|
Kızken, Lucila Aurore Dupin, evlenldikten Sonra baronne Dudevant adını alan George Sand 1 Temmuz ,1803 de Paris'de doğmuş, 1876 da. Nohant da ölmüştür. Yetmiş iki yıllık ömrün elli yılını edebiyata Harcamış olan yazar, ondokuzuncu yüzyılın belli başlı romancılarından biridir. Baba tarafından asilzade, annne tarafından bir halk çocuğudur. Bu iki etki zaman zaman romanlarında hissedilir. On dört yaşında girip on yedi yaşında çıktığı manastır onun genç ruhunda mistik buhranlar yarattı. Yazı hayatına yirmi iki yaşında Paris'te başladı. George Sand'ın ' yazdığı romanlar kişisel hayatının geçirdiği gelişmeye uygundur. Romanlarını dörtgrupta toplayabiliriz:: a) Tutku romanları; b) Toplumsal romanlar; c) Köy ve kır romanları; d) Masalımsı romanlar. İlk eserleri tutku romanlarıdır. George Sand Genç kızlık hayatını manastırda geçiriyor, manastır hayatından hemen biraz sonra evleniyor. Bu evlilikte aradıklarını bulamayınca iki çocuğu ile Paris'e gelerek hayatını kalemiyle kazanıp yaşamaya karar veriyor. Paris'e geldikten sonra birçok arkadaş buluyor. Bu arkadaşlıkların bir kaçını daha ileri götürerek aşkın acı ve tatlı taraflarını duyuyor, Hayatının bu devresinde, Sandeau, Musset, Chopin önemli rol oynaımıştır. Yazarın hayatında bu üç aşk büyük fırtınalara sebep olmuştur. Madam Sand, kimli zaman Venedik'de Musset'nin hasta bakıcısı, kimi zaman vereme tutulan Chopin'in şefkatli bir kız kardeşi ve sevgilisi olarak görüyoruz. Bu duygulu ve hasta ruhların bin bir hevesiyle karşılaşan kadın kiımi zaman âciz ve her şeye boyun eğen bir sevgili, kimi zaman hükmeden, emreden bir anne gibi hareket etmiştir. Tutku romanları bu fırtınalı ve maceralı hayatın bir yankılıdır. Indiana, Valantine, Lelia, Jacques bu romanlardandır. Genel olarak bu romanlarda iki tema işletilmiştir: a) Evlilikte umduklarını bulamıyan kadınının evlilik müessesesine isyanı, b) ilk sevgililerinde hayal kırıklığına uğrayan kadınların madde ile ilgili aşktan soğuyup hayal güçlerinin yarattığı plâtonik bir aşkıetrafındaki -erkeklerle zorla kalbul eitltirme çabası. Bu iki ıtemıde kadınlar çıeıvrelerindeki erkeklerle devamlı bir fikir ve ruh savaşı halindedir. Madam Sand bu iki temi işlerken romanlarına zamanının toplumsal', dinsel, metafizik düşünceleriyle, kendi kişisel fikirlerini ve' tabiat karşısında duyduğu izlenimleri büyük bir ustalıkla katmasını bilmiştir. G. Sand'ın hayatının ikinci devresine ait romanlar,toplumsal romanlardır. Yazar, artık fırtınalı hayatına yön verecek kadar tecrübe sahibi olmuş, olgunlaşmıştır. Duygularındaki o heyecanlı ateşlilik yerini şimdi olgun bir hayalgücüne bırakmış, 1848 yılında siyasal hayata karışarak yaşadığı toplumun meselelerine eğilmiş ve tarihteki belli başlı fikir çatışmalarını incelemeye başlamıştır. Meselâ, Cosuelo'da katoliklerle Protestanların çarpışmaların tasvir etmekte ve bu uğurda nasıl korkunç cinayetlerin işlendiğini bir romancı gözü ile çözümlemektedir. Toplumsal romanları arasında Le Compagnon du tour de France, Consuelo, Le Meunier d'Angibault, Le Peche de M. Antoine gösterilebilir. Madam Sand yukarıda belirtildiği gibi bir yandan asilzade, bir yandan da halktandı. Toplumsal meselelerle uğraşırken köy halkının âdetlerini yaşayışlarını, inançlarını incelemek ihtiyacını duyan yazar, bu çevrenin hayatını da bir sanatçı gözüyle tasvir etmek, bu insanların hayatından güzel destanlar yaratmak imkânını buldu. Bu romanlardan Le Mare au diable yazarın şahaseri sayılmaktadır. La Petite Fadette, Les Maîtres sonneurs. Francois Champi bu türden eserleridir. İmparatorluk George Sand'ı siyasetle uğraşmaktan menetmiştir. Kendisi de elli yaşına yaklaşmaktadır. Nohant'da çiftliğine çekilmiştir. Torunları vaırdır. Masalımsı romanlarını bu devrede kaleme: almıştır. Bu eserlerde yazar sakindir. Bir,büyük annenin genç kızlarda görmesini istediği bir erdemin savunucusudur. Meselâ ihtiyar markizler, kimsesiz genç kızların erdemlerini bir ana titizliği ile gözlerler. Fakat romanın kahramanı genç kız erdemiyle daima muzafferdir. Bu eserlerde eski tutkulu heyecanların küller altında için için tutuştuğu görülür.
|