Felsefe

Fotoğraf

Parmak-Sağlık PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Parmak acımadan gül derilmez.

Her güzel şeyi elde etmenin sıkıntılı bir karşılığı var­dır. Bu sıkıntıya katlanmadan güzele ulaşılamaz.

Pazar, ilk pazardır

Satılacak mala ilkin kaç paraya istekli çıkmışsa en yüksek fiyat odur. Satıcı buna razı olmazsa daha sonra hiç bir istekli bu fiyatı vermez.

Pekmezi küpten, kadını kökten al.

Yiyeceğin şeyin temiz bir kapta bulunanını alman ge­rektiği gibi eşin olacak kadının da temiz ve soylu bir aileden olmasına dikkat etmelisin.

Pek yaş olma, sıkılırsın; pek de kuru olma kırılırsın.

Çok uysal olursan ezilirsin. Hep dik: başlı olursan yal nız kalır, herkesi karşında bulursun. Hüner, gerektiğinde uy­sal, gerektiğinde sert olmayı bilmektir.

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.

Bir işin sonunun nasıl olacağı şimdiki gidişinden belli olur.

Peynir ekmek, hazır yemek.

Yemek pişirmek sıkıntısına katlanmak istemeyenleriçin peynir ekmek, pişirilmiş kotarılmış yemektir.

Pilavdan dönen kaşığın sapı (dönenin kaşığı) kırılsın.

Kişiler, güzel ve yararlı şeyleri istemekten ve elde et­meye çalışmaktan kaçınmazlar. Ve bu uğurda daha inatla uğraş verirler.

Pilav yiyen kaşığını yanında (belinde) taşır.

Bir şey yapmak, bir şeyden yararlanmak isteyen kişi, hunim için gereken aracı el altında bulundurmalıdır

Rağbet güzel ile zenginedir.

Güzellerle zenginler her zaman itibarlıdırlar.

Rakip ölsün de ne yüzden ölürse ölsün.

İstenen şey, engelin ortadan kalkmasıdır. Nasıl, ne yol­da kalkarsa kalksın, bunun önemi yoktur.

Ramazan bereketli aydır, ama duvardan giden kılıca sor (demişler)

-  Bir işten iyi sonuç alınmıştır ama onu yapanların fedâkârlıklarını, çektiklerini ancak kendileri bilir.

- Değerli eşyanızı satıp para hazırlarsanız Ramazan elbette bereketli ay olur.

Ramazanda yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayramda yüzü kara olsun.

Bir sözün yalan olduğu, bir ödevin yapılmadığı, bir sü­re sonra gerçekleşen olaylarla anlaşılır. O zaman yalan söy­leyen, ya da ödevini yapmamış olan kişi, utancından hiç kimsenin yüzüne bakamaz olur.

Rençber kırk yılda, tüccar kırk günde.

Rençberin ancak kırk yılda kazanabileceği parayı, tüc­car kırk günde kazanır.

Rüşvet kapıdan girince insaf (iman) bacadan çıkar.

Rüşvet alan kamu görevlisi; hak, adalet, insaf duygula­rından sıyrılır. Yetkisini rüşvet verenden yana kötüye kulla­nır.

Rüşvet almak da vermek de insanlık dışıdır.

Gücünden büyük güce karşı koyan, kendini yıpratmak­tan başka bir sonuç alamaz.

Herkesin zarar görmesine yol açacak işler yapan kim­se, çok sert tepkilerle karşılaşır ve sonunda en büyük zarara kendisi uğrar.

Rüzgâr esmeyince yaprak oynamaz (dal kımıldamaz).

Her durumu meydana getiren bir eıken vardır.

Rüzgârın önüne düşmeyen yorulur.

Toplumun genel gidişine uyan kişi rahat eder. Akıntıya kürek çekmeye kalkan yorulur, başarısızlığa uğrar.

Rüzgârlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uvkusu.

Rüzgârlı havada kuytu yer seçilir. Yağmurlu havada iyi uyunur.

 

Sabahtan karın doyuran, küçükken evlenen aldanmaz

Her ışın belirli zamanı vardır. Bu zamanı geçirenler zaıara uğrarlar. Evlenmeyi de geciktirmemelidir ki çocuklar.

ana, baba ihtiyarlamadan yetişsinler. Kısacası kişi beslen­mesinin de evlenmesinin de zamanını bilmelidir.

Sabanının tutağına yapışan el aç kalmaz.

Çiftçilik yapan aç kalmaz.

Sabır acıdır, (acı ise de) meyvesi tatlıdır.

Sabır güçtür, ama güzel'sonuç verir.

Sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas.

Sabretmesini bilen kişi olmayacak gibi görünen işlerde bile başarı kazanır. Sabredilirse ekşi koruk, tatlı üzüm olur. Üzüm suyundan pekmez yapılır. Ondan da helva. Bunun gi­bi ipek böceği dut yaprağını yiye yiye büyür, sonra ipek sal­gılar. Bununla da atlas dokunur.

Sabreden derviş, muradına ermiş.

Birçok işin gerçekleşmesi için sabırlı olmak, uzun za­man beklemek gerekir. Sabırlı olan kişi hedefine ulaşır.

Sabreyle işine, hayır gelsin başına.

Bir işi yaparken acele etmez, sabrederseniz,hayırlı so­nuçlara varırsınız.

Sabrın sonu selamettir.

Karşılaştığı güçlükleri sabırla yenmeye çalışan kimse, sonunda başarıya ulaşır.

Saçın ak mı, kara mi? - önüne düşünce görürsün.

Sizinle ilgili bir durumun sonucunu şundan bundan sormanıza gerek yoktur. Çok geçmeden, görüp anlarsınız.

Saç safadan, tırnak cefadan uzar.

Halk arasında böyle bir kanı vardır; insan keyifli olur­sa saçı, dertli olursa tırnağı uzar.

Sade pirinç zerde olmaz, bal gerektir kazana; baba malı tez tükenir evlât gerek kazana.

Hakkıyla yararlanılacak bir şeyin meydana gelmesi için bir takım öğelerin birleşmesi gerekir. Kişi kendi eme­ğiyle kazanç saglamayıp baba malına güveniyorsa babasın­dan kalan mal tez tükenir.

Sadık dost akrabadan yeğdir.

Candan dost akrabadan daha hayırlı olur.

Safa ile yenen cefa ile kazanılır.

Keyifli keyifli harcadığımız para, çok sıkıntı çekilerek kazanılmıştır.

Sağılır ineğin buzağısı kesilmez.

Çıkar sağlamaya yardım eden kimseye ya da olaya za­rar gelmemesine dikkat edilmelidir.

Sağır için iki kere kamet olmaz.

Herkesin işitip öğrendiği şey, dikkatsiz kimse için bir daha söylenmez.

Sağır işitmez (duymaz) uydurur (yakıştırır)

Sağır yanında konuşulan şeyleri işitmez ama konuşan­ların durumuna bakarak ve anladığını sanarak birşeyler ya­kıştırıp söyler. Bu söz bir şeyi iyi dinlemeden, anlamadan yakıştırıp anlatanlar için de kullanılır.

Sağlık varlıktan yeğdir.

Sağlıktan büyük zenginlik olmaz. Sağlık olmazsa var­lık neye yarar? Sağlıklı olan para kazanır.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle