Hata
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
  • Modüller yüklenirken hata:MySQL server has gone away SQL=SELECT id, title, module, position, content, showtitle, control, params FROM jos_modules AS m LEFT JOIN jos_modules_menu AS mm ON mm.moduleid = m.id WHERE m.published = 1 AND m.access <= 0 AND m.client_id = 0 AND ( mm.menuid = 69 OR mm.menuid = 0 ) ORDER BY position, ordering
Divan Tertibi PDF Yazdır e-Posta
Divan Edebiyatı - Divan Şiiri

Divan edebiyatında divan tertibinde esas olan. şiirlerin kronolojik sıralan değil şekil ba­kımından teşkil ettikleri kategorilerdir. Sairin şiirleri, nazım şekil ve nevileri ya­nında bir kısmının öncelik tanınan muhtevalarına göre sınıflanarak divanda yer alır. Burada klasik edebiyatın divanlara şekil veren bir yönü kendini gösterir. Bir divanın nasıl bir tertiple meydana ko­nacağı, şiirlerin onda hangi grup ve sı­ralar içinde yer alacağı, gelenekçe önce­den tayin edilmiş bir protokole tâbidir. Bu önceden ortaya konmuş sınırlama dolayısıyla divan şairi, eserine şiirlerini rastgele veya istediği bir tertiple koyma serbestliğine sahip değildir." Divanı teş­kil edecek şiirlere bir hiyerarşi getiren, onları bu hiyerarşiye göre düzenleyen bu çerçeve, şairleri bir mecburiyet derece­sinde onu dolduracak, ona uygun düşe­cek surette bazı nazım şekillerine yö­nelmelerine, bu kadro içinde mevcut na­zım şekillerinin tamamında değilse bile tanınmış bir asgari sınır içinde kalem oy­natmaya sevketmiş ve bunlara tâbi ola­rak konu ve muhtevada bazı mecburi­yetler altına girmelerine tesir etmiştir.

Hiyerarşiye göre şair konu bakımın­dan, cemiyetçe benimsenmiş değerler sisteminde en önce zirveyi teşkil eden ulûhiyyet makamından başlayarak diğer üst makamlardan kendisine doğru ka­deme kademe gelen bir sırayı takip eder. Şairin şahsının merkez olduğu manzu­melere gelmeden önceki şiirler muhte­va bakımından kendisinden üst makam­ları temsil eden şahsiyetler etrafında ve dışa yöneliktir.

Şair divanında değerler silsilesinin en üst makamı olarak ilk önce Tevhid-Münacaat manzumeleriyle Tanrı'ya yöne­lir. O'nu ululayış ve O'na karşı yakarışla­rını ifadeden sonra Naat ve Miraciyeleriyle şiirini Hz. Muhammed üzerine çevi­rir ve onu yüceltir. Bunun ardından dört halife ile İslâm ve tarikat büyükleri hak­kındaki manzumeleri sırada yerlerini alır­lar. Daha sonra ise bu defa dünyevî ma­kamların en üstününü temsil eden hü­kümdara ve onu takiben de sırasıyla sad­razam, vezir, şeyhülislâm ve diğer yük­sek mevki sahiplerine yönelik şiirlere ge­çilir. Arada bazan "hasb-i hâl", "arz-ı hâl" tarzında manzumelerde bazı dilekleri, bir kısım hayat ânzalanyla ilgili ifadeleri yer alsa bile esasında hep kendi dışında bu­lunanı konu edinen bu şiirler dizisinde bunların peşinden kazanılmış zaferlere. bir savaş gemisinin denize indirilmesi, bir çeşmenin açılışı, bir saray veya yalı­nın tamamlanışı, bir cami veya kışlanın tamiri gibi hadiselere; erkândan ve dost­lardan kimselerin getirildikleri vazifele­re, buradaki terfilerine. tanıdık, dost ve kendi aile çevresindeki şahıslardan bazı kimselerin evlenmelerine, yahut doğum ve ölümler gibi günlük hayatın içinden birtakım hadiselere dair söylenmiş ta­rih manzumeleri gelir. Bir kısmı Kaside tarzında olmakla beraber diğerleri daha çok kıta şeklinde olduklarından bunlar Divanın Gazellerden sonraki küçük ha­cimli şiirler kısmına da gidebilmektedir.

Araya bazan manzum kırk hadis ter­cümesi, manzum Mektup, sıhhatnâme. arz-ı hâl. hasb-i hâl. sâkînâme (sahbânâme. İşretnâme). şehrengiz nevinden man­zumeler de katabilen şair, belirtildiği üze­re, son kısma da naktedilebilen kısa çer­çeveli tarih manzumeleri istisna edilirse büyük hacimli nazım şekillerinin hâkim olduğu ve konuları dışa dönük mahiyet­teki manzumeler grubunun yer aldığı bu Ön kısma, kendilerine saygı ve takdir duy­duğu şairlerin şiirlerine yaptığı terbi",Tahmis ve tesdîslerin yanı sıra doğru­dan doğruya kendi Musammat ları ile son verir.

Bundan sonra divanda esas merkezin artık şairin kendisi olduğu, divanın asıl ağırlık ve hacmini bulduğu gazeller kıs­mı gelir. Burada yine geleneğin, gazel­leri Kafiyelerinin son harflerine göre al­fabetik olarak sıralanması mecburiyeti­ne uyulur. Çoğunlukla bu kısım manzu­me sayısı bakımından divanın en zengin kısmıdır. Tercihini en fazla kasideye yö­neltmiş Nefi. tarih manzumeleri yazma­yı esas edinmiş Sürûrî gibi temayül ve seçimleri başka nazım şekillerinde ağır basan şairlerde gazelin çoğunlukta olma­ması, gazelin divanlarda en hâkim na­zım şekli oluşu gerçeğini değiştirmez. Gazei hazineleriyle divanlar klasik Türk şiirinin gelişmesinde büyük hizmet ifa etmişler ve ona en güzel söyleyişlerini kazandırmışlardır.

Divanda bu bölümden sonra şairin kü­çük çerçevedeki çalışmalarını veren Rubai. Kıta, nazım, lugaz. muamma, müs­takil Beyit ve Mısralar yer alır. Kaside­lerle başlayan divan böylece nazım şekil­lerinin en küçüğü ile son bulur.

Muhteva itibariyle bir değerler siste­mine göre kategorilere aynlıp sıraya kon­maları yanında, arada bütünün yapısını değiştirmeyen bazı girmeler bir tarafa bırakılırsa, divanlarda nazım şekilleri ba­kımından büyükten küçüğe doğru gidiş esastır. Divan, sırasıyla kaside, Terkib-i BendTerci-i Bend  ve musammatlan içi­ne alan bir dizilenmeyi takiben gittikçe daralan bir çerçeve ile rubâî. kıta, naz­mın peşi sıra müstakil beyit ve mısralar­la sona erer.

Bir divanın nazım şekilleri itibariyle ideal kadrosu, grupların adlarıyla birlik­te muhteva bakımından sıralanmalarını da içine alacak surette şöyle teşekkül etmektedir: Tevhid-münâcât-na't-mi-râciyye-dört halife, İslâm ve tarikat bü­yükleri üzerine methiyeler-hükümdar ve devlet büyükleri için methiyeler-terci'-bend ve terkib-bendler-küçük Mesneviler - tarih manzumeleri - musammatlar-Şarkılar-gazeller- mukâtaât: Rubâî- kı­ta - nazım - metali' - müfredat- mesâri'.

Gazellerin kafiye sonu harflerine göre sıralanmaları gibi, sayıca çok oldukları takdirde rubâîler de kafiye ve redifleri­nin son harflerine göre alfabetik sıra ile tertiplenir. Alfabenin her harfiyle kafi­yesi bulunan bir gazeller dizisi sunmak şairler için bir maharet gösterisi sayılır. Nabi ve Seyyid Vehbî'nin divanlarında görüldüğü üzere bazı şairler gazeller kıs­mında kafiye sonu harfinin her değiş­mesinde arayı birer rubâî İle süslemiş­lerdir. Alfabenin yirmi altı harfinin hep­siyle eksiksiz surette kafiyelenmiş ga­zeller yazmak arzusu, kafiye imkânı kıt olan harflerde şairleri çok defa bazı zo­raki manzumeler yazmak durumunda bırakmıştır.

Belirtilen kadronun bütün divanlarda eksiksiz olarak bulunması söz konusu değildir. Buna çok yaklaşanlar, hatta çer­çeveyi tam olarak verenlerin yanı sıra onun derece derece bir kısmı ile yer ala­bildiği divanlar da vardır.

Bazı nazım şekillerinin tertip sırasın­da farklar olabilmektedir. Tarih manzu­meleri ve küçük mesnevi parçaları ile şarkıların yeri kesin olmayıp bazı divan­larda gazellerden önceki kısımda, bazı­larında İse gazellerden sonra gelirler. Bazan da bir divanın başka nüshasında aynı sıranın muhafaza edilmeyerek müstensihin yahut başka bir elin müdahale ve tasarrufu ile değiştiği görülür. Divan edebiyatının son devirlerinde Enderunlu Fâzıl, Enderunlu Vasıf, Keçecizade İzzet Molla gi­bi şairlerin divanlarında görüldüğü üzere musammatlann gazellerden sonraya alınması, şarkıların da artık gazellerden önceki kısma değil onlardan sonraki kıs­ma konulması suretiyle alışılmış terti­bin kısmen dışına çıkıldığı da olmakta­dır. Fakat böyle yer değiştirme ve kay­malar olsa da usulün şaşmaz prensibi, her divanda kasidelerin diğer bütün na­zım şekillerinden önce. gazellerin 'de ka­sidelerden sonra ve rubailerden, mevcut nazım şekillerinin çok daha küçük çapa indiği müstakil beyit ve âzâde (serbest) mısralardan önce gelmesidir.

Şairden beklenen, ideal çerçeveyi ay­nen gerçekleştiremese bile ona mümkün olduğu kadar yaklaşması ve nazım şekil­leri zengin bir divan ortaya koymasıdır. Tablodaki nazım şekli ve nevilerin hep­sini mutlaka eksiksiz kullanmak mec­buriyetinde olmayan şair. bunlar arasın­da asgarî bir had dairesinde tercihlerde bulunabilir, temayül ve kabiliyetine, sev­diklerine uygun gelenlere çok daha faz­la yer ve ağırlık verebilir.

Bir şairin şiirlerini belirtilen tertip ve çerçeve içinde toplayan divanlara, onları bu vasıfta olmayanlardan farklı kılan bir meziyeti belirlemek için "mürettep di­van" denir. Şiir mevcudu tam bir divan meydana getirmeye yeterli sayıda olma­yıp küçük bir hacim tutuyorsa buna "divançe" adı verilir. Daha önce işaret edi­len sınırlı örnekler dışında hususi bir ad taşımayan divan ve divançeler şairin adına nisbetle "Divân-ı Fuzuli", "Dîvân-ı Nef'i, "Divançe-i Halet" gibi isimlerle anılırlar. Erken yaşta ölmüş şairlerin şi­irleri çok defa divançe seviyesinde kal­mıştır. Divançelerde de birden fazla olan nazım şekillerinin sıralanmasında divan-lardaki tertipten uzaklaşıimaz. Sadece tek nazım şeklinden, özellikle gazeller­den ibaret divan veya divançeler vardır. Divan şairleri içinde Zati. Seyyid Vehbî, Âlî Mustafa Efendi. Sabit. Sünbülzâde Vehbî. Şeyh Galip ve İzzet Molla'nın di­vanları "complet" denebilecek derecede ideal divan kadrosuna yaklaşırlar.Tezkire müeilifleriyle bizzat şairlerin çok defa divan yanında "defter" sözünü de kullandıkları görülür. Sık sık bir ara­da "defter ü dîvân" terkibi içinde birbir­leriyle eş mânada, biri diğeri yerine alın­dığını düşündürecek şekilde zikredilmek­tedir. Defter sözü ile daha ziyade henüz mürettep divan haline gelmemiş şiir mecmuası kastedilmekte olduğu söyle­nebilir. Şairler, divan sözü ile kelimenin "devlet işlerinin görüşüldüğü yer, büyük şahsiyetlerin bir araya geldikleri meclis.İlâhî adaletin tecelli edeceği mahkeme-i kübrâ" gibi mânaları arasında tevriye sanatı yapmaktan hoşlanırlar.

Kaside ve gazel, bir divanda bulun­ması asgari şart olan iki nazım şeklini teşkil etmişse de içinde kaside bulun­mayan divanlar yok değildir. Meselâ Sul­tan Hüseyin Baykaranın divanı yalnız gazellerle birkaç muhammes ve rubaiden ibarettir. Kadı Burhaneddin'in koca di­vanını ise sadece gazel ve tuyuğlar mey­dana getirir. İçinde kaside olsa bile bun­ların sayısı birkaçı geçmeyen divanlara da rastlanır. Kemalpaşazâde nin yüzler­ce gazele mukabil topu topu iki kaside­nin yer aldığı divanı bunlardan biridir. Hele şair hükümdarların divanları bu ba­kımdan çok daha farklı özellik gösterir. Başka şairler için bir övgü merkezi olan şair sultanın kendi divanında şahıslar üzerine Övgü kasideleri görülemez. On­ların divanlarında kaside ancak tevhid. münâcât ve na't vadisindedir. Bahtî mah­lasını taşıyan Sultan 1. Ahmed'in divanın­da bundan biraz daha ileriye gidilerek birkaç ramazâniyye ile babası III. Mehmed için söylediği bir mersiye yer ala­bilmiştir. Şeyhülislâmlığa çok yaklaşmış olan Bakinin divanında da elde mevcut nüshalara göre ne tevhid ne de münâ­cât vardır. Nedîm'in divanı ise tamamıy­la tevhid, münâcât ve na'tsızdır. Bazı şairlerin divanla­rında tarih kıtaları veya rubâîlerin gö­rülmemesi gibi terci'i - bend ve terkib-i bendlere de her divanda rastlanmaz.

Osmanlı edebiyatı sahasında nazım şekli kadrosu en geniş ve hacim bakı­mından en büyük divan, Kanunî Sultan Süleyman devri şairi Edirneli Nazmi’nin elinden çıkmıştır. Bu divanda aruzun bü­tün bahirleri ve mevcut nazım şekillerînin hemen hepsiyle yazılmış, 7777'si ga­zel olmak üzere sayısı 50.000 beyte yak­laşan şiir vardır. Aynı zamanda edebi sa­natlardan hepsi için örnek teşkil etme­leri gayesi de güdülen bu şiirlerde fazla sayıda şiir ortaya koyma gayretine mu­kabil sanatça basit bir seviyede kalınmış­tır. Divanı nazım şekillerinin her biriyle şiirler yazarak zengin bir kadro ile dol­durmak hevesi, divan şairlerini zaman zaman sanat değeri zayıf, zoraki man­zumeler yazmaya sevketmiştir.(Bakınız Edirneli Nazmi veTürk-i Basit )

Osmanlı şairlerinin az sayılmayacak bir kısmı. Türkçe divanları ile yetinme­yip Farsça divan veya divançeler de ter­tip etmiştir. Bunlar arasında Fuzûlî ve Nef'î Farsça divanları ile başta gelirler. Fuzûlî Türkçe ve Farsça'dan başka bir de Arapça divan meydana getirmiştir.

Divan sahibi olabilmek, şair için bir şe­ref ve paye sayılan bir gaye olduğu ka­dar aynı zamanda bir divan, onun şiirle­rini şurada burada kalıp dağılmaktan kurtarma vazifesini de görmüştür. Di­vanı olmayan, divan tertibine fırsat bu­lamamış şairlerin ekseri şiirleri zaman­la kaybolmuş, yahut asırdan aşıra ek­silerek günümüze ancak pek az sayıda gelebilmiştir.

Hiç gözden kaçırılmaması gereken bir nokta da şairlerin bazı şiirlerini bilerek divanlarına koymamalarıdır. Bunlar daha ziyade devrin ileri gelen birtakım şahsi­yetlerine, cemiyetin belirli bir kesimine karşı tenkit ve hücum taşıyan manzu­melerdir. Taşlıcalı Yahya. Şehzade Mus­tafa'nın katli üzerine yazdığı meşhur mersiyesini hükümdar ve çevresine kar­şı ağır ithamlar bulunduğu için divanı­na koymamıştır. Bu mersiye, kendisin­den sonraki istinsahlarla bir iki divan nüshasına girebilmiştir. Bunun gibi Veysî de bütün İstanbul halkını hicvettiği bir kasidesini divanı dışında bırakmıştır. Di­van şairleri, kalemlerinden çıkan hiciv manzumelerinin büyük bir kısmını di­vanlarına koymamışlardır. Şiir meraklı­larının tertipledikleri büyüklü küçüklü mecmualar, yazma kitapların sayfa ke­narlar! ve kapak arkaları, divanlara gir­memiş böyle birçok manzume saklamak­tadır.

Yıllar yılı yazdıkları şiirleri uzun bir bi­rikim ve gayretten sonra divan halinde tertiplemeye muvaffak olmak şairler için mesut ve müstesna bir hadise olduğun­dan bunun sevincini tesbit eden manzu­meler yazmışlar, tarihler düşürmüşler­dir. Bu manzumeleri çok defa da divanlarının baş tarafına koymuşlardır. Bun­larda divanı nasıl tertiplediklerini, bu işte kimlerden teşvik gördüklerini anla­tırlar. Tertip edilmesi hükümdar veya yüksek mevki sahibi bir şahsiyet tara­fından istenmişse divan bir önsöz veya ayrıca bir manzume ile o kimseye ithaf edilir. Nâbi’nin divanının başındaki tev­hidin sonuna İlâve ettiğinden başka ay­rıca gazeller kısmının başına koyduğu diğer bir manzume.Sünbülzade Vehbi 'nin münâcât ve na'tlannın hemen ardın­dan gelen uzun mesnevisi, Keçecizâde İzzet Molla'nın bütün bir önsözü ve bu­nun içinde başlı başına yer alan manzu­mesi, hepsinden önce de Taşlıcalı Yah­ya'nın divanının Önsözünü dolduran man­zumeleri bir divan meydana getirebilme­nin şevk ve şükrünü ifade eder. Dört ay­rı divan tertipleyen Nazîm. bunların her birine birer tarih düşürmekten kendini alamaz. Zaman zaman bir divanın terti­bine başka bir şairin de tarih düşürdü­ğü görülür.

 
 
   
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle