Felsefe

Fotoğraf

Sebk-i Hindi PDF Yazdır e-Posta
Divan Edebiyatı - Divan Şiiri

Hint üslubu ya da Hint tarzı anlamına gelen "Sebk-i Hindi " İran'da ortaya çıkmış, ancak Safeviler dönemindeki dini baskı nedeniyle İran'dan Hindistan'a giden İranlı şairlerce Hindistan'da geliştirilmiştir. Hint Edebiyatından da etkilenerek, Fars, Hint ve Türk şairleri üzerinde etkisini gösteren " Sebk-i Hindi " nin yaratıcıları arasında, Urfi-i Şirazi, Talib-i Amuli, Kelim-i Kaşani, Saib-i Tebrizi gibi ünlü İranlı ve Azeri şairlerin yanı sıra Hintli olan Feyzi-i Hindi ile Hindistan'a gitmeyip ününü İran'da kazanan Şevket-i Buhari de bulunmaktadır. 17. yüzyılda bütün özellikleri ile Divan şiirinde de etkisini gösteren söz konusu üslubun anılan yüzyılda adebiyatımızdaki belli başlı temsilcileri ise Na'ili, Neşati, İsmeti, Şehri ve Fehim'dir. Nefi'de de "Sebk-i Hindi"nin bazı özellikleri görülmekle birlikte Nefi'nin "Sebk-i Hindi" şairi olduğu söylenemez. 18. yüzyılda İse Nedim ve Şeyh Galip'in şiirlerinde bu üslubun etkisi bulunmaktadır. Ancak, Nedim'de ıstırap ve tasavvuf yoktur. Onda dış dünyaya ait hayallerin zenginliği dikkat çekicidir. Şeyh Galip'te ise insan ruhuna eğilme, ıstırap ve tasavvuf yer alır.

17. yüzyıl şiirimizin önemli edebi tarzı olan "Sebk-i Hindi"nin özelliklerini ise şöyle sıralayabiliriz:

a) Şiirin iki ana unsuru sayılan söz ve anlamdan sözün şiirdeki önemi, bu üslup anlayışında ikinci olana düşmüş; anlam inceliğine, derinliğine ve giriftliğine dayalı anlam güzelliği önem kazanmıştır.

b) Şiirde anlam derinliğinin ve giriftliğinin üstün tutulması, hayali unsurlara başvurulmasına neden olmuş; insanın hayal dünyasının önem kazanması ise, şiirin güç anlaşılmasına yol açmıştır.

c) Anlatımda, gerçekten çok hayal gücünden yararlanılması, insan mantığının zorlanmasına, mantığın zorlanması da mübalağalı anlatıma gidilmesine neden olmuştur. Kısacası mübalağa sanatı bu şiir tarzında önemli yer tutar.

d) Anılan şiir üslubunda, insan ruhunun çektiği acılar, ıztırap, şairlerin çekici bulup işledikleri ana konulardandır.Sebk-i Hindi" şiirinde üzüntünün, acının konu olarak önemli yer tutmasının, insanın nayal dünyasının ön plana geçmesiyle yakın ilişkisi vardır. Çünkü, soyut bir kavram olan ıztırabın hayalgücüne dayalı anlatımı doğaldır.

e) Bu üslubun önemli özelliklerinden bir başkası da, şiirde tasavvufa önemli yer verilmesidir. Gerçekten bir çok hayalin, dış dünya yerine insanın iç dünyasının ve ıztırabın anlatımının önem kazanması "Sebk-i Hindi" şiirinde tasavvufu çekici bir konu haline getirmiştir.Tasavvufun bu tarzda önem kazanmasında "Sebk-i Hindi" temsilcisi şairlerin yaşadıkları ortamın da etkisi olmuştur. Acılardan, sıkıntılardan kurtulmak için şairler tasavvufa sığınma gereğini duymuşlar, ayrıca açıkça söyleyemediklerini tasavvuf perdesi arkasında daha rahat söyleyebilmişlerdir. Ancak, "Sebk-i Hindi" şairi için tasavvuf, ilgi duyduğu ve şiirinde işlediği bir konu olmakla birlikte mutasavvıf şairde olduğu gibi amaç değil daha çok önemli bir araçtır.

f) "Sebk-i Hindi" şiirinde mübalağa ile birlikte tezat sanatı da çok kullanılmıştır. Şiirde tezatların çokluğu anlamı güçleştirmiş; şiirin zor anlaşılmasına neden olmuştur.

g) Söz konusu üslubun belli başlı özelliklerinden biri de şiirde daha önce kullanılmamış yeni mazmunlara yer vermesidir. Şiirin konusunun dış dünyadan insanın iç dünyasına yönelmesi, bir başka ifadeyle gerçeğin yerini hayalin alması, şairi yeni mazmunlar, yani yeni anlamlar bulmaya zorlamıştır.

h) Bu üslupta kısa fakat özlü anlatıma dikkat edilmiş; sözü uzatan edebi sanatların kullanımından kaçınılmış, mürsel mecaz, KinayeTelmih vb. yoğun anlatımı sağlayan sanatların kullanılması yoluna gidilmiştir. Anılan sanatların kullanılması, şiirde anlamın derinleşip zenginleşmesini sağlarken şiirin anlaşılmasını güçleştirmiştir.

ı) Hayale dayalı yeni anlamların aranması, dilde daha önce az duyulmuş, yeni kelime kullanımını gerektirmiş; böylece bu üslupta elden geldiğince nadir kelime seçilmesine çalışılmıştır.

i) "Sebk-i Hindi"de özlü anlatıma önem verilmekle birlikte dilde tamlamaların özellikle zincirleme tamlamaların çokluğu dikkat çekmektedir. Söz konusu üslubun güç anlaşılır olmasında yukarıda belirtilen nedenlerle birlikte Farsça, Arapça kelimelerden oluşan çok terkipli bir dil kullanımının da payı vardır.

Benzer Sayfalar:

Nazım Şekilleri  Divan Şiiri  Divan Şairleri Edebi Sanatlar  Aruz Vezni  Divan Edebiyatı

Kaynak:Mine Mengi-Eski Türk Edebiyatı Tarihi

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle