|
Dünya Edebiyatları -
İtalyan Edebiyatı
|
|
Yoksul bir ailenin çocuğu olan Salvatore Quasimodo bu nedenle öğrenimini erkenden yarıda bırakmak zorunda kaldı. Roma'da tek başına (1921) latince ve yunanca öğrendikten sonra Milano'da İtalyan edebiyatı öğretmeni oldu. Bu arada gazetelerde tiyatro eleştirileri de yayımlanıyordu. Latince ve eski yunancadan çeviriler de yapmaya başladı. Böylelikle, Yunan tragedya yazarları (Aiskhylos, Euripides, Sophokles) ve Latin ozanlarının (Catullus, Ovidius, Vergilius) yapıtlarını italyancaya aktardı. Quasimodo'nun lirik şiir derlemelerinde birbirini izleyen üç etki göze çarpar; bu etkiler nedeniyle anlaşılması güç bir ozan haline gelmiştir. Nitekim önceleri bir Eskiçağ akımına kapılan, ardından Fransız simgecilerinin, özellikle de Mallarme'nin etkisine giren ozan, daha sonra Valery'nin ardından, evren karşısında insanın zihinsel sıkıntılarını son derece yoğun bir üslupla dile getirmeyi denedi. Ama 1930'dan sonra kapalı şiir akımına karşı çıkarak, 1932'de yayımladığı Oboe Sommerso'âa (Batık Kaval) yeni dönem şiir anlayışını benimsedi. Başlıca lirik derlemelerinde (Acque e ierre [Sular ve Topraklar, 1930], Ed e subito sera [Ve İşte Birdenbire Akşam, 1942], La vita non e sogno [Yaşam Düş Değildir, 1949], Laimpareggiabile [Benzersiz Yeryüzü, 1958]), yalnızlığın melankolik bir anlatımına yer veren ozan, bunu ince, bilgili ve gerçeği mite dönüştüren bir dille yansıttı. 1959 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış olan Quasimodo şiir ve çeviri çalışmalarını yaşamının sonuna kadar sürdürdü.
|