Felsefe

Fotoğraf

Honore de Balzac PDF Yazdır e-Posta
Dünya Edebiyatları - Fransız Edebiyatı

Gerçek adı Honore Balssa olan Honore de Balzac, orta öğrenimini Vendöme, Tours ve Paris'te yaptık­tan sonra, hukuk fakültesine yazıldı; noter kâtibi ve dava vekili olarak ça­lıştı. Yazar olmaya karar vererek Cromvell (1820) adlı bir trajedi ve ilk romanı olan Falthurne'ü (1820) yazdı (bunların ikisi de yayımlan­madı). Çeşitli takma adlarla (sözge­limi Horace de Saint-Aubin) otuz kadar serüven romanı yayımlayarak basımcılığı, baskı harfleri dökümcü­lüğünü denedi (1825-1828); bu yüz­den yaşamı boyunca sürecek borç­lar altına girdi. Chouans (1829) adlı kitabıyla gerçek ününü kazanmaya başladı. 

EDEBİYAT TUTSAĞI

Yirmi yıl boyunca, peşinde alacaklılarıyla, hem bir moda ve gösteriş düşkünü, hem de bir edebiyat tutsa­ğı gibi yaşayan (geceleri çalışmayı sürdürebilmek için elli fincan kahve içiyordu) Honore de Balzac, siyase­te atılma tasarıları yaptı; çeşitli kadınlarla serüvenler yaşadı; yolcu­luklara çıktı; hemen iflasla sonuçla­nan işler kurdu. 1833'te La Comedie humaine (İnsanlık Güldürüsü) adlı yapıtını tasarlayıp, yazmağa başla­dı. 1832'de tanışıp, uzun süre yazış­tığı Polonyalı soylu Mme Hanska'yla kocasının ölümünden (1841) sonra evlenmek istedi; bu isteğini ancak 1850'de ağır hasta olduğu sırada gerçekleştirebildi; beş ay sonra da öldü. Balzac'ın yüz elli kadar yapıtı arasında en ünlüleri, İnsanlık Gül­dürüsü diye adlandırdığı bir bütün oluşturur (91 yapıt). Bu bütünde yer alan romanlar arasında bağlantılar vardır ve aynı kişiler çeşitli roman­larda ortaya çıkar. Her kitap, önceden saptanmış bir bütün için gerekli bir parça gibidir ve Balzac, bütünü üç bölüm halinde sınıflandır­mıştır (1845): Etudes de moeurs (Töre İncelemeleri); Etudes philosophiques (Felsefe İncelemeleri); Etudes anaJytiques (Çözümleyici İn­celemeler). İnsanlık Güldürüsü dı­şında Balzac'ın, XVI. yy. üslubuyla kaleme aldığı Contes drolaticjues (Eğlenceli Öyküler, 1832),aralarında Vaufrin'in (1840) de yer aldığı tiyatro oyunları, Le Code des gens honnetes (Kibar Kişilerin Kuralları, 1825), Lettres sur la litterature (Edebiyat Üstüne Mektuplar, 1840), Catechisme social (1840-1848), vb., gibi yapıtları vardır. Ayrıca kızkardeşi Mme de Surville'e ve Mme Hanska'ya yazdığı mektupları ya­yınlanmıştır. 

GERÇEKÇİ ROMANIN ÖNCÜSÜ 

Balzac, gerçekçi romanın Fransa'da yaratıcısı ve ustası sayılır. Roman­tizmin çok güçlü olduğu bir dönem­de, romanı belgesel bir yapıt olarak gören yazara göre, İnsanlık Güldü­rüsü "insan doğası üstüne elimizde bulunan en büyük belge deposu" dur. Lavater ve Gali gibi fizyoloji bil­ginlerinin izinden yürüyen Balzac, canlıları inceleyen doğa bilimini yenileştirmiş olan Geoffroy Saint-Hilaire'in ve Cuvier'nin de öğrencisi olduğunu ve "insanı inceleyen doğa bilimini" ortaya koymak istediğini ileri sürmüştür. Bu görüş doğrultu­sunda, bütün durumları, bütün mes­lekleri, bütün işleri yazarın incele­me konusu saymış, romanlarda her zaman görülen kahramanların yanı sıra, hekimi, rahibi, subayı, yargıcı, tüccarı, küçük memuru ve işadam­larını da canlandırmıştır. Böylece, para sorunu, romanda, aşk kadar önemli bir yer edinir. Bu kişileri iyice canlandırmak için yazar, yaşadıkları kenti, oturdukları sokağı, evi, giysilerini, eşyalarını, görüştük­leri kimselerin mizaçlarını ve alış­kanlıklarını inceden inceye betim­ler; soy kütüklerini bile çıkarır. Bazı anlatılarının giriş bölümleri, bağım­sız bir yapıt niteliği taşır. Nitekim, Paris halkının canlandırıldığı Altın Gözlü Kız'ın (La Fille aux yeux d'or) ilk sayfaları, kalabalığın iç yüzünü derinlemesine gösterir ve onu hare­kete getiren güçleri, yani para hırsını ve zevk peşinde koşmayı gözler önüne serer. Aynı biçimde, bir flamand ev içi resminin anlatıldı­ğı Mutlak Peşinde'nin (La Recherche de 1'Ab solu) ilk elli sayfası, ve Goriot Baba'nın (Le Pere Goriot) başında yer alan Vauquer pansiyo­nunun betimlemesi de, birer toplum­bilim incelemesinden farksızdır. Ama tarihsel durum ve koşullar içinde, Balzac'ın asıl incelediği şey, tutkulardır. Kahramanlardan her birine, kişiliğini oluşturan yalın, ama bütün benliğini pençesine alan bir tutku yükler her birini kişilikleri­ne uyan huylarla, hareketlerle, söz­lerle, mesleklerle donatır ve yoğun gerçeklikleri dolayısıyle akıldan çık­mayan tipler yaratır.

Bazı kişileri canlandırmak için Balzac'ın çağdaş­larından esinlendiği kuşku götür­mez: Sözgelimi, özentili bir ozan ve kararsız bir siyaset adamı olan Canalis, Lamartine'in karikatürleştirilmiş bir portresidir; kadın yazar Mile des Touches, George Sand' dır; başarılı müzisyen Conti, Liszt' tir; Beatrice de Rochefide, Mme d'Agoult'dur; dahi ressam Joseph Bridau'ysa, Delacroix'yı çağrıştırır. Ama kahramanlarının başlıcalarına yansıyan kendi kişiliğidir. "Başka­larının küçük düşmelerini içlerine attıkları gibi, düşüncelerini içine atan" Louis Lambert, delikanlılık çağındaki Balzac'tır kuşkusuz. Kü­rek mahkumu Vautrin'de Balzac, kendi güçlü olma isteğine masalsı bir biçim verir. İrade ve istekleri ge­reği yasaların üstüne çıkan korkunç yaratıklarla (Vautrin, kuzin Bette), tutkularının kurbanı olanlarla (Hu-lot, Balthazar Claes), yaratıcılarla (yazar d'Arthez, mucit David Sechard), büyük fırsatçılarla (Rastignac ya da banker Nucingen), zayıf­lıklarından dolayı mahvolan yete­nekli ve parlak gençlerle (Lucien de Rubempre, Esgrignon markisi), kur­ban olup gidenlerle (Eugenie Gran-det, Cesar Birotteau ve kuzen Pons) özdeşleşir. Ama Balzac'ı en iyi can­landıran kahramanı, bütün insanlık güldürüsünü alaycı ve keskin bakı­şıyla süzen doktor Horace Bianchon' dur.

 Balzac, en büyük ustalığını, ticaret ve sanayi etkinliğiyle zenginleşen ve 1830 yıllarında iktidarı ele geçirme­ye yönelen taşra ya da Paris orta burjuvazisini canlandırmada gös­termiştir. Fransız edebiyatında, Res­torasyon dönemini ya da Temmuz monarşisini Cesar Birotteau ya da La Cousine Bette (Kuzin Bette) kadar iyi canlandıran bir başka yapıta raslanmaz.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle