|
Geçmişteki uzun deneyimler ve gözlemler sonucu oluşmuş, genel kural niteliği olan ve yerine göre öğüt veren, söyleyeni belli olmayan, geniş bir düşünceyi ifade eden özlü sözlere ATASÖZÜ denir. Atasözleri, çoğunlukla bir cümle şeklinde oluşarak bir yargıyı, kuralı anlatan, kimi zaman ölçü ve uyakla, söyleyiş açısından daha etkili olan sözlerdir. ATASÖZLERİNİN ÖZELLİKLERİ 1Bazı atasözleri gerçek, bazıları ise mecaz anlamda, kimileri ise hem gerçek, hem mecaz (kinaye) anlamdadır. ÖRNEK Çalma elin kapısını, çalarlar kapını. (Gerçek anlam) Öfkeyle kalkan zararla oturur. (Gerçek anlam) Üzüm üzüme baka baka kararır. (Mecaz anlam) Yılanın başı küçükken ezilir. (Mecaz anlam)Dilin kemiği yoktur. (Hem gerçek hem mecaz anlam)Ağaç yaşken eğilir. (Hem gerçek hem mecaz anlam) 2. Atasözleri kalıplaşmış sözlerdir. Bu nedenle sözcüklerin yerleri değiştirilemez, bu sözcüklerin yerlerine, eşanlamlıları getirilemez. ÖRNEK "Ev alma, komşu al." atasözümüz "Komşu al, ev alma." şeklinde söylenemez."Toprağı işleyen, ekmeği dişler." atasözü "Tarlayı işleyen, ekmeği dişler." şeklinde söylenemez. 3. Atasözleri çıktıkları toplumların yaşayışını, gelenek göreneklerini, inanışlarını da ortaya koyar. ÖRNEK At sahibine göre kişner.Komşu hakkı, Tanrı hakkıdır.Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. 4. Atasözleri genellikle cümle niteliğindedir. ÖRNEK işleyen demir ışıldar Kaçan balık büyük olur 5. Atasözleri genellikle eylemlerin geniş zamana göre çekime girmiş biçimleriyle ya da emir kipinin ikinci tekil kişisiyle kurulurlar. ÖRNEK Sağ elinin verdiğini sol elin görmesin Kedi, yavrusunu yerken sıçana benzetir.
|