Felsefe

Fotoğraf

Arthur Rimbaud PDF Yazdır e-Posta
Dünya Edebiyatları - Fransız Edebiyatı

Arthur Rimbaud'nun çocukluğunun geçtiği aile geleneği iki yönlü olarak belirdi: Annesi otorite ve burjuva konformizmini temsil ediyordu; Afrika hayranı bir asker olan babasıysa serüven meraklısıydı ve bu merakı onu karısını ve çocuklarını terk etmeye it­ti.

  

Rimbaud, Charleville Koleji'nde, er­ken gelişmişliğiyle öğretmenlerini şaş­kınlığa düşürdü. Şiire olan yeteneği­nin belirdiği Mayıs 1870'te Sensation,Ophelie ve Credo in Unanı adlı şiirle­rini Thedore de Banville'e (1823-1891) gönderdi. Ağustos 1870'te parasız olarak Paris'e kaçtı ama, Paris'e var­dığında yakalanınca, retorik öğretme­ni Izambard onu annesinin yanına ge­ri götürdü.

  

Dayanılmaz bir kaçma, kurtulma ge­reksinimi Arthur Rimbaud'yu Belçi­ka'ya (Ekim 1870), Paris'e (Şubat-Mart 1871) yeni kaçışlara itti ama, her seferinde yeniden Charleville'e geri döndü. Şiirler' i de bütün yaşamı gibi hareket ediş ve dönüş, başkaldı­rı ve boyun eğme, bağırış ve suskun­luk karşıtlıklarını yansıtarak birbiri­ni izledi: lesAssis (Oturmuşlar); les Pauvres a 1 'eglise (Kilisede Yoksullar); Ma boheme; les Effares (Şaşkınlar). Şiirlerinde ince alaylar, dokunaklı kaçma ve özgürlük isteği, şiddetli ve kendine özgü bir anlatımla kendini gösterdi. Hangi konuyu ele alırsa al­sın, başkaldırı olgusuna yer verdi: Aşk (Venüs Anadyomene, Mespetites amoureuses (Benim Küçük Âşıkla­rım]); din (Les Premieres Communions); yurtseverlik (L'Eclatante victoire de Sarrebrück [Parlak Saarbrüç­ken Zaferi]). Rimbaud, Le Chant de guerre parisien (Paris Savaş Şarkısı) ve Paris se repeuple 'de (Paris Kala­balıklaşıyor) Paris Komünü'nü anlat­tı.

  

Bu dönemde yazdığı Sesliler Sonesi (Sonnet des voyelles) ve Sarhoş Gemi (Le Bateau ivre) gibi şiirleri yeni bir şiir sanatının habercisi oldular. Ma­yıs 1871'de Paul Demeny'ye gönderdiği bir mektupta ("Lettre du voyant") yönelimini dile getirerek yeni bir şiir sanatının eklemleniş biçimlerini açık­ça belirtti. "Uyaklı düzyazı"yı ve "uyumlu yaşam" idealini reddetti. Ona göre ozan, bütün duyuların uzun, yoğun ve akılcı bir biçimde altüst edil­mesi yolundan geçerek oluşacak bir "gönül gözüyle gören" kişi olmalıydı. Kendine özgü bir dili, bir anlatımı da ancak bu yolla elde edebilecekti. "Okumuş kişiler, dize kuranlar" adı­nı verdikleriyle bağlantılarını kopara­rak, ozandan gerek düşünce gerek bi­çim açısından yenilikler beklediğini söylüyordu. Rimbaud, şiirini özgürlü­ğüne kavuşturacağına inandığı bu ye­nilikleri de, içki (aksent) içerek, haş­haş kullanarak, Verlaine'le skandal yaratacak bir ilişkiye girerek sağla­maya çalıştı.

