Felsefe

Fotoğraf

Zati PDF Yazdır e-Posta
Divan Edebiyatı - Divan Şairleri

Ziya Paşa'nın, Türk şiirine temel koyan şâir­lerin üçüncüsü» saydığı Zatî, Balıkesirlidir. Sahî ve Lâitifî tezkirelerine göre asıl adı Bahşî, idi. Âşık Çelebi Tezkiresi'nde ise, asıl adının Satılmış olduğu ve halk ara­sında kısaca Satı diye çağırıldığı için Satı'yı değiştirip Zatî mahlasını aldığı, ancak Zâtî'nin kendisine «asıl adı­nın İvaz olduğunu» açıkladığı ve İvaz'ın, ebced hesabiy­le Zâtî'nin doğum tarihini gösterdiği kayıtlıdır.

Zâtî'nin iyi bir eğitim görmediği, medresede okuma­dığı anlaşılıyor. Ancak, olağanüstü bir kabiliyete sahip olduğu ve şiir yazması için gereken bilgileri, bu arada farsçayı öğrendiği de muhakkaktır. Uzun bir ömür sür­müş, özellikle Bayezid II. devrinin son zamanlarında or­taya çıkan karışıklıklar sonucunda kendisini koruyan Ali Paşa'nın şehîd, Müeyyedzâde ile Tâcizâde Cafer Çelebi'nin mallarının yağma edilmesi sebebiyle himayeden mahrum kalmış, yoksul düşmüştür. Sağırlığı yüzünden devlet memurluğuna alınamamış, ömrünün sonlarına doğru Bayezid Camii avlusunda bir dükkân açarak rol milcilik, muskacılık yapmıştır. H. 953/M. 1546 yılında muhtemelen 77 yaşında ölmüştür. Parası olmadığından cenazesi, Âşık Çelebi, Selikî, Yahya Bey gibi şâirlerin yardımıyla kaldırılarak Edirnekapı dışarısına gömülmüş­tür.

 

Velût bir şâirdir. Lâtifî'ye göre, «3000 Gazeli, 1000 Rubaisi ve Kıtası, şehr-engîzi, lûgazları, Hikâyet-i Ahmed ü Mahmud'u, Siyer-i Nebisi, Mevlîd'i, Şem ü Perva­nesi, Husrev ü Şîrîn tarzında Ferruh-nâme'si» vardır.

Bu kadar çok yazmış bir şâir olması Zâtî'nin değer­siz eserler meydana getirmesine yol açmıştır. Çoğu ıs­marlama yazılmış bu basit manzumelere bakarak Zâtî'yi değerlendirmek ve onu küçültmek kuşkusuz hatalı bir davranıştır. Geçimini sağlamak için bir floriye, bazan 30 ya da 20 akçeye bir Kaside yazmak zorunda kalan bir şâirin sık sık tekrarlara düşmesi ve aldığı ücret karşı­lığında basit şeyler yazması doğaldır. Ama Zâtî'nin gerçekten güzel, değerli gazelleri, kasideleri de elimizdedir ki bunları Zâti gibi yarım yamalak öğrenim görmüş bir kimsenin yazabileceğine ihtimal verilemez. Bu bakımdan Zâtî'nin bilinenden daha fazla okumuş olduğunun ya da olağanüstü bir zekâya ve sanat kudretine sahip bulun­duğunun kabulü gerekir. Çağının en değerli şairlerinden­dir. Genç şâirlere hocalık etmiş, zaman zaman devlet bü­yüklerinin de takdirini görmüş, ama lâyık olduğu hayat düzeyine erişememiştir. Bunda sağırlığı kadar, âvâre ya­radılışının da etkisi olduğu söylenir. Çağdaşları bile şa­yet yoksul ye sağır olmasaydı verdiklerinden kat kat daha değerli eserler verebileceklerini ifade etmişlerdir. Zatî, XVI. yüzyılın büyük şâirlerini de etkilemiş de­ğerli bir şâirdir.

 

                              GAZEL

Noldun inlersin felek her-câyi cânânun mı var

Seyr ider her menzili bir mâh-ı tâbânun mı var 

Benzüni ey bû-stân fasl-ı hazân mı itdi zerd

Yohsa başı taşra bir serv-i hırâmânun mı var 

Ağlayub feryâd idersin her nefes ey andelîb

Hâr ile hem-sâye olmış verd-i handanun mı var 

Yoluna cânum revân itsem gerek cânâ didiim

Yüzüme bin hışm ile bakdı didî cânun mı var 

Zülf-i dil-ber gibi ey Zatî perişansın yine

Çevri bî-had yohsa bir yâr-i perîşânun mı var

Benzer Sayfalar:

Nazım Şekilleri  Divan Şiiri  Divan Şairleri Edebi Sanatlar  Aruz Vezni  Divan Edebiyatı

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle