|
Göktürkler'in yıkılmasıyla siyasî alana çıkan ve göçebe medeniyetten yerleşik şehir hayatına geçen Uygurlar, şehirli Türk medeniyetinin ilk temsilcileri kabul edilmektedir. Uygur Türkleri, Uygur yazısı denilen yazıyla daha geniş bir yazı dili meydana getirmişlerdir. Uygur Türkleri Göktürkler'e oranla çok daha değişik kavim ve dinle temasa gelmişler, onlarla kurdukları ticaret ve kültür ilişkileri dolayısıyla dillerini de bu kavimlerden gelen kültür etkilerine açık tutmuşlardır. Bu sebeple Uygur Türkleri, başta Budizm olmak üzere Mani, Brahmi, Nestûrî gibi bir çok dini benimsemişler; bu dinlere ait yazı ve terminolojiyi de alıp kullanmışlardır. Bu yüzden Uygurlar'dan kalma metinlerin büyük kısmı, çoğunluğu Budizm'e ait olmak üzere, dinî metinlerdir. Bunun yanında ebedî, tıbbî eserler ve çeşitli yazılı belgeler de bulunmuştur. Uygur yazı diline Sanskritçe'den, Çince'den, Tibet, Soğd ve Tohar dillerinden pek çok kelime girmiştir. Uygurlar, etkisinde kaldıkları kültürlerden aldıkları bu yabancı kelimelere ya doğrudan doğruya Türkçe karşılıklar bularak veya denk türetmeler yaparak onları dile kazandırma yolunu tercih etmişlerdir. Böylece dile soktuklan yeni kavramlarla dilin kelime hazinesini zenginleştirmişlerdir. Ancak Türkçe'de karşılık bulamadıkları zaman yabancı kelimeleri almışlar fakat onu dilin ses yapısına uydurarak dile sindirmeye çalışmışlardır. Uygur yazı dili XIV. yüzyıla kadar devam etmiştir. Uygur Alfabesi Türklerin Göktürk alfabesinden sonra ve Arap alfabesinden önce kullandıkları yazılar içinde en önemlisi Uygur yazısıdır. Uygurlar Brahmi, Soğd, Manihey gibi bir çok yazı kullanmışlardır. Ancak kullandıkları pek çok alfabe sistemi içerisinde en önemlisi, Soğd alfabesinden geliştirilen ve Uygur yazısı denilen yazıdır. Uygur yazısı Türkçe'nin yazımı için hiç de elverişli bir yazı değildir. Bu yazıda da meselâ dört yuvarlak ünlü (o, ö, u, ü) yalnızca bir vav ile, ı ve i ünlüleri de ye ile gösterilmiştir. Bu alfabede Gök-türkçe'nin 38 harfine karşılık 14 harf kullanılmıştır Bu yüzden Türkçe'nin seslerini tam olarak yansıtmamaktadır. Bununla birlikte Uygur yazısı Türkler arasında İslâmiyet'in kabulünden sonra da uzun yıllar önemini korumuştur. Bazı İslâmî eserlerin dahi meydana getirildiği bu yazı, Anadolu Türkleri arasında bile kullanılmış, ancak güçlü İslâm medeniyetinin tesiri karşısında yerini Arap alfabesine bırakarak kullanılıştan düşmüştür.
|