|
"-e, -de, -den" da durum eki almış ad ya da ad soylu sözcükler cümlede genellikle dolaylı tümleç görevi üstlenirler. Yukarıdaki ad durum eklerini almış sözcüklerin yüklemi hangi yönlerden tümlediğini görelim. 1- -e(-a) ad durum ekiyle çekimlenen tümleçler yüklemdeki eylemin nereye, kime, neye yöneldiğini gösterir. ÖRNEK Okuldan çıkınca eve gittim, (nereye?) Varımı yoğumu biricik oğlum Ahmet'e bırakıyorum.(kime?) Müdürlük yarışı kızışmaya yol açabilir, (neye?) UYARI: e-(-a) ad durum eki almış sözcükler cümlede bazen dolaylı tümleç değil, zarf tümleci görevi üstlenebilir Seneye görüşürüz (ne zaman?). 2- -de (-da, -ta, -te) ad durum ekiyle çekimlenen tümleçler eylemin nerede, kimde, neyde? gerçekleştiğini gösterir. ÖRNEK Yarın Kızılay'da buluşacağız (nerede?). Derste tuttuğum notlar Ahmet'te kaldı (kimde?). Kuş beslemenin tansiyonu düşürdüğünü gazetede okudum (neyde?). UYARI: -de (-da, ta, -te) da durum ekini almış sözcükler bazen dolaylı tümleç değil, zarf tümleci görevi üstlenebilir. ÖRNEK İlkbaharda çiçekler açar (ne zaman?). 3- -den (-dan, -tan, -ten) ad durum ekiyle çekimlenen sözcükler eylemin neyden, kimden, nereden?çıktığını gösterir. ÖRNEK Kirazdan kurt çıktı (neyden?). Kardeşim yarın Adana'dan gelecek (nereden?). Bu kitabı Zehra'dan aldım (kimden?). UYARI 1: -den (-dan, -tan, -ten) ad durum almış sözcükler cümlede bazen dolaylı tümleç değil, zarf tümleci görevi üstlenebilir. ÖRNEK Sinirden ağlıyordu (neden?). UYARI 2: "-den.... a" ad durum ekini almış ikilemeler cümlede zarf tümleci görevi üstlenir. ÖRNEK Uzaktan uzağa selamlaştık (nasıl?). UYARI 3: Dolaylı tümleçler de açıklayıcısıyla birlikte verilebilir. Teyzeme, o güzel insana, çok şey borçluyum (kim?). Adana'da. sıcak ve büyülü şehirde, yaşıyordu (nerede?). Bütün bunları bitpazarından, o döküntü yerden,
|