|
XVI. yüzyılın başlangıcında 1480-1540 yıllarında yaşayan doktor ve sihirbaz Faust'un efsanelerinden bahseden birçok hikâyeler doğdu. Buna dair ilk hikâyeler (1587) yılında bir halk kitabında görürüz. Bu kitapta Faust'un şeytanla her insana nasip olmayacak bir bilim ve kudret elde etmek için mukavele yaptığı hikâye edilir. Zaman geçtikçe Faust efsanelerinde Gretchen adında genç bir kızda karışır. Bu kız Goethe’nin Faust'unda Margarit'e inkılâp eder. Bu mevzu üzerine muhtelif eserler yazılmıştır. Meselâ: XVI, yüzyılda İngiliz şairi ve tiyatro yazarı Christopher Marlowe de en eski Faust kitabının tercümesini esas tutarak 1588-90 yılları içinde The tragical History of the life and death of Dr. Faustus = Faust'un hayat ve ölümünün efsanevî hikâyesi ismi altında ilk Faust dramını yazmış ve bu dram da ancak 1604 yıllarında basılmıştır. Yalnız Morlow'un eserinde, efsaneden ayrı olmak üzere Faust'u kendi tarafına çekmek isteyen biri fena diğeri de iyi olmak üzere iki arkadaşa rastlanır. Goethe'nin dramı ise mevzu hakkında yazılan eserlerin en nefisidir. Goethe'nin Faust'u Allah ile şeytan arasına konulmuş bir insandır. Faust bu eserde ilk şekillerinin hilâfına olarak Mefistofeles yani şeytan, Faust'un zevklere boğulup kendini kaybetmesine muvaffak olamaz. Sonunda da sihirbaz şeytanın elinden kurtulur, 1859 da ilk defa Paris'te oynanmış olan Gounod'un Faust operası da Goetho'nin Faust operasından alınmıştır. Goethe'ain Faust'undan bazı parçalar Bugün sahnede gördüğümüz Faust dramının ilk parçasını Lâtince Dedicatio manasına ithaf serlevhasını taşıyan ve ilk altı mısraı çapraz ve son iki mısraı mesnevi tarzında kafiyelenmiş sekiz mısralık dört kıt'adan mürekkep olan şiir teşkil eder. Armağan, okuyucuya hitabeden ve gençlik günlerinin duygularını ve bu duygulara bir zamanlar şairle beraber iştirak etmiş olan sevgili ve candan dostların hayal ve hatıralarını bir an için canlandırmak maksadıyle yazılan ağıtsal ve lirik bir şiirdir. Bir zamanlar bulanık gözlerime görünen, Silik, titrek hayaller, geliyorsunuz yine. Denermiyim bu sefer sizleri tutmayı ben? Akar mı kalbim hâlâ o şiirin hayaline ? Sis ve buğu içinden göklere yükselirken Geliyorsunuz! Peki, girin kalbim içine ! Sizleri kucaklayan o büyülü nefesler, Bağrımı taze gençlik heyecanı ile besler. Sahnede Prolog'dan bazı parçalar : Muhtelif insana bu mucizeyi işleten, Yalnız şairdir; dostum, yap bunu bugün hemen. Parlayan şey doğmuştur sadece bir an için, Asıl olan kaybolmaz, kalır her zaman için.
|