Felsefe

Fotoğraf

Şahin-Taze PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Şahin ile deve avlanmaz.

Küçük şeyleri elde etmek için kullanılan araçla, büyük şeyler elde edilmez.

Şahin küçüktür ama koca turnayı havadan indirir.

Küçük olmak demek, güçsüz olmak demek değildir. Öyle küçükler vardır ki akıllarıyla güçlü olanları alt ederler.

Şakanın sonu kakadır.

Şaka sürüp gittikçe tatsızlaşır, kırıcı olur, dostluğu bo­zar. Şakayı kararında bırakmalıdır.

Şap ile şeker bir değil.

Görünüşte birbirine benzeyen öyle şeyler vardır ki ni­telikte birbirinden çok ayrıdırlar.

Şaraptan bozma sirke keskin olur

Sonradan azan kişi, eskiden beri yolunu şaşırmış kim­seden daha azgın olur.

Şaşkın ördek başını bırakır kıçından dalar.

Ne yaptığını bilmeyen kişi, işi tersinden yürütmeye kalkar.

Şeriatın kestiği parmak acımaz

Yasa ne buyuruyorsa ona boyun eğilir.

Şeyh uçmaz, müridi uçurur.

Bir kişiye inananlar, onu olduğundan çok üstün görür­ler. Onda olağanüstü değerler bulunduğuna herkesi inandır­mak isterler.

Şeytan adamı kandırır, ama suyunu ısıtıvermez.

Uykuda kendisini şeytan azdıran kişinin gusül yapması gerekir. Ama şeytan, işini bitirip kaybolduğundan gusül su­yunu ısıtmak zahmeti o kişiye düşer. Bunun gibi, bizi alda­tıp güç duruma düşüren kimseler artık yanımıza uğramazlar. Başımızın çaresine kendimiz bakarız.

Şeytanın dostluğu darağacına kadardır

Kötü arkadaş, kişiyi yoldan çıkarıp ölüme kadar sürük­leyebilir. Ama ölümün eşiğinde onu kaderiyle baş başa bıra­kır.

Şeytanla kabak ekenin kabak başına patlar

Şeytanla ortak buğday eken saman alır.

 

Kurnaz ve hileci kimse ile ortaklık eden kişi, basına gelecek belalara razı olmalıdır.

Kurnaz, düzenbaz kimse ile ortak olanın eline kârdan bir şey geçmez

Şık şık (çık çık) eden nalçadır iş bitiren akçedir

Değerli nesneye bir yönüyle benzeyen şey, onun yerini tutmaz. Örneğin nalça da maden para gibi "şık şık" diye ses çıkarır, ama onun gibi iş bitirmez.

Şimşek çakmadan gök gürlemez.

Meydana gelmemiş bir olayın yankısı olmaz. Bir tepki, ya da etrafa yayılmış bir haber varsa, bunun bir olaya dayandığını kabul etmek gerekir.

- Bir olay olmadan önce belirtileri görülür.

Şöhret afettir.

Kişinin kazandığı ün, her zaman hoşa giden bir durum sağlamaz..Kendisini sıkan, üzen, rahatsız.eden durumlara yol açar: Ünlü bir şarkıcı, ünlü bir usta... Özgürlüğünün ta­dını gereği gibi çıkaramaz. Gücünü aşan istekler, zorlamalar karşısında bunalır   

 

Tabağa sorarsan dünyada fena koku olmaz.

Deri işlenirken çok fena koku çıkarır. Deri işleyen ta­baklar da işleri gereği bu kokuya alıştıkları için diğer fena kokular onları rahatsız etmez. Kişiye geçimini sağladığı, alıştığı işlerin kötü yönü etkili olmaz.

Tabak, sevdiği deriyi yerden yere çarpar.

Kişi, sevdiği, gelişimine önem verdiği kimselerin hatalarını, kusurlarını bağışlamaz. Daha iyiye yöneltmek için onları, diğerlerine göre daha fazla eleştirir, hırpalar.

Tabancanın dolusu bir kişiyi korkutur, boşu kırk kişiyi.

Dolu tabanca bir kez ateşlenince vurulan vurulur, di­ğerleri kaçar. Boş tabancadan korkan çok olur.

Çünkü kime karşı kullanılacağı bilinmez, insanlar da böyle­dir. Sinsi, açık olmayan insandan herkes korkar, kime zarar vereceği bilinmez.

Tamah varken müflis acından ölmez.

Açgözlülük eden kişilerin sonunda zarara uğrayacağı kesindir. Bunların zararları güç durumda olan, iflas etmiş kişilerin işine yarar, onları kalkındırır.

Tarla çayırda, bağ bayırda.

Tarla, düz ve nemli yerde, bağ ise bayırda olursa daha verimli olur. Her iş, kendisine en uygun ortamda yapılmalı­dır.

Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz.

Tarlasıyla uğraşmayan çiftçinin ürün alamaması gibi çalışıp kazanç sağlamayan insanlar da yokluk çelerler.

Tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın.

Çalışılan yerin ulaşım bakımından, çalışılan ortam ba­kımından çalışanların şartlarına uygun olması verimi ve ba­şarıyı artırır.

Tarlanın taşlısı, kızın saçlısı, öküzün (ineğin) başlısı.

Her şeyin kendine özgü belirgin özelliğini taşıyanı da­ha değerlidir. Örnek: Saç kadının özelliklerinden birisidir. Uzun ve gür saç, kadını daha da güzelliştirir. Taşlı tarlanın da ürünü daha boldur.

Tarlayı koçan zaptetmez, saban zapteder.

Elinizde bir malın tapusunu bulundurmakla o mala gerçek anlamda sahip sayılmazsınız. Onu ekip biçip, çalıştı­rıp kâr ediyorsanız malınız var demektir.

Tarlayı taşlı yerden, kızı kardaşlı yerden.

Taşlı tarla verimlidir. Erkek kardeşi bulunan kız da, er­kek kardeşine hizmet etmeye alışkın olduğundan daha çalış­kandır. Ayrıca erkek kardeşi olan kızlar daha mazbut yetiş­tirilmişlerdir.

Taş altında olmasın da dağ ardında olsun, (sağ olsun da dağ ardında olsun).

Ayrılık, gurbet, kişilere çok zor gelir. Ama ayrılığın bir gün kavuşma tesellisi vardır. Aynlanlaı-günün birinde kavuşurlar. En zor ayrılık, ölüm ayrılığıdır. Ölümün çaresi yoktur.

Taş düştüğü yerde ağırdır (kalır), (Taş yerinde ağırdır).

Kişinin gerçek değerini en iyi bilenler kendi çevresin­de bulunanlardır. Bu nedenle de kişiler kendi çevrelerinde daha çok sayılır ve saygı görürler.

Taşıma (dökme) su ile değirmen dönmez.

Elimizde yeterli güç yoksa, şunun bunun küçük yar­dımlarıyla sürekli ve büyük işler yapılamaz.

Tatarın kılavuza ihtiyacı yok (-tur).

Yolunu bilen, ne yapacağının bilincinde olan kişinin, başkasının yardımına gereksinimi yoktur.

Tatlı tatlı yemenin, acı acı geğirmesi olur.

Sonunu düşünmeden eğlenceye dalan, hoşlandığı şey­leri har vurup harman savuran kişi, sonunda bu davranışları­nın cezasını acı biçimde öder.

Tatlı ye, tatlı söyle

İnsan için iyi konuşmayı bilmenin ya da bilmemenin önemi büyüktür. Gönül alıcı sözler söyleyen, güzel konu­şan, kırıcı konuşmayan kişiler, çevrelerinde aranan ve sevi­len kişilerdir.

Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin.

Temeli bozuk olan bir şeyi. küçük çabalarla, düzeltme­lerle işe yaratmaya çalışmak boşuna gayrettir. Aptal kişiyi de sözle akıllandırmaya çalışmak imkânsızdır.

Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.

Önemsiz kişi, önemli kişiye küsse, önemli kişinin umurunda bile olmaz.

Tavşan dağda, suyu ateşte

Durumları hiç değişmeyecekmiş gibi çalışanlar, güçle­rine, durumlarına güvenenler, canlarını, güçlerini her an yi­tirebilirler.

Tavuk, kaza bakmış da kıçını, yırtmış.

Yoksul, zenginin; güçsüz güçlünün; yeteneksiz, yete­neklinin yaptığını yapmaya kalkışırsa eskisinden daha kötü ve acıklı bir duruma düşer. Kendimizi iyi tanıyıp başkalarını taklitten kaçınalım.

Akıllı işçi, beceremeyeceği yönetim işine el atmaz. Bunun, kendisine de, çevresine de zarar getireceğini bilir. Her konuda akıllı bir kişi, başaramayacağı işi üstlenmez.

 Taze bardağın suyu soğuk olur

Yaşantımıza katılan yeni dostlar, yeni eşyalar bize hoş görünür, mutluluk verir.

Tekdüzelik, insana sıkıntı verir. Zaman zaman yer de­ğiştirmek, değişik şeyler yapmak insanı ferahlatır, rahatlatır.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle