Felsefe

Fotoğraf

Sahip-Sinek PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Sahipsiz eve it buyruk

Kimsenin ilgilenmediği, benimsemediği, sahip çıkma­dığı işler üzerinde değersiz kişiler egemenlik kurarlar.

Sakal bıyığa denk olmayınca berber ne yapsın?

-  Kullanacağı şeyler kusurlu olursa en usta kimse bile onları uygun biçime sokamaz.

-  Gelir gidere denk değilse durumu düzene koymaya çalışan kimse ne yapabilir.

Sakınılan (esirgenen) göze çöp batar.

Esirgediğimiz, üzerine titrediğimiz şeye genellikle za­rar gelir.

 Sakla samanı, gelir zamanı.

En değersiz şeyleri bile atmayıp saklamalı. Günün bi­rinde işe yarar.

Sanat altın bileziktir.

Kişinin öğrendiği sanat, değeri hiç eksilmeyen bir ser­vettir.

Sana taşla vurana (dokunana) sen aşla (ekmekle, pa­mukla) var (dokun).

Sana kötülük edene sen iyilik et. Sert davranana yumu­şak davran. İyilikle kötüleri utandır

Sanatı ustadan görmeyen (öğrenmeyen) öğrenmez.

Her sanatın bir takım özelliklen vardır. Kişi ne kadar çalışırsa çalışsın, bunu kendi kendine bulamaz. Mutlaka püf noktasını bir ustadan görüp öğrenmelidir.

Sana vereyim bir öğüt: Kendi ununu kendin öğüt.

Kişi,"işini başkasına inanmamalı, kendisi yapmalıdır.

Sarhoştan deli bile korkar.

Sarhoş, deliden daha delice davranışlarda bulunur

Sarmısağı gelin etmişler, kırk gün kokusu çıkmamış.

Bir topluluğun arasına yeni girmiş olan kötü kimsenin foyası ilk günlerde meydana çıkmaz.

Sarmısak da acı amma evde lâzım bir dişi.

-  Sorumlulukları olmakla birlikte her eve bir kadın ge­rekir.

-  Bir evde ara sıra kullanılacak şeyden insanı rahatsız da etse bir parça bulunmalıdır.

Sarmısak içli dışlı, soğan yalnız başlı.

Anlaşan kimselerin aynı aileden imişler gibi birbirle­rinden saklısı gizlisi yoktur. Başkasıyla böyle bir yakınlık kuramamış olan kimse, tek başına kendi yaşantısı içindedir.

Satılık ziftin olsun, Selanik'ten kel gelir.

işi yaramaz sandığın bir malı satılığa çıkarırsan görür­sün ki hatıra gelmeyen yerlerden onu arayıp soranlar vardır.

Sayılı günler (gün) tez (çabuk) geçer.

Bir işin yapılması, ya da gerçekleşmesi için konulmuş olan belli süre çarçabuk geçer.

Sayılı koyunu kurt kapmaz (yemez).

Miktarı saptanarak bir kimseye teslim edilmiş olan eş­ya iyi korunur. Teslim edene sorumluluk gelmez.

Sebepsiz kuş bile uçmaz.

Kılavuz ve yardımcı olmadan hiç bir iş başarılamaz.

Selâm para, kelâm para.

İnsanın yaşamını sürdürebilmesi için gereksinim duy­duğu şeylerin büyük bir çoğunluğu para ile sağlanmaktadır. Bu nedenle insanın, insan gibi yaşaması için hayatının her anında paraya ihtiyacı vardır.

Sel gider kum kalır (kişi ettiğini bulur).

Herhangi bir durumda önemli olan, kalıcı öğelerdir. Gelip geçici olanlar değil.

Sel ile gelen yel ile gider, (Yel gibi gelen sel gibi gider).

Emek çekilmeden ele geçen para; gereksiz yerlere har­canır, çarçur olur gider.

Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa, (Sen dede ben dede. bu atı kim tımar ede).

Herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmak­la yükümlü saymazsa ortadaki iş yapılamaz.

Sen bilirsin deyince (değirmende) kavga olmaz.

Bir konu üzerindeki görüşme sırasında uysallık göste­rir, karşınızdakinin dediğini kabul ederseniz, anlaşmazlık çıkmaz

Senden devletli ile ortak olma.

Çünkü o çok para koyup geniş iş yapmak ister; buna senin gücün yetmez. Zarar ederseniz o dayanabilir, sen da­yanamazsın, iş üzerinde de hep onun sözü geçerli olur.

Sen işlersen mal işler, insan öyle genişler.

Çalışırsan malın verimli, kazancın bol olur. Böyle zen­gin olursun.

Sen işten korkma iş senden korksun.

insan yapacağı işi gözünde büyütmemeli, yenmeye az­mederek çalışmaya koyulmalıdır.

Sen kazan da düşmana kalsın.

Kazanacağın malı benden sonra kime bırakacağım di­ye çalışmaktan vazgeçme. Düşmana kalacağını da bilsen kazanç yolunu bırakma.

Sen olursan bensiz, ben de olurum sensiz

Bir kimse, başka bir kimse, ile olan ilişkisini keserse, o da bu kişi ile ilişkisini sürdürmek istemez.

Sen sen, ben ben.

Hiç kimse kendisini başkasının buyruğu altında gör­mek istemez. Kendisine hükmetmek isteyen kimseye karşı duygusu şudur: Sen kendini nasıl yüksek ve bağımsız görü­yorsan ben de kendimi öylece yüksek ve bağımsız görüyo­rum. Bana karışamazsın.

Serçeden korkan darı ekemez.

Yapmayı düşündüğü işin tehlikelerini göze alamayan kimse o işe girişmemelidir.

Serkeş öküz (son) soluğu kasap dükkânında alır.

Dik başlı olanlar, davranışlarının cezasını görürler. Bu davranışları hayatlarına bile mal olabilir.

Sermayen bir yumurta ise taşa çal.

Küçük sermaye iie büyük işler yapmayı düşünüyorsan boşuna gayret sarfetme vazgeç, küçük şeylere güvenip bü: yük şeyler umut etmemeli.

Sevda (sevgi) geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur.

Sevda ateşi sevgilileri önce kaynaştırır; bir süre sonra söner. Öyle ki başta en büyük mutluluk kaynağı sayılırken, sonra en büyük rahatsızlık etkeni olur.

Sevenin kuluyum (kulu ol), sevmeyenin sultanı.

Sizi sevenlere kul gibi hizmet ediniz. Sevmeyenlere yüz vermeyiniz, yüksekten bakınız.

Sevip (sevişip) dostuna, boşanıp kocana varma.

Evlilikte de, flörtte de ayrılmak için iyi düşünüp karar vermelidir. Ayrılıp ayrılıp barışmak beraberliğin tatsızlığını arttırır. Anlaşılamayan noktaların giderildiğine inandıktan sonra barışmalıdır. Yoksa anlaşmazlık eskisinden de beter olur.

Sev seni seveni hâk ile yeksan ise, sevme seni sevmeyeni Mısır'a sultan ise.

Toplumdaki yeri ne kadar değersiz olursa olsun, seni seveni sev. Toplumdaki yeri ne kadar yüksek olursa olsun, seni sevmeyeni sevme.

Seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstü­ne.

Kişi dostuna sık sık giderse o kadar konukseverlik görmez. Seyrek giderse büyük sevgi ile karşılanır.

Sıcağa kar mı dayanır?

Sürekli tüketim, en büyük birikimleri bile eritir.

Sıçan (fare) çıktığı deliği bilir.

Gizli bir iş yapmak üzere girişime geçmiş olan kişi, yakayı ele verme durumunda kalınca nereye kaçacağını bi­lir.

Sıçan geçer yol olur.

Bir iş için kötü bir yol açılırsa gelenek olur; artık her­kes o yolu tutar.

Sık gidersen dostuna, yatar arka üstüne.

Ne kadar candan'olursa olsun dostuna çok sık gitme sonra usanır, sana yüz vermez.

Sırça köşkte (evde) oturan, komşusuna taş almamalı.

Küçük bir dokunuşla büyük zarara uğrayacak olan kişi, üzerine düşmanlık çekecek davranışlardan sakınmalıdır.

Sinek küçüktür ama mide bulandırır

Kirli şeylerle bir arada bulunan nesneyi ne kadar ufak olursa olsun ve ne kadar zararsız görünürse görünsün içimiz almaz.

Sinek pekmezciyi tanır.

İşini bilen kişi, yararlanacağı kimseyi bilir.

 

 
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle