|
Ana ve babasını çok küçük yaşlarda yitiren Jean Racine, 1645-1658 yuları arasında Port-Royal rahibeleri tarafından yetiştirildi; daha sonra Harcourt Koleji'nde mantık öğrenimi gördü. 1660'ta, Louis XIV'ün evliliği üstüne bir "od" olan La Nymphe de la Seine'i (Seine'in Perisi) yazdı. (1660 ve 1661'de yazdığı Amasie ve tes Amours d'Ovide [Ovidius'un Aşkları] adlı iki trajedi kaybolmuştur). Rahip olmak amacıyla Uzes'e gitti (1661), ama burada umduğunu bulamayarak yeniden Paris'e döndü. Kendini yeniden tiyatroya verdiyse de ilk trajedisi La Thebaide (1664) fazla başarı kazanamadı. Buna karşılık, Alexandre le Grand (Büyük İskender, 1665) adlı trajedisi döneminin en önemli yazarlarından biri olmasını sağladı. 1667'de Andromaque adlı trajedi alanındaki ilk başyapıtını yayımladı. Daha sonra Les Plaideurs (Davacılar, 1668; komedi), Britannicus (1669); Berenice (1670), Bajazet (1672), Mithridate (1673), İphigenie (1674), Phedre'i (1677) çıkardı. Racine bütün bu oyunlarda aynı ölçüde başarılı olmamasına karşın, gerek edebiyat çevreleri, gerekse tiyatroseverler tarafından döneminin en büyük oyun yazarı olarak kabul edildi. Yalnızca Corneille yanlıları onun yeteneklerini kabul etmek istemediler, buna karşılık, özellikle saray Racine'in yanında yer aldı. 1677'de trajedi yazmayı bırakan Racine' in bu kararında çeşitli nedenler etkili oldu. Louis XIV tarafından, yazarlık mesleğiyle bağdaşan bir yanı bulunmayan sarayın resmi tarihçiliğine atanması; Phedre adlı oyununa karşı yöneltilen saldırılar daha önceleri bozuştuğu Port-Royal ile yeniden uzlaşması; vb. Mayıs 1677'de Parisli bir noterin kızı olan Catherine Romanet ile evlenen Racine'in yaşamında burjuva dönemi denebilecek yeni bir dönem başladı. On iki yıllık bir aradan sonra, Mme de Maintenon'un isteği üstüne Saint Cyr Okulu öğrencileri için son iki oyunu olan dinsel esinli Esther (1689) ve Athalie'yi (1691) yazdı. Tiyatroya karşı düşmanca tutumda olanların baskısıyla Mme de Maintenon'un bu oyunu oynatmamaya karar vermesi üstüne Racine, dinsel esinli trajediler yazmayı bıraktı. Bundan sonra, çocuklarının eğitimiyle ilgilenerek ve koyu bir Hıristiyan olarak yaşadı. Bu sıralarda kral Louis XIV ona çok özel bir yakınlık gösterdi ama Racine, Port Royal'a bağlılığını saklamadı. Yazarlık değerini yitirmedi ama saygınlığı da azaldı. 1698'de hastalanarak 21 Nisan 1699'da öldü. YAPITLARININ ÖZELLİKLERİ Klasik Fransız edebiyatının tiyatro alanındaki başlıca temsilcilerinden biri olan Racine'nin trajedileri bir bütün olarak ele alındıklarında, Corneille ile Quinault'nun yapıtları arasında özel bir yer tutar. Gerçekten de 1660'tan sonra, aşkı ikinci plana atan ve ahlaki düşünceyle siyasal düşüncenin egemen olduğu bir trajedi anlayışını benimseyen Corneille'e ve duygusallığın ağır bastığı, aşkı kaçınılmaz, akıldışı bir güç olarak gören Quinault'ya karşılık Racine, tutkuyu, ona sahip olanı cinayete ve ölüme sürükleyen dayanılmaz bir güç olarak ele alır. Öte yandan, Racine'in kahramanları başta aşk tutkusu olmak üzere bütün tutkuları, bütün biçimleriyle ortaya koyarlar: Hırs (Agrippine, Agammemnon, Mithridate, Athalie); ana sevgisi (Andromaque,Clytemnestre);gençlik aşkı (junie, Monime, İphigenie, Berenice, Esther); zalimce aşk (Oreste, Hermione, Neron, Roxane, Phedre, Eriphile, Mithridate). Racine'in trajedilerinde kadının ön sırada yer aldığım da özellikle belirtmek gerekir. Oyundaki kişileri ve kişilerin konumlarını her zaman üslubuna uygun düşüren Racine klasik trajedi kurallarına tam anlamıyla uymuştur. Eserleri: La Thebaîde (1664); Alexandre le Grand (Büyük İskender, 1665); An-dromaque (1667); Les Plaideurs (Davacılar, 1668; komedi); Britannicus (1669); Berenice (1670): Bajazet (1672); Mithridate (1673): İphigenie (1674); Phedre (1677); Esther (1689); Athalie (1691).
|