz. Sonunda bu ölçüsüz, yanlış davranış­larının zararını görür.

Öksüz hırsızlığa çıkarsa ay ilk akşamdan doğar, (öksüz oynaşa çıkmış; ay akşamdan doğmuş)

Talihsiz kimse bir şeyden yararlanmaya kalkışsa karşı­sına akla gelmedik engeller çıkar

Öksüz kuzu toklu  (öveç) olmaz.

Kimsesiz, yalnız koruyucusuz kişi ilerleyemez.

Öksüz neden güler? Yanılır da güler, (öksüz güler mi, meğer yanıla).

İşleri ters giden kimsesiz kişinin yüzü gülmez. Yüzünü güldürecek bir durum belirse, biraz sonra anlaşılır ki yanlış­lık olmuştur, böyle bir durum ortaya çıkmayacaktır.

Öksüz oğlan (çocuk) göbeğini kendi keser.

Arkalayanı, koruyanı, yardım edeni bulunmayan kişi, işini kendi başına görmek zorunda kalır.

Öksüzün karnına vurmuşlar (öksüzü dövmüşler) "vay arkam!" demiş.

Arkası olmayan, güçsüz kişilerin haksızlığa uğraması daha kolaydır.

Ölenle (birlikte) ölünmez.

İnsan, ölen yakını için kendini harap edercesine üzülmemelidir. Çünkü çok üzülmekle durum değişmeyecektir. Hiç kimse için ölümden kurtuluş yoktur.

Ölmüş koyun (eşek) kurttan korkmaz.

Her şeyini kaybetmiş olan kişinin saldırıcıya bir şey kaptırmaktan korkusu olmaz.

 Ölüm dirim (kalım) bizim için.

İyilik de,kötülük de insanlar içindir. İnsanlar kötü günleri hatta ölümleri düşünerek işlerini ve çalışmalarını ayarla­malıdırlar.

Ölüm hak, miras helâl.

Ölüm herkese gelecektir. Ölenin mirası da mirasçının hakkıdır.

Ölüm ile öç alınmaz.

Bir kişi, öç almak istediği kimsenin ya da onun bir ya­kınının ölmesine öç almış gibi sevinmemelidir. Bir gün kendisi de ölecektir.

Ölümü gören hastalığa razı olur.

Küçük bir zarara uğramayı kabul etmezse çok büyük bir zarara uğrayacağını anlayan kimse, bu küçük zararı ka­bul eder.

Ölüm yüz aklığı (-dır).

Yüz kızartıcı bir yaşantı içinde bulunanların durumunu ancak ölüm temizler.

Ölürse yer beğensin, kalırsa el beğensin.

Ana, baba çocuklarının eğitimine çok önem vermeli­dir. İlke şudur: Çocuk ölürse iyi anılmalı, yaşarsa beğenilir bir kişi olmalıdır. Ailenin görevi, beğenilen, topluma yararlı çocuklar yetiştirmektir.

Ölüyü örte korlar (örte komuşlar), deliğe dürte korlar dürte komuşlar).

Bir kimse ölünce, yüzü soğuk olur. Kimse görmek is­temez. Geciktirilmeden gömülür. Geride kalanlar, bir süre sonra unuturlar. Çünkü doğanın kanunu böyledir. Her canlı kendi hayatını yaşamak zorundadır.

Önce düşün, sonra söyle.

İyice düşünmeden söylediğimiz sözlerden dolayı son­radan pişmanlık duyduğumuz, "keşke söylemeseydim" de­diğimiz çok olur. Böyle bir duruma düşmemek için bir sözü söylemeden önce uzun uzun düşünmemiz gerekir.

Önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele.

Önce küçük incitici bir işlemin bize yapacağı etkiyi düşünmeli, ondan sonra bunun daha ağırını başkasına uygu­lamanın doğru olup olmadığına karar vermeliyiz.

Öpülecek el ısırılmaz.

Saygı gösterilmesi gereken kimse incitilmemelidir

 

Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar

Kendisinden çekinilen kimsenin yüzüne karşı kimse ağız açmaz da, en güçlü kimsenin bile arkasından herkes düşmanlık gösterilerinde bulunur.

Padişah yasağı üç gün sürer

Gereksiz yere ve sık sık uygulanan yasaklar padişah emri bile olsa tutulmaz etkisini kaybeder.

Palamut çok biterse kış erken olur

Yüzyıllarca süren gözlemlerden sonra bu yargıya varıl­mıştır.

Papaz her gün pilav yemez.

Birkaç kez yaptığını gördüğünüz işi bir kişiye her za­man yaptırmak isterseniz onu usandırır, "yeter artık!" diye­cek duruma getirirsiniz

Para dediğin el kiri.

Para elde kalmaz; harcanılır.

Para ile imanın kimde olduğu bilinmez.

Para, meydana konulup herkese gösterilen şeylerden değildir. İman da kişinin kalbindedir. Bundan dolayı kimin ne kadar parası bulunduğunu, kimin ne kadar Tanrı'ya yakın olduğunu kimse bilemez.

Para isteme benden buz gibi soğurum senden.

Kişi, kendisinden para isteyen kimseden artık uzak durmak ister.

Paranın gittiğine bakma, işin bittiğine bak, (Paran gitti mi diye sormazlar, işin bitti mi diye sorarlar)

Yapmak istediğin işi yapabildinse bu uğurda harcadı­ğın paralara acıma. Çünkü para, istediğin işi yapmak içindir.

Paranın yüzü sıcaktır.

Parayı gören kimse onun çekiciliğine kapılır ve kendi­sinden para karşılığında beklenen işi yapmakta kolaylık gösterir.

Para parayı çeker.

Elde para bulunursa onunla yeni işler yapılarak yeni paralar kazanılır.

Parası (akçesi) ucuz olanın kendisi kıymetli olur

Parasını esirgemeyen, cömert kimseyi herkes el üstünde tutar.

Parayı veren düdüğü çalar.

Parasını veren kimse, istediği şeyi elde eder. Karşılık­sız b:r şey beklenmemelidir.

Parayı zaptetmek deliyi zaptetmekten zor.

"Elindeki parayı çarçur etmeyip tutmasını bilmek, her­kesin yapamayacağı zor bir iştir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle