|
Kaynakların hakkında fazla bilgi vermedikleri Avni Yenişehir'de doğmuştur. Adı Hüseyin'dir. İyi bir aileden geldığ bilinen Yenişehirli Avni, doğum yerinden ayrılıp İstanbula geldikten sonra çeşitli devlet görevlerinde bulunmuş; bir ara divan katibi olarak Bağdat'a gitmiştir. Kaynaklar, Avni'nin, İstanbura döndükten sonra eşini ve oğlunu arka arkaya kaybetmesi üzerine ömrünün geri kalan kısmını derbeder ve maddi sıkıntı içerisinde geçirdiğini yazarlar. Bu bilgilerin yanı sıra, Avni'nin Mevleviliği benimsediği, derviş yaradılışlı olduğu için eserlerini düzenleyip yaşarken yayımlayamadığı onunla ilgili söylenenler arasındadır. Eserleri ve Edebi Kişiliği Divan: Avni'nin bütün şiirlerini içinde topladığı sanılan Divan oldukça hacimli olup İstanbul'da yayımlanmıştır. Mesnevi Tercümesi: Mevlana Celaleddin Rumi 'nin Mesnevisi'nin ilk üç cildinin Türkçeye mensur çevirisidir. Elde müsvedde halinde bulunan bu çevirinin eksik olduğu sanılmaktadır. Ab-name: Avni'nin, Bahariye Mevlevihanesi'nde bulunduğu dönemde orada çekilen susuzluğu anlattığı eseridir Abdülhamid'e sunulmuş olan manzum mensur karışık, dilekçeniteliğindeki bu kısa eser yayımlanmıştır. Suyla ilgili mazmunlara yer verdiği için edebiyat açısından ilgi çekicidir. Mir'at-ı Cünun: Tamamlanmamış bir Mesnevi olan bu eserde davranışları normal olmayan tipler mizahi bir dille anlatılır. Ateşgede: Avni'nin Şeyh Galip 'in Hüsn ü Aşk'ına nazire olarak yazdığı ancak tamamlayamadığı başka bir eseridir. Nihan-ı Kaza: Kaynaklarca, elde bulunmayan ancak varlığı bilinen bu eseri Avni'nin Siham-ı Kaza'dan etkilenerek yazdığı ve daha sonra da yaktığı bildirilmektedir. Bu eserlerinin yanı sıra Yenişehirli Avni'nin başka eserlerinin de olduğu kaynakların verdikleri bilgiler arasındadır. Avni, eski geleneğe bağlı kalmakla birlikte, Divan şiirinin 19. yüzyılda yeni bir görünüm kazanması için eskinin çağın gerekleri doğrultusunda değiştirilmesi gerektiğine inanan, bu nedenle de yeni bir söyleyiş arayışında olan bir şairdir. Ancak, alçakgönüllü, iddiasız bir şair olması ve yazdıklarına fazla özen göstermemesi nedeniyle Osmanlı şairleri arasında layık olduğu yeri alamamıştır. Ayrıca döneminin birçok şairi gibi o da şiirlerinde laubaliliğe düşmekten, zaman zaman sıradan bir şair olmaktan kurtulamamıştır. Bu duruma rağmen gerek kendi döneminde gerekse sonraki dönemlerde iyi şair olarak itibar görmüştür. Benzer Sayfalar: Nazım Şekilleri Divan Şiiri Divan Şairleri Edebi Sanatlar Aruz Vezni Divan Edebiyatı
|