Felsefe

Fotoğraf

Bertolt Brecht PDF Yazdır e-Posta
Dünya Edebiyatları - Alman Edebiyatı

Bir küçük sanayicinin oğlu olan Bertolt Brecht, 1918'de tıp öğreni­mini savaş nedeniyle yarıda bıraka­rak Augsburg'daki bir hastanede hastabakıcı olarak çalışmaya başla­dı. Savaştan sonra, Münih Üniversi­tesi'nde öğrenimini sürdürdü ve spartakistlerin bozguna uğramasıy­la sonuçlanan devrim hareketine katıldı. Savaşı izleyen karışıklık dönemini, 1927 yılında yayımladığı şiir derlemesinde dile getirdi: Ber­tolt Brechts Hauspostille. Öfke ve siyasal başkaldırma konusu ile doğanın temel güçlerine teslim olma, toprak anaya dönüş isteği gibi konuların birbirini izlediği bu şiirle­rin sonuna eklediği "Zavallı B.B.'nin Yakınması" başlıklı bölümde, son­raki yapıtlarında en çok kullanacağı eğretilemelerin ilk örneklerini verdi:Asfalt kentler; karnı tok centilmen; yıkım; gelişme yanılgısı, ilk tiyatro oyunlarından Baal (1918'de yazılmıştır) ve İm Dickicht der Stadte'de (Kentlerin Cengelin­de, 1921) anlatımcılığa bağlı kaldı: Büchner'in Woyzeck adlı oyununu anımsatan Baal,kısa sahnelerle kesi­len uzun bir şiirdir;bu sahnelerde, toplumun ezdiği, tutsak kıldığı in­san, kendi etkinliği, kendi gerçekliği içinde ele alınır. 

Daha sonraki yıllarda anlatımcılık­tan uzaklaşan Brecht, Berlin'de, dönemin büyük tiyatro yönetmenle­rinden Max Reinhardt ve Erwin Piscator'un yanında çalıştı ve sana­tını geliştirdi. O dönemde yazdığı Trommeln in der Nacht (Gece Çalınan Trampetler, 1922; Kleist Ödülü) ve Mann ist Mann (İnsan İnsandır, 1926) adlı oyunlarla, bir "siyasal tiyatro" anlayışına önem verdiğini gösterdi. 

Kurt Weill'in müziği ve Pabst'ın fil­miyle geniş halk kitlelerine yayılan Üç Kuruşluk Opera (Dreigroschenoper, 1928) adlı yapıtıyla dünya çapında üne kavuşan Bertolt Brecht, aynı yıl içinde Mahagonny Kentinin Yükselişi ve Çöküşü'nü (1928) yazdı. O tarihten sonra marxçı harekete yaklaştı ve 1929 yılından başlaya­rak, Öğretici Oyunlar genel adı altında topladığı tek perdeli oyunla­rı yazmağa yöneldi. Başlıca örneğini Kuraldışı ve Kural'in (1930) oluştur­duğu, Brecht'in, seslenmek istediği seyircilerin yaşına göre değişik biçimlerde düzenlenmiş bu oyunlar­la "epik tiyatro" doğmuş oldu. 

YABANCILAŞTIRMA ETKİSİ 

Brecht, epik tiyatro anlayışı içinde, bir yandan biçimsel açıdan gelenek­sel tiyatronun yöntemlerine karşı çıkarken (klasik kahramanların ye­rini, çatışma halindeki toplumla karşı karşıya gelerek bölünen, bo­yun eğmek ya da karşı koymak zorunda kalan kişiler alır), bir yandan da burjuva ahlakının çeliş­kileri ve tuzakları olarak gördüğü özellikleri ortaya koydu. Bunları gerçekleştirmek için de, sahne ile seyircilerin bulunduğu salon, oyun­cu ile rolü, birey ile toplum, seyirci ile oyuncu, canlandırılan kişi ile algılanan kişi arasında diyalektik bir bağlantı kuran yabancılaştırma etkisi'ne baş­vurdu (böylece, tiyatro gösterisi aracılığıyla, izleyenleri bilinçlendi­receğine inanıyordu).. Sahnede oynananın bir oyun olduğu bilincini korumak için film, projek­siyon, anlatıcı, üstünde yazılar bulunan levhalar, maskeler, vb. araçlardan yararlanarak oyun ile oyuncular ve seyirciler arasında bir "mesafe" yaratmayı başardı. 

Bu görüşlerini 1931 yılında Gorki'nin Ana adlı yapıtına uyarladıysa da, oyun yasaklandı ye Brecht, Hitler'in iktidara gelmesiyle Almanya'dan ayrılmak zorunda kaldı. Bu nedenle, en ünlü ve en özgün yapıtlarını, Fransa, Rusya ve A.B.D'de yazdı: III. Reich'ın Büyült Korkusu ve Sefaleti (1934); Yuvarlak Kafalar ve Sivri Kafalar (1936, nazizm üstüne sert bir inceleme oluşturur) ;Cesaret Ana ve Çocukları (Mutter Courage und İhre Kinder, 1938); Galileo Galilei (1939); Sezuan'in İyi İnsanı (Der Gute Mensche von Sezuan, 1939); Bay Puntila ile Uşağı Matti (Herr Puntila und sein Knecht, 1940); Arturo Ui'nin Önlenebilir Yükselişi (Der Aufhaltsame Aufsheg des Arturo Ui, 1942); Kafkas Tebeşir Dairesi (Der Kaukasische Kreidekreis, 1945). 1947'de A.B.D'den ayrılıp İsviçre' ye geçerek Hölderlin'inden uyarla­dığı Antigone'yi sahneye koyduktan sonra, 1948'de Doğu Berlin'e yerleş­ti. Doğu Berlin'de,ölümüne kadar, karısı Helene Weigel'le birlikte kurduğu ve yazarlık, sahneye koyuculuk, öğreticilik etkinliklerini bir arada yürütme olanağı bulduğu Berliner Ensemble tiyatro topluluğunu yönetti.

Oyunlarının yanı sıra kuramsal yazılar da yazan, bu yazılarında özellikle epik tiyatroya bir yöntem, bir teknik kazandırmayı amaç alan ve müziğin, pantomimin, maskelerin kullanıldığı Eskiçağ, Asya, Ortaçağ tiyatrolarının da temeli saydığı yabancılaştırma etkisi'ni açıklayıp geliştiren Brecht'in söz konusu kuramsal yapıtları arasında Gerçeği Yazarken Karşılaşılan Beş Güçlük (1935), Tiyatro İçin Küçük Araç (1949), Halk Tiyatro Oyunları Üstü­ne Düşünceler (1950), Tiyatroda Diyalektik (1955) sayılabilir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle