|
Murabba, Halk Edebiyatımızın etkisiyle meydana gelmiş bir Divan nazmıdır. Dörder mısralık bölümlerle yazılır. îlk dörtlüğün bütün mısraları birbirleriyle kafiyelidir. Bundan sonraki bölümlerin dördüncü mısraları birinci dörtlüğün Kafiyesiyle kafiyelidirler. Fakat birinci, ikinci ve üçüncü Mısralar kendi aralarında kafiyelidir. Bazı murabbalarda dördüncü mısra her dörtlükte tekrar edilir. Böyle olduğu zaman murabba, tekerrürlü murabba adını alır. Aynı mısra tekrar etmezse tekerrürsüz murabba olur. Tanzimat Edebiyatıyla murabbalarda bir yenilik görüldü. Her dörtlüğün dördüncü mısraları aynen tekerrür etmediği halde, ilk dörtlüğün kafiyeleri, arkadan gelen dörtlüğün son mısralarında aynen tekrar edildi. Namık Kemal 'in yazdığı murabbalarda bu durumu görmek mümkündür. Şu murabbanın kafiyelerine dikkat edelim : Serâpâ hüsn ü dilislansm naz-perversin Civan-i mihribansın şuhsun nâzende dilbersin Nazirin yok cihanda hüsnüne mihr-i münevversin. Baha olmaz sana cânâ acep pâkize gevhersin Eyâ gülzar-i hüsn ü behcetin nahl-i serefrâzı Kim üstâd etti fenni işvede ol çeşm-i tannâzı Kim öğretti sana cânâ bu deni'û işve vü nâzı Ki daim böyle nâz ile güler nâz ile söylersin Hirâmın dil-pesend ü cUnbüşün dil-ahtır cânâ Hayâlinle Nedimin kân âh ü vahtır cânâ Anan atan sensin ver ise mihr ü mâhtır cânâ Ki bir bakışta mihr bir bakışta mâha benzersin Nedim Tanzimat edebiyatında başta Namık Kemal olmak üzere birçok şairlerimiz, vatanî duygularını, murabbalarla dile getirmişlerdir.
|