|
Eski Yunan'm üç büyük trajedi yazarından biri ( SOPHOKLES ve EURİPİDES) olan Aiskhylos.soylubir ana-babadan doğdu. Marathon, Salamis ve Plataia savaşlarına katıldı. Trajedi yarışmalarında on üç kez birinci geldi ve Atinalılar tarafından çeşitli biçimlerde onurlandırıldı. Syrakusai (günümüzde Siracusa) tiranı Hieron'un çağrısıyla Sicilya'ya giderek, onun ölümünden sonra da orada yaşadı ve yetmiş yaşındayken Gela'da öldü, Atinalılar Aiskhylos'a özel bir saygı göstermişler, hatip Lykurgos tunçtan bir heykelini yaptırmış, trajedileri çoğaltılarak bir tapmağa konmuş ve özel bir görevli tarafından korunmuştur. Aiskhylos' un ölümüyle ilgili olarak Latin tarihçisi Valerius Maximus'un aktardığı, daha sonra da La Fontaine'in sözünü ettiği bir efsane vardır. Buna göre, Aiskhylos, bir kartalın pençesinden kurtulan bir kaplumbağanın, kafasına düşmesiyle ölmüştür. YENİLİK GETİREN BİR YAZAR Homeros'un yapıtlarını, Hesiodos' dan esinlenen ozanları, Yunan lirik ozanlarını özellikle de Solon'u çok iyi bilen Aiskhylos, trajedi alanında köklü değişiklikler yapmış, özellikle trajediye ikinci bir kişi sokarak, diyalogu, trajedinin temel öğesi haline getirmiştir (ondan önce trajedilerde koro dışında bir tek oyuncu vardı; o da, anlatacaklarını iki şarkı arasında dile getiriyordu). Böylece Aiskhylos'la birlikte koro, olayın akışında daha az bir yer tutmaya başlamış ve o ana kadar trajedinin temel öğesi olan şarkılar, ikinci dereceden bir öğe olmuşlardır. BİR TANRIBİLİMCİ Klasik trajedinin kurucusu Aiskhylos aynı zamanda bir tanrıbilimcidir. Trajedi yazarlığı ile tanrıbilim-ciliği yapıtlarında, Sophokles ve Euripides'te pek görülmeyen bir biçimde kaynaştırmış, gerek efsanelerden esinlenerek yazdığı Hiketides (Yalvaran Kızlar), Hepta epi Thebas (Thebai'ye Karşı Yediler ; Oidipus efsanesini ele alır) ve Oresteia (Atreus efsanesini ele alır) adlı trajedilerinde, gerek gerçek olayları dile getirdiği, Salamis savaşını anlatan Persai (Persler) adlı oyununda sürekli olarak insan ile tanrı arasındaki bağlantıyı işlemiştir. Ama yapıtına yanlış yaklaşan Goethe ve Schiller, titan mitini yeni bir yorumla ele aldığı Prometheus adlı yapıtındaki kahramanın (Prometheus), kültürün kurucusu ya da insanlığın kurtarıcısı, Victor Hugo "cezalandırılan bir asi", Michelet de "çaba harcayarak özgürlüğe kavuşma "nın simgesi olduğunu ileri sürmüşlerdir. Böylece, bu eski tiyatronun, gerçek bir korku siyaseti üstüne dayalı kutsal bir korku tiyatrosu olduğu unutulmuştur. Med savaşları döneminde yaşayan Aiskhylos'un yapıtları (Thebai'ye Karşı Yediler, Persler aslında, savaşın,genel olarak da insanlık durumunun korkunçluğunu sergilerler. Aiskhylos'un yapıtlarında tanrılann özellikleri ile insanların özellikleri birbirini bütünler. Böylece, Sokrates öncesi felsefenin kurtulamadığı çelişki, Aiskhylos'un tiyatrosunda ortadan kalkar. Eserleri: Aiskhylos'un yazdığı yaklaşık seksen tiyatro oyunundan (trajediler ya da yerli dramlar) günümüze ancak bazı bölümler ve yedi trajedi kalmıştır: Hiketides (Yalvaran Kızlar); Hepta epi Thebas (Thebai'ye Karşı Yediler); Prometheus Desmotes (Zincire Vurulmuş Prometheus) Persai (Persler); Agamemnon, Knoephoroi ve Eumenides (bu üç oyun Oresteia üçlemesini oluşturur.)
|