|
Yazılışları ve okunuşları farklı, anlamları aynı olan sözcüklere, eşanlamlı (anlamdaş) sözcükler denir. Bir dilin içindeki eşanlamlı sözcüklerin bolluğu, o dilin anlatım gücünü artırır. ÖRNEK Bezmek/ bıkmak/ usanmak Yollamak/ göndermek Dilemek/ istemek Çevirmek/ döndürmek Darılmak/gücenmek UYARI 1: Boyun bağı / kravat yersarsıntısı/zelzele; değer/kıymet; baş/kafa; kara/siyah;" örneklerindeki sözcükler eşanlamlıdır.Bu örneklerdeki ikinci sözcükler (zelzele, kıymet, kafa, siyah) Türkçe değildir .UYARI 2: Sözcüklerin eşanlamlı olup olmadıkları, cümle içindeki kullanımlarından belli olur. ÖRNEK"Baş ve kafa" sözcükleri tek başlarına eşanlamlı olmalarına karşın, "Çok kafalı bir öğrenciydi." cümlesindeki "kafa" sözcüğü, "baş" sözcüğünün değil, "zeki" sözcüğünün eşanlamlısıdır."Kara ve siyah" sözcükleri, tek başlarına eşanlamlı olmalarına karşın, "Dost kara günde belli olur." atasözümüzdeki "kara" sözcüğünün eşanlamlısı, "siyah" değil, "kötü" sözcüğüdür. UYARI 3: Eşanlamlı ya da çok yakın anlamlı sözcüklerin aynı cümlede kullanılması, anlatım bozukluğuna neden olur. ÖRNEK "Dükkanları kirli olan 18 işyeri kapatıldı."Bu cümledeki "dükkanları" sözü, gereksiz kullanılmıştır."İşyeri" sözcüğü, "dükkan" sözcüğüyle anlamca çok yakındır."Ayşe Teyze, becerikli ve maharetli bir kadındır."Bu cümledeki "becerikli ve maharetli" sözcükleri eşanlamlıdır. Bu sözcüklerden biri atılarak, cümledeki anlatım bozukluğu giderilebilir.
|