|
Zengin ve soylu bir ailenin çocuğu olan İvan Sergeyeviç Turgenyev babasını üç yaşında kaybetti. Moskova ile Petersburg'da öğrenim gördü. 1838-1841 yılları arasında yaşadığı Almanya'da felsefeyle uğraştı; Bakunin'le arkadaşlık etti. Rusya'ya dönüp başkentteki edebiyat akımına katıldı; Bielinski'yle dostluk kurdu ve küçük bir şiirle (Paraşa, 1843) kendini tanıttı. BİR TARTIŞMACI 1847-1850 yılları arasında yazmış olduğu ve 1852'de derlenen Avcının Notları (Zapiski Ohotnika), büyük ün kazanmasına yol açtı. 1843'te opera sanatçısı Pauline Viardot (Malibran' ın kızkardeşi) ile karşılaştı ve yaşamının sonuna kadar ona platonik bir aşkla bağlandı. Avrupa'da bir süre (1847-1850) kaldıktan sonra, Petersburg'daki edebiyat yaşamına etkin olarak katıldı. Şiirler, öyküler, eleştiriler ve sabırsızlıkla beklenip tartışmalara yol açan romanlar yayımladı. Nekrasov'un yönettiği Sovremennik (Çağdaş) dergisiyle uzun süre ilişkisi oldu, ama sonunda, bu dergiyle bağlantısını kesti. Yaşamının son yirmi yılını Avrupa'da ve özellikle Almanya ile Fransa'da Viardotlarla birlikte geçirdi. Rusya'ya yalnızca yazları geçirmek için birkaç aylığına gitti. Düzyazı Şiirler'ini çevresindekilerden birine yazdırttıktan sonra hayal kırıklığı ve acı içinde Fransa'da öldü. Flaubert'in, Daudet'nin, Zola'nın arkadaşı olan Turgenyev, Avrupa'da gerçekten tanınmış bir Rus yazarıydı ve Rus edebiyatını Avrupa'ya tanıtmak için büyük çaba harcamıştı. RUSYA'NIN BETİMLENMESİ Turgenyev'in bir aşk öyküsüne bağlı toplumsal - ruhbilimsel bir inceleme niteliği taşıyan altı romanı, soylu aydınların yaşamını dile getirir. Rudin (1856), hem özgürlüğe kendini adamış heyecanlı bir kişi, hem de işe yaramayan, bir girişimde bulunamayan "fazlalık" bir kimsedir. Bir Asilzade Yuvası (Dvoryanskoye Gnezdo, 1859) 1830-1840 yıllarının idealist soyluları olan Lavretski ailesinin öyküsüdür. Devrim Öncesi (Nakamune, 1860), Turgenyev'in güncelliğe ilişkin ilk romanıdır. Babalar ve Oğullar'da (Odsıy i Deti, 1862), nihilist kahraman Bazarov'un simgelediği yeni genç demokratlar kuşağı ele alınır. Yoğun bir tartışmaya yol açan bu roman, Turgenyev'in edebiyat yaşamımn, siyasal bağlanmasının ve toplumsal etkisinin doruk noktasını oluşturur. Dıym'da (Duman, 1867) reforma karşı olanları eleştirir. Sığıntı'da (Nov, 1877), 1870 yıllarının halkçı hareketini ele alır. Güncellikle yakından bağlantılı olan Turgenyev'in romanları, ustaca işlenmiş olmasına karşın günümüzde biraz eskimişlerdir. Buna karşılık öyküleri, özellikle de Avcının Notları (1852), İlk Aşk (Perveya Lyubov, 1860) bütün canlılıklarını korumuşlardır.Turgenyev'in belli yöntemlere indirgenmesi güç ve izlenimci olan sanatı, bu öykülerde bütün rahatlığıyla kendini gösterir ve yazarın, doğa ile insanlara duyduğu sevgi de apaçık bir biçimde ortaya çıkar.
|