|
Bir köy demircisinin çocuğu olan Marcel Ayme yakınlarının peş peşe ölümü üstüne, yatılı öğrenci olarak Dole Koleji'rie verildi. 1919'da orta öğrenimini tamamlayıp, özel matematik dersleri izlemesini sağlayan bir burs kazandı. Mühendis olmak istemekle birlikte, aynı yıl, geçirdiği ağır bir hastalık nedeniyle öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. 1922-1923 yıllarında askerliğini yaptı; Paris'e döndükten sonra çeşitli işlerde çalıştı; yeniden hastalanınca, çalışmayı bıraktı ve nekahet döneminde yazmaya başladı. Edebiyat dünyasına aşağı yukarı raslantısal olarak giren bu kendi kendini yetiştirmiş yazar, 1926'da Brûlebois adlı ilk romanıyla Renaudot ödülünü kazandı. 1930 yılına kadar halkçı eğilimli dört roman yazdı; o tarihten sonra kendini bütünüyle edebiyata verdi. Etki ve üslup açısından değilse bile, mizah anjayışı açısından Celine'i andıran gerçekçi ve yergici Ayme, 1938 yılında, kurulu düzene karşı çıkan düşüncelerini açıkladığı Silhouette du scandale adlı bir deneme yayımladı. Boğucu yasakları ve rahatsız edici budalalıkların egemen olduğu burjuva toplumunu Clerambard (1950) ve Başkalarının Kellesi (La Tetejdes autres, 1952) adlı oyunlarında şiddetle eleştirdi. Çocuklar için, gerçeküstü öğelerin yer aldığı Sarman'in Masalları (Contes du chat perche, 1939) ve bunların devamı olan Autres contes du chat perche (Sarman'ın Başka Masalları, 1950) ve Derniers contes du chat perche'yi (Sarman'ın Son Masalları, 1958) yayınladı. Marcel Ayme, yapıtlarında kadınlar ve erkeklerden oluşan küçük bir insan topluluğunun sıradanlıklarını ve gülünçlüklerini betimlemiş, bu gülünç kişilere can veren güçlülük ve mutluluk düşlerinin boşluk ve anlamsızlığını, ölüm ve yalnızlık yazgısından kaçabilmeleri için onları apansızın kurtulamayacakları kadar bağlı oldukları, insanlığa yukardan bakar hale getiren doğaüstü durumlarla ortaya koymuştur. Sözgelimi Duvargeçen (Le Passemuraille, 1943) adlı yapıtında yoksul, küçük bir memurun kendisinde duvarları aşma gücü olduğunu fark etmesini anlatır. Ne var ki öbür insanlardan üstün olacak ve aşağılık durumunun öcünü alacak olan kahraman, sonunda, gene bir duvarın tusağı olur. Bir başka anlatısının kahramanı olan köylü Arşene' se, bahçeler ve sular tanrıçasıyla ilişki kurar; ama sonunda tanrıçanın simgesel koruyucuları olan yılanların kurbanı olur [La Vouivre. 1943). Eserleri: Roman: La Tableaux-Creves (Bitikler Sofrası, 1929); La Rue şans nom (Adsız Sokak, 1930); Yeşil Kısrak (La jument verte, 1933); Le Boeuf clandestin (Gizli Öküz, 1939); vb. Deneme: Sünouette du scandale (Rezaletin Görünümü; 1938); Le Confort intellectuel (Kafa Rahatlığı, 1949). Öykü: Le Puits aux images (Görüntüler Kuyusu, 1932); Duvargeçen (Le Passemuraille, 1943); Le Vin de Paris (Paris Şarabı 1947) Oyun: Clerambard (1950); Başkalarının Kellesi (La Tete des autres, 1952); Le Minotaure (1963); La Convention Belzebir (Belzebir Sözleşmesi, 1966); Consommation (Tüketim, 1967). Masal: Sarman'ın Masalları (Contes du chat perche, 1939); Autres Contes du chat perche (Sarman'ın Başka Masalları, 1950); Derniers contes du chat perche (Sarman'ın Son Masalları, 1958).
|