|
Bütün çocukluğu cumhuriyetçi ve Protestan geleneğindeki eski bir ailenin yanında ve taşra yaşamının sessizliği ği içinde geçen Romain Rolland, ailesi 1880'de Paris'e yerleşince Louiş-le-Grand Lisesi'ne, daha sonra da Ecole Normale Superieure'e (Yüksek Öğretmen Okula) girdi (1886). Spinoza'yi inceledi, Nietzsche'nin Böyle Buyurdu Zerdüşt'ünü (Also sprach Zarathustra) okudu. Daha sonra gittiği Roma'da Rönesans başyapıtlarının etkisinde kaldı. Wagner ve Nietzsche'nin dostu olan Malwida von Meysenbug'la tanıştı. Jean Christophe adlı yapıtının ilk taslağını bu dönemde oluşturdu. Wagner hayranı ve müzik tutkunu olan Rolland, Eski Yunanlılarınkine benzer oluşturacak bir tiyatro yaratmayı düşledi. Bu amaçla gerçek anlamda oyun yazmaya koyuldu: "İnanç Trajedileri" adı altında topladığı oyunlar (Saint-Louis, 1897) ile Devrim Tiyatrosu" adı altında topladığı oyunlar (Les Loups [Kurtlar, 1897]; Danton [1901]; Le Çuatorze juillet [On Dört Temmuz, 1902]) büyük bir başarı kazanamadılar. Bunun üstüne, yeniden romana yöneldi ve 1904 ten 1912 ye kadar Peguy nin les Cahiers de la Çjuinzaine'mde Jean-Christophe adlı yapıtının on cildini yayımladı. "Kahramanı günümüz dünyasında yaşayan Beethoven" olan bu yapıt aynı zamanda bir kuşağın bildirisi niteliğindeki bir yaşamöyküsüydü. Jean-Christophe''ta ortaya koyduğu idealist ve hümanist görüşlere bağlı kalan Rolland, deneme ya da özyaşamöykülerinde "kahramanların soluklarını hissetmeyi" ve "tanınmış kişilerin yaşamlarım ele almayı" yeğledi: Vie de Beethoven (Beethoven'in Yasamı, 1903); Musiciens d'aujour-d'hui (Günümüz Müzikçileri,1908);Musiciens d'autrefois (Geçmişin Müzikçileri,1909); Vie de Michelange (Michelangelo'nun Yaşamı, 1907); Vie de Tolstoi (Tolstoy'un Yaşamı, 1911); Mahatma Gandhi (1923); Vie de Ramakrishna (Ramakrişna'nın Yaşamı, 1929); Vie de Vivekananda (Vivekananda'nın Yaşamı, 1930). Romain Rolland'ın kendi yaşamıysa döneminin devrimci ve barışçı büyük hareketleriyle iç içe geçti. 1915'te yerleştiği İsviçre'de barışçı bildirisi olan Kargaşanın Üstünden isimli eserini yayımladı. Söz konusu yapıt, ona "yurtsever'lerin nefretinin yanı sıra 1915 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandırdı. Rolland, 1917'de Salut â la revolution russe'ü (Rus Devrimine Selam), 1919'da da düşsel bir özyaşamöyküsü olan Colas Breugnoriu yazdı. Birinci Dünya savaşından sonra İsviçre'de kaldı ve uluslararası aydınlar hareketinde önemli bir rol oynadı; özellikle Sovyet yazar ve siyaset adamlarıyla yakın ilişkilere girdi. 1920'de Europe (Avrupa) dergisini kurdu. Daha sonra 1930 yıllarından başlayarak tırmanan faşizmle savaşıma yöneldi. Bu dönemde yaptığı tartışmaların başlıcalarını Quinze ans de combat (Onbeş Yıllık Savaşım, 1935) adlı yapıtında derledi. 1939'da İkinci Dünya savaşı başlayınca Fransa'ya döndü ve işgal yılları sırasında Peguy üstüne iki ciltlik bir inceleme yazdı. Düş ve eylemle nitelenen, devrimci kült hümanizmi ve yaşam sevgisini işlediği roman türündeki yapıtlarını bu arada yeni yapıtlarla zenginleştirdi: Cleramhault (1920); l'Ame enchantee (Büyülenmiş Ruh; yedi cilt, 1922-1933).
|