|
Demiryolu müfettişliği yapan bir emekli subayın oğlu olan Rainer Maria Rilke Prag'da bir din okuluna gitti; daha sonra Sankt-Pölten Askeri Okulu'na girdi. Askerlik mesleğine hazırlanmasını kısa sürede bir yana bırakıp Linz'e, klasik bir öğrenim görmeye gitti ve daha sonra Prag Üniversitesi'nde felsefe ve sanat tarihi derslerini izledi. YARATICI BİR ÇALIŞMA Bu arada, Alman ve Avusturya dergilerinde şiirler ve düzyazı metinler yayımladı. Ama her şey, onu, edebiyat yaşamından uzaklaştırıyor ve tam anlamıyla içsel gönül gözüyle seyreden, gizli bir yazıya sürüklüyordu. Hölderlin ve Nietzsche gibi Rilke de "tek başına kalmış"tı. 1897'de LouAndreas-Salome ile karşılaştı ve yakın bir ilişki kurdu. Floransa'da ve Rusya'da (Nisan-Haziran 1899, Mayıs-Ağustos 1900) bulundu ve o sırada Die Weise von Liebe und Tod des Cornets Christoph Rilke'yi (Sancaktar Christoph Rilke 'nin Aşk ve Ölümünün Öyküsü) yazdı. 1901'de, Rodin'in öğrencisi genç heykelci dara Westhoff ile evlendi ve ondan bir kızı oldu: Ruth. Rilke, 1902'de Paris'e gitti ve Rodin'in sekreteri oldu. Cassette sokağına yerleşerek Andre Gide'in deyişiyle "yaşama olanaklarıyla bir diyalog" olan büyük yapıtı Malte Laurids Brigge 'nin Notları'nı (Die Aufzeichnungen des Malte Laurids Brigge) yazmaya koyuldu. Avrupa'da ve Akdeniz'de geziler yaptı (Kuzey Almanya, Baux-de Provence, Dalmaçya, Cezayir, Mısır, Venedik, Bohemya). 1900-1905 yılları arasında önemli sayılan çeşitli yapıtlar yayımladı: Üç kitaptan oluşan Das Studenbuch (Dua Kitabı): Von Mönchischen Leben (Manastır Yaşamı Üstüne, 1899), Von der Pügerschaft (Hac Üstüne, 1901), Von der Armut und von Tode (Yoksulluk ve Ölüm Üstüne, 1903); DasBuch derBil-der (Görüntüler Kitabı, 1902); Neue Gedichte (Yeni Şiirler, 1907). "DUİNO AĞITLARI" Rilke Malte Laurids Brigge 'nin Notları'ndan sonra ağır bir sinir bunalımı geçirdi. Önce psikanalizden geçmeyi düşündüyse de sonra bunu reddetti. Thurn und Taxis prensesinin daveti üzerine Duino Şatosu'nda tek başına yaşadı (1912). Adriya denizi kıyısındaki bu yalnızlık, Duino Ağıtları' nı (Duineser Elegien) yazmaya sürükledi onu. Toiedo ve Ronda'da (Şubat, 1913) esin dolu saatler yaşadıktan sonra Loulou Albert-Lassard ile dostluk kurdu ve daha sonra Valais'yi birlikte tanıdığı "Merline" ile karşılaştı (1920). Bu sırada Rilke, Sierre yakınında Muzot Şatosu'na yerleşti. Duino Ağıtları'nı bitirdi ve Die Sonette an Orpheus'u (Orpheus Soneleri) yazmaya koyuldu. Ekim 1926'da, Muzot bahçelerinde kestiği bir gülün dikenleriyle yaralandı; aynı zamanda kan kanseri hastalığına yakalandı (bu olay, "gülün öldürdüğü ozan" efsanesinin kaynağıdır). 29 Aralık 1926'da Valmont'da öldü. Rarogne'da (Valais) 2 Ocak 1927'de gömüldü. "AÇIK "TA GÖRMEK Kitabın başlangıcı -sürgün çıraklığı-olan Malte'nin (Rilke'nin) boğuntusu, "korkuncun varlığı "nı dile getirir. Orada ölüm, bir dinginlik ve karanlık meyvesi gibi olgunlaşmaktadır: Ölüm, çevresindeki her şeyin değiştiği meyvedir. Yapıt, çalışma, bilgi, beceri gerektirdiği gibi aynı zamanda yalnızlık ve susmadır. Ölümün görünmez büyümesi, bundan ötürü gizemli bir uzamı, sınırsızın uzamını, Öteki Yan'ı dile getirir. Orada, bakışımızla kendisinden uzaklaştığımız bir tek şeyde değilizdir artık: "Tüm gözleriyle yaratık Açıkta görüyor mu? Yalnız gözlerimiz tersine dönmüş gibi." Demek ki "Açık", şiirdir, imgenin ve sözün alanıdır. Ölümü, kişi-dışı bir olay haline getirmek, yaşanmış uzamı iç uzam haline getirmek (ve böylece gülü, uykunun simgesi olarak seçmek), gezici sözün korkunç meleğinin bulunduğu orpheusçu uzamı duyabilmek, Rilke'nin Duino Ağıtları'nda hayranlık verecek biçimde dile gelen temel deneyimdir.
|