|
Fransız felsefecisi ve deneme yazarı (Bar-sur-Aube, 1884-Paris, 1962). Kendi kendini yetiştiren Gaston Bachelard, kırsal kesimde geçen çocukluğunda edindiği izlenimlerin (hiçbir kent ışığının bozmadığı gecelerin zifiri karanlığı, ocakbaşının içe işleyen sıcaklığı, toprağın kuşatıcı varlığı) önemi üstünde sık sık durmuştur. La Psychanalyse du Feu' de (Ateşin Psikanalizi, 1937), "insanoğlu, bir gereksinimin değil, bir isteğin ürünüdür", diye yazar ve bilimsel düşüncenin kökünde, her çeşit akılcı girişimden önce var olduğunu düşündüğü, isteğin gizli işlemlerini arar. Nitekim simyacıların araştırmalarını, bu açıdan ele alarak, modern kimya biliminin akıldışı ve şiirsel temeli olarak görür. La Formation de l'esprit scientifique de (Bilimsel Düşüncenin Oluşumu, 1938), ikinci dereceden bilginler üstünde durur; çünkü ona göre, bilimsel girişimi belirleyen bilinçdışı etki, büyük araştırmacıların çalışmalarından çok, ikinci derece bilginlerin çalışmalarında daha iyi dile gelir. Bachelard'm LeNouveJ esprit scientifique (Yeni Bilimsel Düşünce, 1934) ve Le Materialisme rationnel (Akılcı Maddecilik, 1953) adlı yapıtları da bu felsefeye ya da daha doğrusu bu bilimler psikanalizine bağlanır. Bilimsel sezgilerin ve şu ya da bu felsefeyi seçmenin temelinde, "düşünceleşmiş imgelerin" bulunduğunu ileri süren Bachelard, psikanalist jung'un çalışmalarından esinlenmiş ve büyük bir tutkuyla okuduğu şiir yapıtlarını, insanlığın bağlandığı anaörneklere dayanarak imgeler türeten bilinçdışınm gizli bir işleyişi saymıştır. "Maddi düşgücü" adını verdiği bu işleyiş ve etkinliğe bağlı olarak iki edebiyat türü ayırt eder. Bunlardan biri, şiirin karşıtıdır ve imgelerdeki ana örnek içeriklerini zorla akılsallaştırarak, okurun "maddi düşgücünü" uyandırmayan dural bir öbek halinde dondurur. Öbürüyse, tam anlamıyla şiirseldir ve "maddi düşgücü "nün doğurduğu akıldışı çağrışımlara kendini bırakarak, okurun etkin bir biçimde katıldığı bir sözcükler dinamiği yaratır. Bachelard, Lautreamont (1939). adlı yapıtında, düş kurmanın, şiirsel yaratışta somutlaştığı zaman edindiği modelleri tanımlamaya yönelmiş, bilinçdışınm kendiliğinden seçtiği bu modelleri sonradan, dört büyük anaörneğe bağlamıştır: Su; hava; toprak; ateş. Çalkantılı ya da durgun olan su, kökenimizin ve değişimlerimizin imgesidir ve gece düşlerimizle bağlantı halindedir. Sınırsız özgürlük düşlerimizse, hava öğesini kapsar. Varlığımızı aşmaya ve ölümsüzlüğe duyduğumuz istek, ateşin bizi büyülemesinde dile gelir. Bachelard, La Terre et les reveries du repos (Toprak ve Dinginliğin Düşleri, 1945) ile La Terre et les reveries de la volonte'de (Toprak ve İradenin Düşleri, 1948) toprağı ele alır. İnsanın son olarak bağrında dinlendiği toprak, aynı zamanda, iradesini bir damga gibi bastığı ilk maddedir. "Maddi düşgücü"nün ele aldığı bu öğelerin her biri, gittikçe belirginleşen diyalektik çiftlere ayrıştırılabilir: Sözgelimi, toprak, sert ve yumuşak maddelere, bunlar da, kendi aralarında farklı kıvamları olan katı cisimlere (bükülgen ve katı,değişmeyen ve değişken, vb.). Ayrıca, sıvı ve billurlaşmış, cinselleşmiş ya da idealleştirilmiş bir ateş de vardır. Yorum alanını genişleten ve her zaman uzamın ve sürenin algılanması gibi ilk verilerden yola çıkan Bachelard, Poetique de l'espaçe'da (Uzamın Şiirliliği, 1957) ve L'İntui-tion de Finstant'da (Anın Sezgisi), bazı şiir türlerinin ortaya çıkışını, zamana ve uzama ilişkin ilk bilinçdışı deneyimlerle açıklamıştır. Eserleri: La Dialectique de la duree (Sürenin Diyalektiği, 1933); Le Nouvel esprit scientifîque (Yeni Bilimsel Düşünce, 1934); La Formation de l'esprit scientifique (Bilimsel Düşüncenin Oluşumu, 1938); La Psychanalyse du feu (Ateşin Psikanalizi, 1937);L'Eau et les reves (Su ve Düşler, 1940); L'Air et les songes (Hava ve Düşler, 1942); La Flamme d'une chandelle (Bir Mumun Alevi, 1961); vb.
|