|
Fransız yazarı (Paris, 1808-Paris, 1855).Napolyon'un Büyük Ordu'sunda görevli bir hekimin oğlu olan ve iki yaşındayken annesi ölen Gerard de Nerval'in (asıl adı Gerard Labrunie'dir) çocukluğu,Valois'da,Mortefontaine'de büyükbabasının kardeşi Antoine Boucher'nin yanında geçti. Burada geçirdiği yıllar, özellikle de Valois'nın manzaraları, efsaneleri kendisini yakından etkiledi. 1820'de babası görevden dönünce Paris'e giderek Charlemagne Lisesi'ne girdi, Theophile Gautier ile tanıştı romantik yazarların toplantılarına katıldı, Alman romantik edebiyatına ilgi duydu ve Goethe'nin Faust'unu fransızcaya çevirdi (1828). 1834'te tıp öğrenimi görürken ailesinden otuz bin frank miras kaldı; bunun üzerine İtalya'ya yolculuğa çıktı. Dönüşünde, tanıştığı tiyatro oyuncusu Jenny Colon'a âşık oldu; ona övgüler yayımlamak için Le Monde dramatique (Tiyatro Dünyası) adlı dergiyi çıkardı ve bütün parasını bu uğurda harcadı. Sevdiği kadın 1838'de bir müzikçiyle evlenince, Nerval'in düşüncesinde beliren kadın idealinin mitsel imgesi bütün yapıtlarında etkili olmaya başladı. Almanya, Belçika ve Avusturya' ya (burada Listz ve Marie Pleyel ile tanıştı) gitti. Bu tarihe kadar kuruntular, düşler içinde yaşayan Parisli bir edebiyatçıdan başka bir şey değildi. 1841'de ruh sağlığı iyice bozulunca hekim Blanche'ın kliniğine yatırıldı. İyileştiğinde, Jenny Golon'un öldüğünü öğrenince, Mısır, Suriye, Lübnan ve Türkiye'yi kapsayan bir Doğu yolculuğuna çıktı. Nerval için "düşün gerçek yaşam içinde açılması" başlamıştı artık. Bütün yolculuğu boyunca, düşlerini değişik mitoloji tanrıçalarını izleyerek gerçekleştirmeye çalıştı. Dönüşünde kaleme aldığı Doğu Yolculuğu 'nda (Voyage en Orient, 1851) da yolculuk anılarından çok, ruhsal sarsıntılarına, ruhsal arayışına yer verdi. Artık gizli öğretilere, dinler tarihine ilgi duyuyordu. Geçirdiği deneyimler sonucu düşün ikinci bir yaşam olduğunu ve benin, varlığım, düş içinde bir başka biçimde sürdürdüğünü ileri süren Nerval, düşün bir bulma ve tanıma gücü bulunduğunu, ruhlar dünyasıyla bağlantı kurmayı sağladığını ve böylece bireysel bilincin yalnızlığa düşmesini engellediğini söylüyordu. Bu arada yeni ruhsal bunalımlar geçirdi ve 1849-1852 yılları arasında birçok kez akıl hastanesine yatırıldı. İyileşince, çocukluğunu geçirdiği Valois'ya gitti ve Sylvie (1853; öykü) adlı yapıtı üstünde çalıştı; 1854'te Almanya'ya gitti. Les İlluminâs'de (1852; denemeler) ve Les Chimeres' de (Kuruntular, 1854; soneler) hafifçe ortaya koyduğu mitsel evrenin görüntülerine, yaşamının son üç yılında gerçekleştirdiği Les filles du feu (Ateşin Kızları, 1854; öykü) ile Aurelia ou Le Reve et la vie (Aurelia ya da Düş ve Yaşam, 1855; roman) adlı başyapıtlarında (Aurelia 'yi akıl hastanesine son girişinde yazmıştı) kesin biçimini verdi. Artık tam anlamıyla başıboş bir yaşam sürmeye başlamıştı. 1855 yılı ocak ayının bir sabahında Paris'te Vieille-Lanterne sokağında kendisini asmış olarak bulundu. Şiirleriyle çağdaş Fransız şiirinin öncülerinde biri olan Nerval'in (gerçeküstücüleri etkilemiştir) düzyazıları da düş ile gerçeklik, anı ile hayal arasında bağlantı kurması açısından önemlidir. Nerval'in yukarda belirtiğimiz yapıtları dışında, tiyatro oyunları da vardır: L 'Alchimiste (Simyacı, 1839); Leo Burckart (1839); L İmagier de Harlem (Harlem Resimcisi, 1851).
|