Felsefe

Fotoğraf

Paul Valery PDF Yazdır e-Posta
Dünya Edebiyatları - Fransız Edebiyatı

1891'de Paris'e giden, Pierre Louys ve Andre Gide'le dostluk kuran, Mallarme'nin evindeki söyleşilere katılan Paul Valery ilkin la Conque ve le Centa ure 'da simgeci şiirler, Le Mercure deFrance 'da,"Methodes "(Yöntemler) genel başlığı altında kısa incelemeler ve yapıtlarının kavranması açısından büyük önem taşıyan iki deneme (Introduction â la mâthode deLeonard de Vinci [Leonardo da Vinci'nin Yöntemi­ne Giriş, 1895] ve La Soiree avec M. Teste [Bay Teste ile Bir Akşam, 1895]) yayımladı.

  

Bu kitaplardan birincisinde, düşünce­nin sınırsız gücü üstünde durarak, "evrensel insan"dan hâlâ söz edilebi­leceğini ileri sürdü ve Leonardo da Vinci'nin oluşturduğu örnekten yola çıkarak, edilgin ve yaratıcı güçlerin kavşak noktası olan katışıksız bir zi­hin kültürünü savundu. Buradan ha­reket edildiğinde, "bilgi üretme giri­şimlerinin ve sanatsal işlemlerin ay­nı biçimde olanaklı olduğunu ve çö­zümleme ile edimler arasındaki başa­rılı alışverişlerin de büyük ölçüde ola­sı olduğunu" ileri sürdü.

  

"CENOVA GECESİ"

 Bu arada, derin bir düşünce netliği­nin ve ruh kargaşasının ilk belirtile­rini ortaya çıkaran "Cenova gecesi" (4-5 Ekim 1892) gerçekleşti: "Cenova. Bembeyaz oda. Kireç badanalı. Bir es­ki hücre kuşkusuz. Gece korkunç bir fırtına patladı. Yatağımda oturup kal­dım; her şimşekle parlıyordu oda. Yazgım, kafamın içinde devinip duru­yordu. Kendimle kendim arasındaydım. Acı çekiyordum ölesiye. Ama is­tiyordum. Şakaklarımın arasında olup bitenleri küçümsemek istiyordum..." O gün, Paul Valery'nin edebiyattan vazgeçtiğini söyleyebiliriz. Gerçekten de Valery, benliğin çok de­ğerli kültürüne elverişli olmadığı için edebiyat etkinliklerinden yüz çevirdi. Matematik ve fizik incelemelerine verdi kendini. Bu bilim dalları saye­sinde, düşünce gücünün ve özellikle dikkat mekanizmasının olanaklarını daha iyi değerlendirebilirdi. Mallarme'yi ziyaretleri ve Edgar Poe'nun ya­pıtlarını okuması, Valery'yi.M Teste'i yazmaya sürükledi. Düşüncelerini dramatik bir biçimde açıklamasını sağlayan bu kitap, tam anlamıyla ede­biyat - karşıtı bir yapıttı. Gerçekten de, M. Teste ve daha son­ra la jeune Parque, Narcisse ve la Pythie iki temel boyutuna, yani "olabilir" ile "olamaz"a indirgenmiş saydam bilincin yoğun çabasını sim­geler ve Valery şöyle der: "Bulmak hiç önemli değildir, asıl güçlük, bulu­nanı insanın kendisine eklemesidir." Böylece Valery, yirmi yıl sustu.  

YAZMA ZORUNLUĞU

 

Andre Gide'nin ısrarları sonunda Va­lery, 1912'de, eski şiirlerini bir kitap­ta toplamaya karar verdi. Bu olay do­layısıyla la jeune Parque 'ı (1917) yaz­dı. Bu, M. Teste'in, nazım kuralları­nı, dikkatin gevşememesini sağlayan değerli kısıtlamalar olarak görüp, içindeki gücü elle tutulur hale getir­diği bir yapıttı. "Bir bilincin, her ge­ce süresi içinde değişmesi"nden başka şey olmayan bu şiirle Valery, ken­disine yabancı her öğeden sıyrılmış "katışıksız şiir" konusundaki simgeci anlayışa yeniden değer kazandırdı ve bir çeşit yeni - klasisizm çizgisine yer­leşti.

  

Daha sonra, eski şiirlerini yayımladı (Albüm de vers anciens [Eski Dizeler Albümü, 1920], Charmes [Büyüler, 1922]) ve Fransız Akademisi'ne seçil­di (1927). İki diyalogla (Eupalinos ou l'Architecte [Eupalinos ya da Mimar, 1923], l'Ame et la Danse [Ruh ve Dans, 1923]) ve Variete'nin (Çeşitle­me, 1924-1944) beş cildinde toplanan birçok deneme ve konuşmayla düzya­zıya döndü. Ama "düşünsel komedi"nin düşkünü olan Valery, çağımızın en güncel sorunlarıyla da ilgilendi ve bunları uzaktan, ama külyutmazlıkla gözledi: Bugünkü Dünyamıza Bakış (Regards sur le monde actuel, 1931); la Politique del'esprit (1932); leBilan de l'intelligence (1935). Valery, bütün yaşamı boyunca her sa­bah, zekâsının gizemlerini gözüpeklikle irdeleyerek kendisiyle başbaşa ka­lıyordu. Böylece, kısa notlar halinde, M. Teste'in gizli laboratuvarı bize açıklanmış oldu. Cahier B (1910), Rhumbs (1926) bunun örnekleridir ve bu tür yazıları Tel quel"m (Olduğu Gi­bi, 1941) iki cildinde toplanmıştır. Melange (1941), Mauvaises pensees et autres (Kötü Düşünceler ve Başkala­rı, 1942) ve düşüncesindeki büyük de­ğişikliği sadık bir biçimde yansıtan ve yapmacıksız bir inceliği sergileyen l'Idee fixe (Sabit Fikir, 1932) gibi ya­pıtları da bunların arasına koymak gerekir. Hayranlık uyandırıcı Degas, Danse, Deşsin 'in (Degas, Dans, Resim, 1936) yer aldığı Pieces surl'art'ı (Sa­nat Üstüne Yazılar, 1938) da unutma­mak gerekir.

 

DÜŞÜNCE NETLİĞİ

 Valery için yapıtları, bir erek değil, kendini ve dünyamızı tanımak için seçtiği araçlardan biriydi. Bu yapıtlardaki düşünce netliği ve külyutmazlık gözkamaştırıcıdır. Aynı yapıtlarda, yazarın kendini uzakta tutmasından kaynaklanan yüce bir egemenlikle hemen her şeyden söz edilir ve başkala­rının gizemini bilemediği bir apaçık­lık kendini gösterir. Yapıtlarda, şaşır­tıcı bir tutku da kendini gösterir. Va­lery, "ilk sözcüğü hayır olan ve son sözcüğü de hayır olacak olan" Mon Faust'ta (Benim Faust'um, 1950) ve­riminin yöneldiği sonucu kendisi açık­lar. Paul Valery'nin yalnızca Fransa' da değil, öbür ülke edebiyatlarında da önemli bir yeri vardır. Valery, 1937'de Milletler Cemiyeti düşünce iş­birliğinin başkanı seçildi ve College de France'da yazınbilim üstüne konfe­ranslar verdi.
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle