Felsefe

Fotoğraf

Musammat PDF Yazdır e-Posta
Divan Edebiyatı - Nazım Şekilleri

 Beyit esasına da­yanan nazım şekillerinden ayrı ve başlı başına başka bir grup teşkil eden musammatlar, divan şiirinde nazmı tek kafiyelilikten çıkaran bir nazım şekilleri di­zisidir. Bunlarda manzume, tek Kafiyeye bağlı bulunan beyit tertibi yerine her bi­ri kendi içinde kapalı ve diğerlerinden ayrı kafiyede Kıtalarla kurulur. Musam­mat sisteminde esası, dört mısradan başlayıp on mısraa kadar yükselen kı­talar teşkil eder. Bu gruptaki nazım şe­killeri, kendilerini meydana getiren kı­taların her birindeki Mısra sayısına gö­re ayrı ayrı isim almaktadırlar. Bu suret­le musammatlar dörtlüden (murabba) on­luya doğru sırasıyla , Müseddes, müsebba'. Müsemmen, mütessa' ve Muaşşer olmak üzere yedi ayrı isimili şe­killer grubu kurarlar. Bunlara Şarkı ile daha değişik mahiyetteki terci-i bend ve terkib-i bend katılırsa bu daire daha da genişler. Ancak her birinde değişmek şartıyla bendieri Kaside gibi tek kafiyeli olmakla Terci-i Bend ve Terkib-i Bendler ayrı bir gruptur.

Bütün musammatlarda mısra sayısı dört ile on arasında olan kıtalarla, bun­ların son mısralarındaki kafiye etrafın­da bir toplanış, bir şekilleniş vardır. Son mısraların kafiyesi aynı ve müşterek ka­lırken kendilerinden önce gelen mısra­ların, kıtadan kıtaya değişmek üzere ayrı bir kafiyeleniş örgüsü gösterdiği musammatların rolü, şiire kıtalarının sayısı ka­dar çeşitlenen kafiyeler kazandırmala­rı, kıtalar içindeki kafiye beraberliğiyle manzumeyi bir kompozisyon bütünlüğü­ne götürmeleridir. Her biri kendi içinde müstakil ve ayrı kafiyeli kıtaların her de­fasında son mısraları ile müşterek bir kafiye mihveri etrafında toplanması, he­le "mütekerrir" denilen şeklinde mısra­ların, müseddeste ise beyitlerin naka­rat gibi aynen tekrarlanması, manzume­yi kaside ve Gazel sisteminden farklı bir kompozisyon bütünlüğüne yaklaştırır. Musammatlarda, çeşitlerinden hangisi olursa olsun, belirli bir konuya bağlanış bakımından mısralar arası düşünce ve tasavvur münasebeti vardır.

Duygu ve düşünceleri gazelden daha geniş bir çerçeveye yayabilmek, sağla­dığı geniş çerçeveye mukabil kasidede­ki kafiye darlığına düşürmemek, özel­likle manzumeye daha derli toplu bir hü­viyet verebilmek gibi imkânları dolayısıy­la musammatlar divan şairlerinin sev­dikleri, divanlarında mutlak surette yer vermek istedikleri birer şekil olmuştur. Bunların içinde murabba, muhammes ve müseddes, divan şiirinin en ahenkli ve zevk okşayıcı şekillerinden sayılmış, şair­leri kendilerine heveslendiren başlıca şe­killeri teşkil etmiştir. Divan şiirinin ön­de gelen şairleri musammatlara büyük ilgi göstermişler, musammat şekillerde yazmaktan zevk duymuşlardır. Bunlar büyük bir orkestrasyon ve derli toplu­luk gerektirdiğinden, gazel ve kaside ka­dar harcıâlem olmayışları ve sayıca seçkinlikleriyle de ayrı bir değer ifade etmişlerdir.

Musammat şekiller divan şiirinde ay­rıca bir şairin, eski olsun çağdaşı olsun başka bir şairin şiirine kendi mısraları ile katılması, kabul edilmiş bir teknikle onun içinde kendisinin de yer alması gi­bi nazire söylemeyi andırır, fakat ondan daha ileri ve çok daha güç bir şiir işçili­ğine zemin teşkil etmişlerdir. Bu çalış­mada, beğenilmiş bir şiirin ve özellikle gazelin sırasıyla her beyti üzerine diğer bir şair tarafından belirli bir musammat şeklindeki meselâ murabba, muhammes, müseddesi bir kıtanın mısra sayısına eşit gelecek surette aynı vezin ve kafiyede mısralar ilâve edilmesiyle, asıl manzu­meden çok daha geniş hacimde ve gazeldekinden başka bir kafiye sistemi için­de esas şairin gıyabında müşterek ve yeni bir şiir doğar. Böylece ilk kıtası, ele alınan şiirin matla' beytiyle eş kafiyede. sonraki kıtalarda ise esas manzumeye ilâve edilen mısralar oradaki beyitlerin kafiyesiz birinci mısralannm son kelime­siyle kafiyeli olmak üzere gazelden çok farklı ve hacimli bir şiir meydana geti­rirler. Neticede, ortaya çıkan yeni bir şe­kil almış manzumede her kıtanın son iki mısraı esas şairin, daha önceki mıs­ralar da o şiiri musammat olarak işle­yen şairin olur.

Bu müşterek şiirler, ilâve mısralann kıtada meydana getirdiği toplam sayıya göre. musammatın yedi ayrı şeklinden birine tekabül eden isimlerle anılırlar. İlâve edilen mısralarla bir murabba teşekkül etmişse terbi", muhammes orta­ya çıkıyorsa tahmis, bir müseddes elde edilmişse tesdîs. aynı şekilde şiir müsebba", müsemmen. mütessa'. muaşser şek­line girmişse sırasıyla tesbî", tesmîn, tetsi ve ta'şir isimlerini alır.

Benzer Sayfalar:

Nazım Şekilleri  Divan Şiiri  Divan Şairleri Edebi Sanatlar  Aruz Vezni  Divan Edebiyatı

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle