Felsefe

Fotoğraf

Boccaccio PDF Yazdır e-Posta
Dünya Edebiyatları - İtalyan Edebiyatı

Certaldolu İtalyan tüccar Boccaccino ile dul bir Fransız kadının yasadışı ilişkilerinden doğan (bu ilişki konusundaki bilgiler pek kesin değildir) Boccaccio, annesinin ölümü üstüne Floransa'ya babasının yanına giderek ticaret ve hukuk öğrenimine başladı. On beş yaşına gelince her iki alanda bilgisini artırmak için Napoli'ye gönderildi; ama kendisini büyüleyen bu kentte, eğlence yaşamına daldı; saraya kabul edilip kral ailesinden Maria d'Aquino'nun sevgilisi oldu. Böyle­ce, öğrenimini bütünüyle bir yana bırakarak, sevdiği kadının etkisiyle ilk anlatısı olan Filocolo 'yu (Aşk Üzgünü) yazdı. Maria d'Aquino'dan ayrılınca 1341'de Floransa'ya dön­dü. 1341-1349 arasında bazen Floransa'da.bazen Napoli'de yaşadı ve sık sık yolculuklara çıktı. O tarihte babası ölünce Floransa'ya yerleşti. Bir yandan yazı yazmayı sürdürür­ken bir yandan da siyasal çevrelere girip, çeşitli görevler üstlendi. Na­poli kraliçesinin isteğiyle yazdığı Decameron 'un yayımlanmasıyla (1353), büyük bir üne kavuştu. Bütün yaşamı boyunca kilise adam­larına düşmanlık beslemişken, 1362' den başlayarak çok dindar bir ömür sürmeye koyuldu. Petrarca'yla mektuplaşıp, onun etkisiyle eski Latin ve Yunan yazarlarının yapıtları üstün­de çalışmaya koyuldu. Ölünceye kadar yalnızca latince yapıtlar ve Dante üstüne yorumlar yazdı.

DECAMERON 

İlk İtalyan hümanizmacılarından olan Boccaccio, hümanizmacı mera­kıyla coğrafya, tarih, ahlak, filoloji gibi çeşitli alanlarda da inceleme­ler yapmıştır. Bir veba salgınını büyük başarıyla anlatan Decame­ron'un önsözü, titiz gerçekçiliğiyle Rönesans'ın habercisi sayılabilir. Decameron onar öykülük on diziden oluşur: 1348'de Floransa'daki veba salgını sırasında yedi genç kız ile üç delikanlı avunmak için kıra çekilir; her biri günde bir öykü anlatarak on gün geçirirler (yapıtın adı da bura­dan gelir: Decameron: "On gün"). Boccaccio konularından hiçbirini kendi yaratmamış, kendinden önce­ki öykücülerden, Fransa'dan gelmiş masalcılardan ya da doğrudan doğruya sözlü geleneklerden almış, ama bunları uyarlarken, çağının toplumunu görüntülemeyi başarmış­tır.Boccaccio, kahramanlarının davra­nışlarını anlatışındaki gerçekçiliği yüzünden, ahlaksızlıkla suçlanmış­tır; oysa bir çağın bütün yaşama anlayışını yansıtan Decameron, sa­ray aşkı ile cinsel özgürlüğün kaynaştırıldığı bir yapıttır. Anlatı içinde anlatı yöntemi, anlatıcıların ve yazarın zaman zaman konunun dışına taşmaları, Binbir Gece Ma­salları 'nı anımsatır ve barok edebi­yatın habercisidir. Bir başka "dil yaratıcısı" olan Chaucer, Canterbury Öyküleri'nde buradan esinlen­miştir. Kendini Petrarca ve Dante' den çok aşağı bir ozan sayan" ve bütün yeteneğini öykülerine döken Boccaccio, üslubunun arılığı, zen­ginliği sayesinde, İtalyan düzyazı sanatının yaratıcısı olmuştur.

 Eserleri:

LATİNCE YAPITLARI

De casibus viranım illustrium (Ünlü Kişilerin Talihsizlikleri); De claris mulieribus (Ünlü Kadınlar); Genealogia deorum gentilium (Paganların Tanrılarının Soyağacı); De' montibus, silvis, fluminibus (Dağlar, Ormanlar, Akarsular). Coğrafya yapıtları: Bucolicum carmen, çoban şiirleri. 

İTALYANCA YAPITLARI Lirik şiir: Soneler ve baladlar.Destansı şiir: Filostrato (Sevda Çeken) ve Teseida. Pastoral şiir: Ninfale FiesolanoAlegorik şiir: Amorosa Visione; Ameto.Düzyazı: İlahî Komedya'nın yorum­ları; Dante ve Petrarca'nın yaşam-öyküleri; Corbaccio (Kocamış Kar­ga)Aşk romanları: Filocolo (Aşk Üzgü­nü); Fiammetta (1343). Öykü: Decameron (1353'e doğru).

 

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle