|
|
|
Atasözleri -
Alfabetik Sırayla Atasözleri
|
Sirkesini, sarımsağını sayan paçayı yiyemez, (sarımsağını hesap eden paçayı yiyemez).Küçük sakıncalarını düşünerek bir işe girişmeyen kişi, o işin kazançlarından yoksun kalır. Bazı işlerde fazla ince eleyip sık dokumak çıkarımızı engeller.Sitte-i sevir, her saati bir devir.22-26 Nisan tarihlerinde hava her saat değişiklik gösterir Bu söz her an fikir ve davranış değiştiren insanlar için de kullanılır.Sitte-i sevir, kapıyı çevir.Sitte-i sevirde hava çok bozuk ve fırtınalı olur.Dışarı çıkmamalıdır.Sofu soğan yemez, bulunca sapım komaz.Hoşa gitmeyen işlere yönelmez gibi görünen öyle kişiler vardır ki, bu işlere girişince en aşırı yolu tutarlar.(Soğan acısını) yiyen bilmez, doğrayan bilir.Bir iş yapılırken ne kadar güçlük çekildiğini, o işi başarmış olan bilir; başarılmış olan bu işten yararlanan bilmez.Soğuk; "kırk kat keçe, ben ondan geçe; bir kat deri, ben ondan geri" demiş.Bir kat deri giysi, kaı kat yün giysiden daha çok sıcak tutar.■Sona kalan dona kalır.Yapılacak bir işi hemen yapmayıp, geciktiren kişi zarar eder. Örneğin bir şeyden çok kimse yararlanacaksa daha önce davrananlar seçer alırlar; geriye döküntüleri kalır. Belki de hiç kalmaz.Son pişmanlık fayda vermez (etmez).İyice düşünülmeden yapılan iş, çok kez insanı zarara ya da geri dönemeyeceği bir çıkmaza sokar. O zaman pişman olmak da işe yaramaz.Sonradan gelen devlet devlet değildirKişi gençliğinde zengin olmalıdır ki bunu gereği gibi kullansın. Faydalanamayacağı koşullarda eline geçen olanakların bir önemi yoktur.Sora sora Bağdat (Kabe) bulunurinsan sora sora, çok uzak ve bulunması çok güç yerleri bile bulur.Soran yanılmamış (yorulmamış)İnsan bir iş yaparken karşısına bilmediği birçok şey çıkar. Bunları doğru, yanlış demeden yapmamalı, bilenlere sorup öğrenmelidir. Biliyorum sandığı işlerde de yanılabilir. Onlar için de bilenlerin düşüncesini alırsa yanılmayı önlemiş ve boş yere yorulmamış olur.Sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidirBir kimsenin karakterini öğrenmek için soyunu sopunu sormanın gereği yoktur. Konuşup görüşmesinden nasıl bir insan olduğu anlaşılır.Soy asma, soyuna çeker.Temiz soydan gelen kişi, her durumuyla soyluluğunu gösterir.Soydur çeker, (cins cinse çeken.)Her canlı az çok soyuna çeker. Kötü soydan gelmişse kendisinde de bu kötülükten bir iz bulunur. Söyleyenden dinleyen arif gerek.Bir konuda tamamen bilgisiz olan kişiler, o konudaki konuşmalardan bir şey anlayamazlar. Konuşmacının usta olması yeterli değildir. Dinleyenin anlayışının iyi olması, dinlemesini bilmesi gerekir.Söyleyene bakma, söyletene bak.içinden geleni söyleyen bir kişinin sözleri, doğru çıkmasını istediğimiz şeylerse, bunları ona Tanrı söyletiyor der, söylediklerine inanmak isteriz.Söz ağızdan çıkar.Mert olan kişi, sözünde durur; verdiği sözü yerine getirir.Söz dediğin yaş deridir, nereye çekersen oraya gider.Birçok sözler, çeşitli anlamlara gelebilir. Kimi zaman dinleyenler, bir sözü, söyleyenin aklından geçmemiş olan bir anlama çekerler.Söz gümüşse sükût altındırYerinde ve güzel konuşmak faydalıdır. Ama susmak ondan iyidir. Çünkü gereksiz konuşmak insanın başına birtakım işler açabilir. Susan için böyle bir şey söz konusu değildir.Sözünü bil, pişir; ağzını der, devşir.Ağzına gelen her sözü, söyleme: Bir sözün nereye varacağını iyi düşün, ondan sonra söyle.Sözü söyle alana, kulağında kalana.Sözünü tutana öğüt ver. Söylediklerinin bir kulağından girip öbür kulağından çıktığı kimselere nefes tüketme.Söz var, dağa çıkarır; söz var dağdan indirir.İlişkilerimizde dikkatli ve ölçülü konuşmalıyız. Karşımızdakini sinirlendirip baş kaldırtan da, yatıştırıp yola getiren de çılgınca ya da akıllıca söylenen sözdür.Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir.Sözün insanlar üzerindeki etkisi çok büyüktür. Akıllıca söylenmiş sözler, karşıdakini inandırır, yumuşatır; işlerin olumlu yola girmesini sağlar. Ölçüsüz, sert sözler ise karşıdakini sinirlendirir. Söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir.Su akarken testiyi doldurmalı (doldur)Kişi fırsattan yararlanmalı; geliri bol olduğu zaman ilerisi için para birktirmeye, mal mülk edinmeye bakmalıdır.Su aktığı yere (yine) akar.Daha önce bize yararı dokunmuş olan güzel bir durum, bugün bulunmasa bile yarın yine ortaya çıkar.Su başından (bendinden) kesilir (bağlanır)Bir işi, kimsenin karışamayacağı ve bozamayacağı biçimde bitirmek için yetkili kişilerin en büyüğü ile görüşüp anlaşmak gerektir.Su bulanmayınca durulmaz.Bir konu, türlü çekişmelerden sonra aydınlığa kavuşur, yoluna girer.Su bulununca (görülünce) teyemmüm bozulurEle geçmeyen güzel bir şeyin yeıme, ister istemez ona benzeyen başka bir şey kullanılır. Ama aranan şey ele geçince benzerinin değeri kalmaz.Suçu gelin etmiş, kimse güvey girmemiş.Ne kadar çekici olursa olsun, suçu kimse kabul etmez. Su içene yılan bile dokunmaz.Su içen kimseye dokunulmamalıdır; düşman bile olsa.Su küçüğün, sofra (söz) büyüğün.Su, büyüklerden önce küçüklere verilmelidir. Çocuklar istedikleri kadar su içebilir. Ancak çocukların sofradaki her şeyi yemelerine ve diledikleri tarafından, istedikleri kadar almalarına izin verilmez. Sofrada yemeğe başlamak, büyüklere tanınmış bir haktır. (Konuşmaya da ilkin büyükler başlamalıdır).Su testisi su yolunda kırılır."Bir kişi, ya da şey, hangi amaca hizmet ediyorsa o uğurda bir kazaya uğrar: Yok olur.Su uyur, düşman uyumaz.Durmadan akan suya uyuyor denilebilir de sesi çıkmayan, kıpırdamayan düşmana uyuyor denilemez. O fırsat beklemektedir.Suyu getiren de bir, testiyi kıran da, (Testiyi kıran da bir, suyu getiren de).Zamanımızda, görevini iyi yapanla kötüye kullanan arasında bir faik gözetilmediği inancı vardır.Sükût ikrardan gelir (sayılır).Bir kişiye: "Sen şöyle bir iş yaptın mı? (yapmışsın)" diye sorulduğunda karşılık vermiyorsa "evet" diyor, sayılır.Sürüden ayrılanı (ayrılan koyunu, kuzuyu) kurt kapar.Arkadaşlarından ayrılıp tek başına iş yapma volunu tutan kişi, koruyucusuz, desteksiz kalır; büyük zararlara uğrar.Sütle giren huy, canla çıkarKişinin küçükken edindiği huy, ölünceye değin sürer. Sütlüyü sürüden çıkarmazlar.Yararlı, verimli şey, elden çıkarılmaz.Sütsüz koyun meleğen olur.Çevresine yararlı olmayan, elinde avucunda bir şey bulunmayan kişi, hep acıklı ve üzüntülü konuşur.Sütten ağzı yanan, ayranı üfleyerek içer, (yoğurdu üfleyerek yer).İhtiyatsız davranışı kendisine pahalıya mal olan kişi, benzeri durumlar karşısında çok ihtiyatlı davranır.
|
|
|