Felsefe

Fotoğraf

Divan Şiirinde Sevgilinin Özellikleri PDF Yazdır e-Posta
Divan Edebiyatı - Divan Şiiri

Güzelliği "büt" ve "cennet hurisi" gi­bi sıfatlar yanında "âfet. belâyi hüsn" gibi isimlendirmeler de alan sevgili, bü­tün Divan şairlerinde bu belirtilen mo­ral tarafından başka aynı fizik hususi­yetleri taşıdığından divan şiirinde tek tip sevgili var olmuştur. Divan şairleri hayatlarında, şiirin çizdiği sevgili fiziği dışında ondan farklı hiçbir güzelle kar­şılaşmamış, başka başka çehreler gör­memiş gibidirler. Hangi asrın, hangi de­ğişik coğrafya ve bölgenin şairi olursa olsun, her birinin hayatına, gerçekte han­gi yaş, hangi seviyede bulunursa bulun­sun fizik yapıca ne kadar birbirine ben­zemez sevgililer girmiş de olsa hepsin­de bütün bu sevgililer aynı hususiyetle­ri alarak tek bir güzel imajına dökülür­ler. Gelenek bu ideal sevgili ve güzel ti­pinin boyundan, saçlarından, gözünden kaşına ve dudaklarına kadar fizikçe bahsedilebilecek her tarafını, her bir hususiyetiyle ayrı ayrı tesbit etmiştir. Gele­neğin boyu servi gibi uzun. ince belli, uzun ve siyah saçlı, yanakları gül kırmı­zısında, bakışları kılıç gibi keskin, ok gi­bi yaralayıcı, daima sıhhatli, yası civanlıktan öteye gitmez, ıstırap ve hüzün bil­mez güzeli yerine minyon yapıda, saçla­rı sarı. yüzü soluk, mahzun görünüşlü, haline bir hastalığın gölgesi vurmuş, iç­li ve hassas bir sevgili tipini görebilmek için Türk edebiyatı asırlarca bekleyecek. XIX. asrın İkinci yansında ve şiirden de Önce roman ve tiyatroda onunla tanışa­caktır.

Divan şiirinin geleneğinde, istisnaîliği asamayan birkaç örnek dışında sevgili­nin ölümü diye de bir hadise yoktur. Bir iki şairde "mahbüb" hüviyetindeki güze­lin ölümüne rastlanması, esası ve bütü­nü temsil eden kanlı canlı, ölüm görme­yen sevgili imajına tesir edecek çapta değildir. Buna mukabil âşık. henüz ol­mamış bir tasavvur seklinde kendi ölü­münü söyler, hatta kendi mezarından bahseder.Gelenek, standart sevgili tipinin fizik varlığıyla ilgili o kadar çok hazır unsur ve teşbih getirmektedir ki onun vücu­dunun çeşitli taraflarını tavsif eden bu malzemeyi, sairler için bir rehber hiz­metini görmek üzere toplu bir şekilde gösteren eserlerin kaleme alınması ih­tiyacı duyulmuştur. İlk defa İranlı be­lagat müellifi Serefeddin Râmi nin Fars şiirinden derleyerek bu alanda tertip et­tiği Enîsul-'uşşâk'ı (826 ' 1423) örnek alınıp Osmanlı edebiyatında da Kutbüd-din Ahmed'in Hevesname'si Muidî'nin Miftâhu't-teşbîh i gibi müs­takil eserler meydana getirilmiş, Gelibo­lulu Sururin'nin Bahrü'I - maârif nin [956 1540) dörtte üçünü kaplayan üçüncü bö­lümü, "Teşbîhât ü Mesâil-i Enîsû'l-uş­şak Beyânındadır" başlığı altında bu ko­nuya ayrılmıştır. Hevesnâme'deki ör­nekler Farsça olup Miftâhu't- teşbîh'tekiler ise doğrudan doğruya Osmanlı şair­lerinden alınmadır. Arapça ve Farsça ör­nekler yanında Türkçe Örnekler de ih­mal etmemiş olan Bahrü'I-maârif, top­ladığı malzeme bakımından bu katego­rideki eserlerin en zenginidir. Bütün bu eserlerde, sevgilinin çeşitli unsurları ile beden güzelliklerini tavsif için şiirde ya­pılabilecek teşbihlerin, kullanılabilecek sıfatların neler olduğu, bunlarla hangi mazmunların meydana geldiği gösteri­lir. Bunlardan başka bazı şiir meraklıla­rının tertip ettiği mecmualarda da sev­gilinin beden güzelliği üzerindeki teşbih ve sıfatlan sıralayan birtakım listelere rastlanmaktadır.

Divan sairleri bu hazır unsurlarla sev­gilinin güzelliğini belirtmeye çalışırlar. Sevgilinin üzerinde durulan bu tarafları daima göze hitap eden görünüşlerdir. Bu arada koku duyusuyla ilgili olarak da onun saçlarının misk kokusundan bah­sedilir. Çizilmek istenen fizik portresini uzun boylu, ince belli oluşu dışında en fazla onun büst kısmına ait unsurlar meydana getirir. Yanak, alın, saç, kaş, göz, kirpik, ağız. dudak. çene. diş, hat (yüzdeki tüy), ben ve gerdan yanı sıra boy da ihmal edilmeksizin bütün bunlar sev­gilinin güzelliğini yapan başlıca unsur­lar olarak parlak bir Teşbih-Benzetme kadrosu için­de islenir. Sevgilinin beden güzelliğinden seçilmiş bu motiflerle onlar etrafında­ki teşbihler ortaya geniş bir mazmunlar dizisi çıkarır. Bu hazır çerçeve, moral ta­rafı gibi fizik görünüşüyle de asırlar bo­yunca bütün şairlerde aynı kalmış tek ve değişmez sevgili tipini çizer.Divan şiiri estetiğinde sevgilinin en te­sir edici tarafı, endamlı boyu ile birlikte gözler ve saçıdır. Onun güzelliğini ya­pan bu iki unsur özellikle değerlendiri­lir. Bunlar sevgilinin en fazla gönü avlayıcı, göreni bir anda sevdanın çemberi içine alıverici kudrette görülür. Güzele en çok bakışlarındaki eda ve tesir yü­zünden vurulunmakta, onun ok gibi han­çer gibi bakışlarına kurban gidilmekte­dir. "Dil-i zarı haste kıldı ne yaman ne-zâredir bu" (Nailî); "Ben sehîd-i gamze­yim Isâ niyaz eyler bana" Fehîmı gibi sayısız mısra, divan şiirinin bakışları ca­na isleyici güzel İmajını aksettirir. Bu güzel, gözlerinden başka bir kemend gibi saçlarının alımlılığı ile de kendisine bakmış olanları avlayıp aşkın tuzağına düşürmekte, kendine esir etmektedir.

Benzer Sayfalar:

Nazım Şekilleri  Divan Şiiri  Divan Şairleri Edebi Sanatlar  Aruz Vezni  Divan Edebiyatı

Son Güncelleme: Salı, 09 Aralık 2008 08:23
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle