Felsefe

Fotoğraf

Karahanlı Türkçesi PDF Yazdır e-Posta
Dil - Dil Tarihi

X. yüzyılda Türkler'in İslâmiyet'i kabul etmesiyle Türk devlet­leri, yavaş yavaş eski kültür sahalarından ayrılıp yeni bir kültür ala­nına girdiler. Böylece Türkçe'nin Eski Türkçe denen İslâmiyet'ten önceki dönemi kapanarak XI. yüzyıldan itibaren İslâm kültür ve medeniyeti altında gelişme gösteren yeni bir dönemi başladı.

940 yılında Karahanh Hükümdarı Abdülkerim Satuk Buğra Han'ın İslâmiyet'i resmen devlet dini olarak kabul etmesiyle ilk müslüman Türk devleti kurulmuş oldu. Karahanlılar önce Kâşgar, Balasagun ve Yedisu bölgelerinde kurulup sonra Fergana ve Maveraünnehir şehirlerini de ele geçirerek Türkleştirdiler. Böylece bu devletin sınırları içerisinde Eski Türkçe yazı dilinden gelişen ve Hakaniye Türkçesi veya Karahanh Türkçesi diye adlandırılan yazı dili ile İslâmî bir Türk edebiyatı oluşmaya başladı.

Karahanlılar doğudaki Uygur hanlığına komşu idiler ve eski Burkancılığa bağlı kalan bu Uygurlar'la din farkı yüzünden arala­rında zaman zaman mücadeleler olmaktaydı. Ancak onlarla aynı dili konuşmaktaydılar. Ayrıca İslâmiyet ile yeni bir kültür dairesine girmekle beraber, eski kültür izlerini de devam ettirmekteydiler. Bu bakımdan Karahanlı edebî dili, Uygur yazı dili geleneğinin İslâm kültürü ile beslenmesinden meydana gelmiş bir yazı dili karakteri taşımaktaydı.

Karahanlı yazı dilinden kalmış fazla eser olmamakla birlikte, eldeki eserler bu dönemin dilini yeteri kadar aydınlatabilecek nite­liktedir. Bu devirden bize kadar ulaşabilen eserler Kutadgu Bilig. Atebetü 'l-hakayık, Dîvannü Lügat’t-Türk ve Kur'an tercümeleri gibi eserlerdir. Bu eserlerde Karahanlı Türkçesi yüksek bir anlatım gücüne kavuşmuş yazı dili olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerçi Dîvânü Lügati't-Türk Arapça olarak kaleme alınmıştı ama bu da yine Türk dilinin o devir Orta Asya'sında kazanmış olduğu yüksek değeri or­taya koymaktadır. Çünkü Kâşgarlı Türk milletinin yüceliğini anlat-mak, Türk dilinin Arapça'dan geri olmadığını göstermek ve Arap­lara Türkçe'yi öğretmek amacıyla Arapça yazmıştır. 

Arap AlfabesiTürkçe'ye uygulanan yazılar arasında en uzun sürelisi ve en yaygın olan alfabedir. Türklerin İslâm'a girmeye başladıkları IX. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlamış ve 1000 yıldan fazla bir süredir Türk dili ve lehçelerinin yazımı için kullanılan tek alfabe olmuştur.                                                   

Türkçe'yi ilk defa bu alfabe ile yazanlar Karahanlılar olmuşlar­dır. Arap harfli ilk Türkçe metinler XI. yüzyıldan kalmadır. Bunlar da Kâşgarlı Mahmut'un Dîvânü Lügati't-Türk adlı Türkçe-Arapça sözlüğünde geçen bir kısım manzum parçalar ve ata sözleridir. Kâşgarlı Mahmut, eserinde Arap imlâ kurallarını uygulayarak nor­mal uzunluktaki ünlüleri hareke işaretleri ile, uzun ünlüleri ise uzatma harfleri denen elif, vav ve ye ile göstermiştir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle