Felsefe

Fotoğraf

Luigi Pirandello PDF Yazdır e-Posta
Dünya Edebiyatları - İtalyan Edebiyatı

TİYATRO İÇİNDE TİYATRO

 

Sırasıyla Palermo, Roma, Bonn üni­versitelerinde öğrenim gören ve 1981.'de Bonn Üniversitesi'nde, doğ­duğu bölgenin dili üstüne almanca bir doktora tezi yapan Luigi Pirandello, 1897'de Roma Yüksek Öğretmen Ens­titüsü Dil ve Edebiyat Bölümü'ne öğretmen olarak atandı ve 1921'e kadar bu görevde kaldı. Öte yandan, İtalyan basın ve edebiyat yaşamına katıldı. Şiirler (Mal giocondo [Gülümseyen Acı], 1889), romanlar [L'Esclusa [Saf-dışı], 1893), öyküler (sonradan [Novelle per un anno [Bir Yıl İçin Öyküler] başlığı altında toplandı) yayımladık­tan sonra, bu yapıtlarında işlediği "yaşam ve biçim çatışması" konusu­nu "savlı komediler"inde yeniden ele alarak geliştirdi: Size Öyle Geliyorsa Öyledir (Cosi e [se vi pare], 1917); Ma non e una cosa seria (Ama Bu Ciddi Bir Şey Değil, 1918): Tutto per bene (Her Şey prima, meglio di prima (Önceki Gibi, Öncekinden îyi, 1920). Aynı çatışma konusunu şu üç oyununda da ele al­dı: Altı Kişi Yazarını Arıyor (Sei personaggi in cerca d'autore,1921);Gascuno a suo modo (Herkes Kendi Havasında, 1924); Bu Akşam Tuluat Ya­pıyoruz (Questa sera si recita a soggetto, 1930). Bu üç oyun, tiyatro için­de tiyatro anlayışını getiren bir üçle­me oluşturuyordu; gerçekten de söz konusu oyunlar, yalnızca sahnede,tiyatro salonunda, bir tiyatronun loca­sında, koridorlarında ya da fuayesin­de geçmiyor.ama bir tiyatroyu oluştu­ran bütün öğelere (kahramanlar, oyuncular, yazarlar, topluluk yöneti­cileri, sahneye koyucular, tiyatro eleş­tirmenleri, seyirciler) yayılarak olabi­lecek bütün çatışmaları göstermeye, simgelemeye çalışıyordu.

 

YAŞAM VE BİÇİM

 Pirandello'da çok yönlü gelişmesi "di­yalektik bir çekirdeğe" dayanan, ki­mi kez tersyüz edilmiş, kimi kez de çe­şitlendirilmiş aynı konu ("yaşamın ve biçimin çatışması") birbirini izleyen yapıtlar gerektirir. Pirandello'nun ti­yatro sistemi, aynı zamanda, birbiri­ni bütünleyen birçok diyalektikle canlı hale gelir: İçerinin ve dışarının, saflı­ğın ve suçluluğun, sahnenin ve salo­nun, gerçeğin ve deliliğin diyalektiği. Yapıtının odak noktasına, değişmez bir biçimin içinde yer almak isteyen bilinç ile her zaman yeni biçimlerin yaratıcısı olan yaşamm karşıtlığı ola­rak tanımladığı "mizah"ı koyan Pirandello, bu karşıtlığın ortadan kaldırıla­mayacağı anları sahneledi ve hatta söz konusu karşıtlığı oyunlarının te­mel ilkesi durumuna getirdi. Böylece, bir eylem ya da bir durum trajiği de­ğil, bir "bilgi" trajiği yarattı ve bu mi­zah, insanın dramının özü gibi görü­nüp evrensel bir boyut kazandı. Pirandello'yu, öykü ve romanlarında ol­duğu kadar, tiyatro oyunlarmda da ki­şilik sorunu üstünde yepyeni yakla­şımlara iten de işte bu görüş oldu. Pirandello 1934 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. 
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle