|
Galiçya kökenli soylu bir ailenin çocuğu olan Camoens, Coimbra Üniversitesi'nde eski yunan ve latin edebiyatları öğrenimi gördü (1539); şiirleriyle saray çevresinde ün kazandı; ama aşk ilişkileri yüzünden başı derde girince sürgüne gönderilmesi (1546) üstüne orduya girdi. Fas'taki bir savaşta yaralanarak (1547) sağ gözünü yitirdi. Lizbon'a döndüğünde (1549) yeniden saray çevresine girdi. 1552 yılında, bir düello sonucu tutuklandı ve bir yıl sonra serbest bırakıldıysa da, yeniden ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. 1553'te Hindistan'a giderek yeniden çarpışmalara katıldı. Bir süre için Goa'da kaldıktan sonra Macao'ya gönderildi (1558). O tarihten sonra Os Lusiadas adlı yapıtını yazmaya başladı (Goa'ya dönerken bindiği gemi batınca yüzerek karaya çıktığı, yüzerken yapıtını bir eliyle dalgaların üstünde tuttuğu söylenir). Goa' da zimmetine para geçirmekle suçlanarak tutuklandı. Serbest bırakılınca Mozambik'e gitti (1567); sonra Lizbon'a döndü (1570). Os Lusiadas'ı yayınladıktan sonra, 1572 yılında İcral tarafından aylığa bağlandı. Kralın ölümü üstüne (1578) yoksul düştü ve Lizbon'da çıkan veba salgını sırasında öldü. OS LUSİADAS On türkü ve sekizer dizelik 1 102 kıtadan oluşan Os Lusiadas'in adını, Portekiz'in eski ya da efsanevi adı Lusitania'dan alan Camoens, bu yapıtında XVI. yy'ın başında Vasco da Gama'nın fetihlerinin ve yolculuğunun anlatısı aracılığıyla ülkesinin tarihini anlatmış, bu arada büyük ölçüde mitolojiden yararlanmıştır. Yapıtın başlangıcında Olympos tanrıları, Hindistan' ın Portekizlilere verilmesi işinden söz ederler. Bacchus'ün karşı çıktığı bu düşünceyi Mars, özellikle de Venüs benimserler. Gama ve arkadaşları bütün yapıt boyunca, Bacchus'ün düşmanlığı nedeniyle çeşitli tehlikelere göğüs germek zorunda kalırlar: Mağribîlerin saldırısına uğrarlar; korkunç bir fırtınaya tutulur, bu felaketten ancak Venüs'ün yardımıyla kurtulurlar. Önce Melinde sonra da Kaliküt kralları tarafından karşılanan Gama, onlara Portekiz'in tarihini anlatır. Gama ve arkadaşlarını güçlendirmek ve ödüllendirmek için Venüs, Okyanus'un ortasında karşılarına büyülü bir ada çıkarır; denizciler bu adada Thetis ve su perileri tarafından karşılanırlar. Thetis, Gama'yı, tepesinden bütün evreni görebildiği bir dağa götürür ve ona gökcisimlerinin Yer'e ve Yer'deki halklara doğru olan hareketlerini betimler. Yapıtın sonunda fatihler ve havariler belirir. YENİ BİR ANLAYIŞ Yapıtında hem Eskiçağa özgü konuları, hem ulusal geleneği, hem de kendi öz deneyimini kaynaştırmak isteyen Camoens, Odysseus'unkine benzer uzun bir yolculuğu, deniz yaşamı ve egzotik ülkeler üstüne bildiklerinden yararlanarak anlatmış, kompozisyon yöntemlerini ve konularını Vergilius'un Aeneis adlı yapıtından alarak, mitoloji temelini h-ristiyanlığa özgü öğelerle yenilemiştir.Os Lusiadas,bilimin bulgularına son derece açık, egzotizm ve serüven meraklısı, yeni anlayışta bir sanatçının yapıtıdır. İlk modern destan yazarı sayılan Camoens, Rimas adlı yapıtıyla da bir sonraki yüzyılda lirizmin canlanmasına yol açmıştır. Bir bakıma klasik portekizcenin kurucusu sayılabilecek olan Camoens, uzun süre Avrupa'da pek tanınmamış, Tasso ve Fenelon'a (Telemaque) esin kaynağı olmuş, XIX. yy'dan sonra da ünü dünyanın her yanına yayılmıştır
|