|
BAZI KAYNAKLARDA adının «Nuh» olduğu kayıtlı ise de asıl adı İsâ'dır. Bu gerçek, şâirin, Ahmed Paşa hakkında söylediği: Necati'nin dirisinden ölüsü Ahmed'in yeğdir Ki İsâ göklere ağsa yine dem urur Ahmed'den beytinden de anlaşılmaktadır. Lâtifi Tezkiresi'nde «Abdullah oğludur» denilmiş bulunulmasına bakılarak devşirme çocuklardan biri olduğu yargısına varılabilirse de kesin değildir. Necati, Edirne'lidir. Doğum tarihi bilinmiyor. Kendisini ihtiyar bir kadının ya da Sâilî adlı bir şâirin yetiştirdiği, yüksek öğrenim görmediği ve Kastamonu'da şöhret bulduğu tezkirelerin verdiği bilgilerden anlaşılmaktadır. Fatih Sultan Mehmed'in ihsanına nail olan Necâtî, Bayezid II. tarafından da takdir edilmiş; Şehzade Abdullah'ın maiyetinde, Karaman'da Divan Kâtibi olarak bulunmuş; H. 888/M. 1483'de şehzadenin ölümü üzerine H. 910/M. 1504 yılına dek yine saraya dönerek Bayezid II. tarafından korunmuş; bu arada Müeyyedzâde Abdurrahman Çelebi tarafından da ayrıca himaye edilmiştir. 1504 yılında bu defa Şehzade Mahmud'un nişancısı olarak Saruhan Sancağına giden Necâtî, H. 913/M. 1507 yılında bu şehzadenin de ölmesi üzerine tekrar İstanbul'a dönmüş ve ölümüne kadar Sadakat-i Padişâhî deh tahsis edilen aylık bin akçe ile geçinmiştir. ölümü H. 25 Zilkade 914/M. 27 Mart 1509 tarihindedir. Necâtî, dile ve tekniğe hâkim bir şâirdir. Sâde, samimî, külfetsiz, âşıkane gazelleri gerçek değerini ortaya koyar. Türkçe mazmunları ve atasözlerini kullanmak bakımından da devrinin en büyük şâiri sayılmıştır. Fuzuli'yi, Baki'yi ve hattâ Nedim'i etkilemiştir. Söyleyiş ve sanat kudreti bakımından kendisinden sonra gelen şâirlerden pek de geri kalmaz. Necâtî ile Dîvân şiirimizin kurulma devrini tamamlayıp yükselme devrine girdiğini ileri süren yazarlarımız da vardır. GAZEL Çıkalı göklere ahum şereri döne döne Yandı kındîl-i sipihrün ciğeri döne döne Ayağı yir mi basar zülfüne ber-dâr olanun Zevk u şevk ile virür cân ü seri döne döne Şâm-ı zülfünle gönül Mısrı harâb oldı diyu Sana iletdi kebûter haberi döne döne Sen durub raks idesen karşuna ben boynum eğem İne zülfün koça sen sîm-beri döne döne Kâ'be olmasa kapun ay ile gün leyi ü nehâr Eylemezlerdi tavaf ol güzeri döne döne Sen olasan diyu yir yir asılub âyîneler Gelene gidene eyler nazarı döne döne Ey Necâtî yaraşur mutribi şeh meclisinün Raks urub okuya bu şi'r-î teri döne döne Benzer Sayfalar: Nazım Şekilleri Divan Şiiri Divan Şairleri Edebi Sanatlar Aruz Vezni Divan Edebiyatı
|