  

Daha önce mektuplar aracılığıyla şi­irlerini gönderdiği Verlaine'in çağrı­sı üstüne Ekim 1871'de Paris'e gitti. Birlikte tam bir başıboş yaşam sür­dürdüğü Verlaine'in karısını terk et­mesine neden oldu. Rimbaud'nun Temmuz 1872'den Temmuz 1873'e ka­dar Verlaine'le birlikte Belçika ve Londra'ya yaptığı yolculuk bozuşmay­la sona erdi: Brüksel'de aralarında çı­kan bir kavga sonucunda Verlaine, Rimbaud'ya iki el ateş ederek onu ha­fifçe yaraladı. Verlaine iki yıl hapse mahkûm oldu. Rimbaud da, Charlevil­le'e geri dönerek evinin çatı katına ka­pandı ve burada Cehennemde BirMevsim' i (Une Saison en enfer, 1873) bitirdi. Bu sıralarda henüz on dokuz yaşındaydı.

  

Bir tutku ve bunalımın ürünü olan Ce­hennemde Bir Mevsim "dehşetli öyküler" çevresinde eklemlenen çılgın bir itiraftır ve Rimbaud bu yapıtta Av­rupa uygarlığına olan nefretini vurgu­lar. Brüksel'de başına gelen olayın so­nucunda yazılmış olan ve yaşadığı de­lice serüveni anlatan bu yapıt, duygu­sal bir geçmişin ortadan kaldırılması ve "gönül gözüyle gören"in başarısız­lığının (L 'Alchimie du Verbe) betimlemesidir; bu aslında, Verlaine'le giriş­tiği serüvenin başarısızlığa uğraması demekti (Vierge folle). Böylece şiirsel serüveninin coşturucu yanlarını da yok ediyordu.

  

1874 teGermain Nouveau ile birlikte İngiltere'ye gitti, burada Illuminations başlıklı şiirlerini yeniden kaleme aldı ve metnin elyazmasım hapisten yeni çıkmış olan (1875 Şubatı sonu) Verlaine'e verdi. Rimbaud'nun, söz konusu yapıtının birkaç bölümünü, Cehen­nemde Bir Mevsim ile aynı dönemde ve hatta ondan önce kaleme almış ol­duğu, büyük bir bölümü de 1874'te ve daha sonra yazdığı sanılır ama yapıt ilk olarak La Vogue dergisinin 1886'daki Mayıs-Haziran sayılarında Verlaine'in yardımıyla yayımlanmış­tır.

 

Edebiyatı tümüyle bırakarak, durmak dinlenmek bilmeden başıboş bir gez­gin yaşamını seçen Rimbaud, dünya­yı gezerek, çeşitli mesleklere girip çık­tı. 1876'da Hollanda ordusuna katıl­dı ve Cava'ya gitti ama kısa bir süre sonra kaçarak Fransa'ya döndü ve bir sirke girdi (Almanya, Danimarka, İs­veç'i dolaştı). 1878'de Kıbrıs'a gitti, 1883'te Ogaden'i (Etyopya ve Somali yaylaları) dolaşarak Şoa'ya (başken­ti Addis-Abeba olan krallık) vardı, özellikle 1889'da Etyopya imparatoru olacak Şoa kralı Menelik II hesabına altın ve silah kaçakçılığıyla uğraştı. 1891'de sağ bacağındaki bir ur nede­niyle Fransa'ya dönerek Marsilya'da hastaneye yattı ve bir ameliyatla ba­cağı kesildi; birkaç ay süren ağır bir devreden sonra 10 Kasım 1891'de öl­dü.

  Rimbaud, anlatılamayanı belirlemek, başdöndürücü durumları saptamak, basit sanrı durumları gerçekleştirmek olarak ortaya çıkan yöntemine işler­lik kazandırmak için, aralarında gö­rünür hiçbir mantıksal bağlantı bu­lunmayan en gözüpek eğretilemeleri peşpeşe kullandı. Bu estetik anlayışıy­la sözcüğe özerkliğini ,"billurlaştırıcı ve parıltılı" gücünü verdi. Rimbaud' nun tümce yapısı böylece sözcüklerin sanrısından doğar. Bakışımsızlıkları, kopuklukları, vurguları, lirik patlama­ları zorunlu olarak ritimli bir düzya­zı anlatımını biçimlendirirler. Fransız edebiyatında olduğu kadar birçok yabancı ülke edebiyatında da büyük etkisi görülen Rimbaud'nun adı, XX. yy. başından beri girişilen en çeşitli şiirsel yönelimlerin kökeninde yer aldı. Özellikle gerçeküstücüler, Rimbaud'u örnek olarak aldılar. 
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle