|
Soylu ama yoksul bir cerrahın oğlu olan Miguel de Cervantes Saavedra, çok genç yaşta şiirler yazmaya başladı. 1569 yılının sonlarına doğru, oda hizmetkârı olduğu İspanya' daki Papalık elçisi İtalyan kardinal Acquaviva'yla Roma'ya gitti. 1570' te don juan de Austria'nın ordusuna yazıldı; İnebahtı deniz savaşında yaralanınca (1571), sol elini kullanamaz hale geldi. Birçok savaşa daha katıldıktan sonra İtalya'ya döndü. İspanya'ya giderken yolda korsanların eline düşüp, kardeşiyle birlikte köle olarak Cezayir'e götürüldü (1575). Rahiplerin kurtulmalık ödemeleri üstüne serbest kalarak (1580) İspanya'ya döndü ve evlendi (1584). Ertesi yıl La Galatea adlı pastoralinin ilk bölümünü yayımladı ama,yoksulluktan kurtulamadı. Yenilmez Armada'nın araç gereç aldığı sırada (1587) Endülüs'te erzak görevlisi oldu. Bu arada Novelas Ejemplares 'in (Örnek Öyküler) birkaçını yazdı. 1605 Ocağında Don Kişot 'un ilk bölümünün yayımlanmasından sonra,Novelas Ejemplares (1613) ye Ocho comedias 1615) adlı güldürü dizisini, Viaje del Parnaso'yu (Parnassos'a Yolculuk) yayımladı (1614). Don Kişot'un ikinci bölümünü yayımladıktan birkaç ay sonra hastalanarak öldü. İspanya'nın başlıca yazarlarından olan Cervantes, "yaşamdan parçalar" olan Örnek Öyküler'inin de son derece başarılı olmalarına karşın, dünya çapındaki ününü Don Kişot adlı yapıtı sayesinde kazanmıştır. Şövalye romanlarının sonunu vurgulayan parodinin ötesinde, bütün insanlığın ince, derin ve zekice bir tablosunun çizildiği bu romanda planın birliğinin;serüvenlerin şaşırtıcı çeşitliliğinin vurguladığı yaratıcı güçle Don Kişot, Walter Scott'un deyimiyle "insan ruhunun başyapıtlarından biridir". Don Kişot ile Sanço Panza'nın ölümsüz tipleri (biri çıldırmak üzere, ama soylu, cesur, katışıksız bir ülküyle canlanan, öbürü silik, ezik, bencil, ama sağduyuyla dolu, içten ve özveriye yatkın iki tip) karşıtlıklarıyla insanın iki yönünü simgelerler. Ayrıca, romandaki bütün tipler, ne kadar önemsiz olurlarsa olsunlar, bu iki temel figür karşısında silik kalmazlar; her biri gerçekle, yaşamla doludur. Söz konusu gerçeklik ve doğallık yeteneği, Cervantes'in bir yalınlık, canlılık ve nükte örneği gibi cömertçe yaydığı konuşmalarda da görülür. Bu eleştirili yapıt hiçbir zaman karamsar ya da iç karartıcı değildir; tersine, çok içten bir neşe havası taşır. Yayımlandığında büyük bir başarı kazanan ve İspanya' da on iki bin örnek satılan Don Kişot, birçok dile çevrilmesine karşın, bir kenarda unutulmuş ve ancak XVIII. yy'da yeniden keşfedilerek yeni çevirileri yapılmıştır (Fielding ve Sterne, yapıtı taklit etmişlerdir). XIX. yy'daysa, Byron'un eleştirilerine karşın, bütün ülkelerin romantik yazarları, yapıta ilgiyle yönelmişler ve Don Kişot, birçok yapıta esin kaynağı olmuştur
|