|
Gazel, beyit birimiyle meydana getirilmiş bir nazım türüdür. İlk beyti Matladır. Yani ilk beytin mısraları birbirleriyle kafiyelidir. Matla deyince, mısraları birbirleriyle kafiyeli olan beyit anlaşılmalıdır.Matla, mısraları kendi aralarında kafiyeli ilk beyit olmakla beraber, gazelin bütününün bundan çıkması bakımından da ayrıca önem taşır. Zaten gazel bu beyitten doğduğu için ona matla denmiştir.
Gazelin öteki beyitlerinin birinci mısraları Kafiyesiz, yani boşta; ikinci mısraları hep birbirleri arasmda kafiyelidir.Gazel, beyit beyit yazılır. Mısralar birbirlerinin arkası sıra sıralanmazlar. Gazel, en az beş, en çok da onbeş beyitten meydana gelir. Fakat dokuz beyitten fazlasiyle gazel pek yazılmamıştır.Gazellerin konusu, genellikle doğa,kadın aşk ve şaraptır. Divan şairlerinin duygularını lirik bir anlatım içinde ortaya koyan şiirler gazellerdir. Divan Şairleri ve divanının belkemiğini gazeller teşkil eder. Çünkü şairin hayal gücü bu şiirlerde belirir. Gazelde, şairin adının bulunduğu ve çoğu zaman en sona rastlayan beyite de makta denir. Makta beyti, sondan bir evvelki beyit de olabilir. Makta, adını, bulunduğu yerden değil, şairin adının bulunmasından alır.Gazelin en güzel ve en kuvvetli beytine beyt-ül-gazel adı verilir. Buna bazıları da şah-beyit derler. Gazelde iki türlü birlik anlayışı vardır : a. Beyitler arasında mâna birliği olmalıdır, b. Beyitlerde kuvvet birliği olmalıdır. Beyitler arasında mâna birliği bulunması demek, her beytin aynı konu üzerinde söylenmiş olması demektir. Araplar, bu türlü birliğe önem vermişlerdir. Fakat Acemler, bu birlikten ayrılmışlar, her beyti ayrı bir şey anlatan bağımsız cümleler haline getirmişlerdir. Acemlerin etkisinde kalan bizim Divan şairlerimiz de, beyitler arasında, konu birliğine önem vermemişlerdir. Bu böyle olmakla beraber, beyitleri arasında mâna birliği bulunan gazeller yazmış şairlerimiz yok değildir. Beyitlerdeki mâna birliğine yek ahenk denir. Beyitlerde kuvvet birliği demek, her beytin beyt-ül-gazel derecesinde güçlü olması demektir. Beyitler arasındaki kuvvet birliğine eskiler yek avaz derlerdi Gazelde bir de nazirecilik vardır.Üstat şairlerin gazellerini örnek tutarak, aynı vezin, aynı kafiye ve aynı redifle gazel yazmaya nazirecilik denir.Bu şekildeki hareket, üstat şairi takdir etme, beğenme anlamında bir saygı ifade ederdi Tanzimat Edebiyatı yla gazelin iç yapısında bir yenilik görüldü. Konu sadece aşk ve şaraptan değil, başka şeylerden de alınmaya başladı. Örneğin Namık Kemal , gazellere vatanî duygulan soktu. Abdülhak Hâmit Tarhan , Recaizade Mahmut Ekrem ve sonrakilerde, bu tutumu görüyoruz. Böylece gazel mücerretlikten kurtarılıp, görünen konulara doğru yöneltilmiş oldu. Bunların yanında gazellere, konulanın sembolize eden başlıklar verilmeye başlandı. Fermân-ı aşka cara iledir inkıyadımız Hükm-i kazaya zerre kadar yok inadımız Baş eğmeziz edâniye dünyâ-yi dûn içiin Allâhadır tevekkülümüz i'timâdiımz Biz müttekâ-yi zer-keş-i câha dayanmazız Hakkın kemâl-i Iûtfunadır istinadımız Zühd ü salâha eylemeziz iltica hele Tuttu eğerçi â;em-i kevnî fesadımız Meyden, safâ-yi bâtın-i hunıdur garaz hemân Erbâb-i zahir anlayamazlar muradımız Minnet Hudâya devlet-i dünyâ fena bulur Bakî kalur sahîfe-i âlemde âdımız Baki Görülüyor ki bu gazelin matla beytinin mısraları kendi aralarıda kafiyelidir. Öteki beyitlerin birinci mısraları boşta, ikinci mısraları birbirleriyle kafiyelidir. Makta beyti de en son beyittir.Bâkî'nin bu gazelinin özelliklerinden biri de beyitlerinin arasında mâna birliği bulunmasıdır. Şimdi de nazireciliği göstermek bakımından Fuzûlî'den bir beyit veriyor, onun altına da Nedim'in yazdığı nazire beyti koyuyoruz. Hayret ey büt suretin gördükte lâl eyler beni Sûret-i hâlim görsen suret hayâl eyler beni Fuzuli Bûs-i lâlin şöyle sirâb-i zülâp eyler beni Kim gören âb-i hayât içmiş hayâl eyler beni Nedim Benzer Sayfalar: Nazım Şekilleri Divan Şiiri Divan Şairleri Edebi Sanatlar Aruz Vezni Divan Edebiyatı
|