Felsefe

Fotoğraf

Johann Gottfried Herder PDF Yazdır e-Posta
Dünya Edebiyatları - Alman Edebiyatı

 

Johan Gottfried Herder 1742 yılında Doğu-Prusya’da Mohrungen kasabasında bir kilise kethüdası ve bir öğretmenin oğlu olarak doğdu. Diakonus Trescho bu istidatlı çocuğu evine aldı ve kütüphanesinde çalışmasına izin verdi. Yedi sene savaşı dolayısıyla Doğu Prusya’yı Ruslar işgalleri altında bulunduruyorlardı. Ordu doktorlarından biri bu çocuğu alarak Königsberg'e götürdü ve bu suretle Herder ora­da felsefe ve Theologie tahsil etti. Zamanın tanınmış profesörü İmmanuel Kant ile tanışmağa muvaffak oldu. Açık felsefî dersleri, matematik ve astronomi öğretimi onda büyük bir tesir yaptı. Üniversite dışı ona İngi­liz dilini ve Shakespaere'in eserlerini öğreten Hamann'a bütün kalbiyle bağlandı.

Herder pedagoji faaliyetiyle şöhret bulduğundan 1765 yılında Riga'­ya öğretmen ve vaiz olarak davet edildi, kısa bir zamanda tanındı.

1769 a kadar orada kaldı. 1766 da ilk büyük eseri olan «Yeni Al­man Edebiyatının Fragmentleri» ni çıkardı. Bu eser ilk önce «Edebiyat Mektuplarına»  bir zeyl olarak gösterilirse de bundan tamamen başka bir nev'idir. O geniş tutulan bir plâna göre esas şartları ve Alman ede­biyatının istikbalini görünür, münakaşa edilir bir duruma soktu. Asıl cevher bu fikirler altında büyüdü. Plân karma karışık oldu, eser hakikî bir kıymet olarak kaldı. Lessinge karşı Herder münferit eserler değil, tersine güzel dil bakımından amacına doğru gider ve o zamanki edebiyat durumunu dil noktasından taslaklandırır. Bunda insan hayatının, çocukluk çağının; gençliğin insan yaşlılığının ve ihtiyarlığın analogie dilini ayırt eder. Dilin gençlik devrini Hamann'ın fikrine göre, şiirin zamanı olarak tersimedir. Sonraki erginleşme basamaklarına güzel nesrin gelişi­mi ve bilimin zarif şekli gelir. Herder tabii ve suni şekilde meydana gelen şiiri birbirinden ayırt ve her hangi yabancı bir edebiyatın tak­lidini reddeder. O her hangi bir eserin doğmasını şairin fikrinden ve plânlı çalışmasından meydana gelmesini ister. Lassing'in aksine, ifadesi genel tezatlardan uzak ve berraktır, anlatış tarzı tamamen başkadır, Üslûbu çok hararetli ve muhteşemdir. Aynı zamanda Hamann'ın etkisi altındadır, sert ve yırtıcıdır.

İlk büyük eseri “Die kritische Wâlder„ olup kendini “Laokoon” a bağlar. Bu “Waldchen - Ormancık,, acayip unvan, Hamann'ın aynı şekilde isimlendirilmiş eserlerini hatırlatır. Antik yazar, Status'e benzer. Lessing'in rica ve ısrarlarına Herder kıymetli zeyiller verir. O kuvvetlice musiki ile şiiri, heykeltıraşlıkla ressamlığı ayırır ve Lessing'in aksine Homeri de her tarafta bilgi yaratan sanatkâr olarak görür. Halk şiirinin sadeliğini «Naivitât» gösterir. «Wâldchen> in en mühimi dördüncüsüdür. Plâstik, heykeltıraşlık sanatını parmakla dokunma ve fikir sanatı olarak yorumlar ve bu eser muhtelif sanat hakkında kendi kıymetli düşünce, görüş ve mütalâalarını ihtiva eder. Bu kitabın senelerden sonra unvanı değişerek «Plastik» namı altında tekrar basılmıştır.

Onu yakından tanıyan bir çok arkadaşlarıyla uzak duranlar ken­disini müellif ve yazar olarak tanımış olmalarına rağmen, anlaşılmayan bir inatla eserlerini tanıtmak istemiyordu. Hoşa gitmeyecek teşevvüşler içine düştü, bütün yazarlığı Riga'da bırakarak 1769 senesinde buradan ayrıldı, seyahate çıktı, Fransa’ya gitti. Fransa’da kaldığı müddetçe Almanlığını daha iyi anladı ve onda halk şiiri fikri kuvvetlendi.

Avdetinde Güney Almanya’ya dönmüşse de sonraları tekrar Strassburg'a gitti. Goethe onu burada tanıdı. Bu buluşma bundan sonraki Alman edebiyatının çiçeklenme ve gelişmesinde büyük âmil oldu.

Herder Strassburg'ta «Dilin Kökü» hakkındaki eserini bitirdi. Berlin İlini Akademisi tarafından bu suale verilecek cevaba konmuş olan mü­kafatı kazandı. Herder, Goethe ile tanışmasında Shakespaere'i mütalâaya ve tetkike daldı, halk şarkıları toplamağa başladı. Perey'nin İngiltere’ye yaptığı gibi Herder'de Almanya’ya bunu tatbik etmek istiyordu.

Çalışmalarından bu yüzyılının en mühim anıtları (Uçan Yapraklar) «Von deutscher Art und Kunst» tur. Onlar andançlar olup 1775 de yayınladı. Herder'den başka Goethe ve mümtaz tarihçi Justus Möser'de bunlarla meşgul oldu. Strassburg günlerinden iki muhtıra; “Der Auszug aus einem Briefwechsel über Ossian und die Lieder alter Völker,, ve “Shakespaere,, hakkında bir mübahese vardır.

Briefwechsel'de, bilhassa halk şiirinin olağanüstü önemi, bir nazım melodisi gibi izah edilir. Zira Ossian'ın iddia olunan şiirlerinde Herder halk şarkıları gördü. Bundan dolayı der ki: Bir millet ne kadar iptidai ise onun şiirleri fikir üzerine o nispette tesir yapar. Uzak veya yakından alınan örnekler halk şiirinin kuvvet ve sıhhatini gösterir ve neticede Alman halk şiirlerinden bahsederek onlar için Herder, Percy gibi bir toplayıcı ister, der. Örnekleri arasında Goethe'nin halk şarkısı olarak göndermiş olduğu Heidenröslein'den “Fabel Şarkıcılar,, da bulunur. Sha­kespaere hakkındaki “Muhtırada,, Britanya’nın büyük dramcısını Yunan­lılara karşı şiddetlice tezat içinde gösterir ve onun bu durumunu bul­duğu muhtelif içtimaî ve medenî şartlar içinde izah eder. Bu bakımdan Shakespaere'i sahneye getirir.

Her iki ilâve büyük bir tesir yaptı. Onların fikir ve düşünceleri Goethe tarafından da kuvveden fiile çıkarıldı. Lessing tarafından ehem­miyet verilmemiş olan Alman liriği, halk şarkılarına dayanılarak bambaşka bir karakter aldı. Anakroenikin şakası ve Ode'lerin serbest ve şiddetli hareketi; derunî ve hakikî sesler, nizamlaşmış tesir ve duygularla yeni­den atıldı. Baladlar da ilk olarak eski İngiliz halk şarkıları örnek gös­terilerek Alman şiir sanatına dikkati çekti. Herder büyük Alman halk şarkılarından bir dergi hazırladı ve buna bir haşiye kattı. Ancak 1778-1779 yıllarında onun «Halk Şarkıları» yayınlandı. 1771 de Herder saray vaizi olarak Lüxenburg'a çağırıldı, orada 1776 senesine kadar beş yıl kaldı. Bu müddet içinde yalnız theologiye ait eserler yazdı. Bu zaman zarfın­da Goethe ile muntazaman mektuplaştı. Genç arkadaşı yani Goethe Weimar'da hükümet büyüklerinden olduğu zaman, tesir icra ederek Herder'i Superintenden: Yüksek Protestan rahibi olarak Weimar'a çağırdı. Herder burada hayatının sonuna kadar kaldı. 1784-1791 yıllarında en büyük eseri olan “İdeen zur Philosophie der Geshichte der Menschheit” ile uğraştı.

Bu zamanlar Herder'in şiirleri de güzel çiçeklendi. Her ne kadar istidatlı bir adam için bu şiirlerin kuvveti mahdut ise de, o serbest olarak bilhassa Yunanca’dan taklitler yapmağı tecrübe etti ve küçük şiirler bile yazdı. Dramatik eserler ve tercihen Opera text - metinleri yazmağa koyuldu ki bu şiirlerin ekserisi “Zerstreute Blâttern,, de toplanmıştır. Bu meyanda genç Şiller ve Goethe ile yakından münasebet ve dostluk kurdu. 1803 de ölen bu arsıulusal şahsiyetin ancak 1805 de Alman ulusuna bıraktığı son armağanı “Der Cid„ yayınlandı. Bu, Romanzen içinde bir destandır ki iki İspanyol harp kahramanı Don Rodrigo de Vivar'ın hayatını hikâye eder, Romanztaç nevidir. Bunlar Herder'in bir çok taklitlerinden en iyisi ve orijinalidir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle