|
Bir banka memurunun oğlu olan Robert Browning, on altı yaşında Londra Üniversitesi'ne girerek altı ay süreyle eski ve modern dillerle ilgili dersleri izledi. Shelley ve Keats'in yapıtlarını okuduktan sonra, içindeki yazarlık esinini fark etti.l835'te .konusu Goethe'nin Faust unu çağrıştıran Paracelsus'u yayımladı. Asıl kişiliğini Dante'nin Araf'ında canlandırdığı bir kişinin düşsel yaşamöyküsü olan Sordello'da (1840) buldu. Kullandığı üsluptaki yenilikle ve olay örgüsünü düzenlemedeki gözüpeklikle, eleştirmenleri ve okurları şaşırttı. Strafford oyununu yazdığı 1837yılından başlayarak, kendini, dokuz yıl boyunca boş yere tiyatro alanına kabul ettirmeye çalışan (oyunları arasında özellikle, İtalya'ya duyduğu saygıyı lirik bir biçimde yansıtan Pippa Passes [1841], sayılabilir). Browning,1846'da ünlü bir ozan olan Elizabeth Barrett'le tanışıp, bir yıl sonra gizlice evlenerek, eşiyle birlikte Floransa'daki Casa Guidi'ye yerleşti. 1855 yılında Men and Women'ı (Erkek ve Kadın) yayımladı. Karısı 1861'de ölünce, Floransa'dan ayrılıp Londra'ya dönerek, kız kardeşiyle birlikte yaşamağa başladı. The Ring and the Boolc'un (Yüzük ve Kitap, 1868-1869) yayımlanmasından sonra ünü yaygınlaşan Browning, 1880 yılında başarısının doruğuna ulaştı: Gerek İngiltere'de,gerek A.B.D'nde çeşitli edebiyat çevreleri, yapıtlarını yorumlamaya başladılar. ANLAŞILMAZLIKLA SUÇLANAN BİR YAZAR Browning, romantiklerden esinlendiği lirizmi, klasiklerden esinlendiği tümtanrıcı (panteist) felsefe anlayışıyla, XLX. yy. Victoria çağma bağlanır;ama, üslup düzleminde getirdiği yeniliklerle ve değişik dil arayışıyla da, modern bir ozan sayılır. 1840 yılında yayımladığı Sordello' yla başlayarak eksiltili bir anlatıma ve konu dışı ayrıntılara yönelen sanatçı,yapıtlarında olay örgüsü anlatılmayıp, ancak üstü kapalı bir biçimde sezdirildiği için, yaşamı boyunca anlaşılmaz bir yazar olmakla suçlanmıştır. Browning'in İngiliz edebiyatına en büyük katkısı, monolog tekniğini tiyatrodan romana aktarmasıdır. Düşüncenin gizli eylemlerini yazınsal bir dille beürlemeye yarayan bu teknik, Virginia Woolf ve james Joyce'un araştırmalarının öncüsüdür. Başyapıtı olan 20 000 dizelik manzum romanı, The Ring and the Book, tasarlanış bakımından son derece çağdaştır: Bir cinayeti konu alan yapıtta, aralarında katil ile kurbanın da bulunduğu 10'u aşkın kişi, monologlarıyla aynı olayı değişik biçimlerde yorumlarlar. Dramatis Personae'nin (Oyun Kişileri, 1864) bazı bölümleri de, iç monologlarda ortaya çıkan lirizmle dikkati çeker. Sanatçının, daha geleneksel bir anlayışla yazdığı şiirlerindeyse, ender raslanan bir biçim ustalığına ulaştığı görülür.
|