|
Dünya Edebiyatları -
Japon Edebiyatı
|
|
Japon yazarı (978'e doğru-1020'ye doğru) Heian dönemi (IX-XII. yy.lar) kadın yazarlarından olan Murasaki Şikibu'nun yaşamı konusunda pek az bilgi vardır. Heian döneminin en ünlü ve en güçlü ailesi Fucivaralardan olduğu bilinen Murasaki'nin babası şikibu-şo diye adlandırılan dinsel törenler yöneticisiydi (Şikibu takma adı da buradan gelir). Murasaki 998'e doğru, kendisinden yirmi beş yaş büyük olan uzaktan akrabası Fucivara Nobutada ile evlendi ama 1001'de dul kaldı. Fucivaralardan olması nedeniyle, birkaç yıl sonra, siyaset alanında olduğu kadar sanatçıları ve edebiyatçıları korumasıyla da ün yapan Muhteşem Muçinaga'nın(Fucivaralarınen tanınmışı) kızı imparatoriçe Akiko'nun nedimesi oldu. 1020 yılına doğru da öldü (bazı kaynaklar 1020 yılını Murasaki'nin tarikata giriş tarihi olarak da gösterirler; ama 1020'den sonraki yaşamıyla ilgili bir bilgi vermezler). Fucivaraların büyüklüklerinin doruklarında oldukları 1000 yılı dolaylarında, Heian uygarlığı da en parlak dönemini yaşıyordu: Çin-Buddha gelenekleri sindirilmiş, estetik yetkinlik kaygısının ağır bastığı bir saray kültürü gelişmişti. Kapalı bir çevre oluşturan saray seçkinleri resmi eğlenceler düzenleyip şiir yarışmalarına katılıyorlardı. Fucivaraların siyaseti sonucu kadınlar da sarayda ayrıcalıklı bir yer edindiler. İşte bunlardan biri olan Murasaki Japon edebiyatının başyapıtlarından biri sayılan Genci mononogatari (Genci'nin Öyküsü) ile bir günlük (Nikki) ve birçok şiir bıraktı. GENCİ MONOGATARİ 54 kitaptan oluşan Genci monogatari Japon sarayındaki seçkinlerin yaşamını bir roman havası içinde işler, l.'den 44. kitaba kadar olan bölümler prens Genci'ye, daha sonraki bölümlerse Genci'nin oğlu kabul edilen prens Kaoru'ya ayrılmıştır. Anlatılan öykü, iç içe geçmiş aşk ve siyaset entrikalarıyla doludur. İmparatorun gözdesi Kiritsubo'nun oğlu prens Genci, bakanlardan birinin kızı olan Aoi ile evlenir ama babasının gözdesi Fucitsubo'ya âşık olur, onu unutmaya çalışır. Bundan sonra, hareketli geçen bir yaşamın kesitleri betimlenir: Aşkın yerini bezginlik, sürgünün yerini bağışlanma, evliliğin yerini karısının ölümü yada gözden düşme, gözden düşmenin yada bezginliğin yerini de kendini dine adama alır. Son karısı tarafından aldatılan, Genci'nin resmi olarak oğlu kabul edilen Kaoru, Genci'den çok farklıdır. Dine aşırı derecede bağlı olan Kaoru oldukça sakin bir aşk hayatı yaşar ama art arda yaptığı evlilikler bakımından da pek şansı olmamıştır. Bu ırmak-romanın ilginçliği, anlatılan öykülerin birbirini izlemesinde değil ama kişilerin karakterlerinin ruhsal açıdan incelenmesindeki incelikten gelir. Murasaki yaklaşık üç yüz kişinin ayrıntılı betimlemesini yaparken, kimi zaman önemsiz, kimi zaman acımasız entrikalarla dolu saray yaşamını canlandırır. Fiziksel, ahlaksal, toplumsal her türlü ayrıntıya yer verir. Murasaki kişilerin portrelerini son derece kesin ve özenli bir biçimde betimlemiş, özellikle kadınları büyük bir titizlikle incelemiştir. Elli yıllık bir süreye yayılan romanın ritmi mevsimlerin değişimiyle verilmiştir. Genci monogatari’deki yetkinlik kaygısı XI. ve XII. yy.lardaki yazarları etkilemiş ve Murasaki'nin bu yapıtını örnek alan çeşitli kitaplar yayımlanmıştır. NİKKİ Döneminin birçok aydın kadını gibi Murasaki de Nikki diye adlandırılan bir günlük tutmuştur. Bu günlükten elimize 1008-1010 yıllarına ilişkin olan ve kendisini bir yazar olarak daha iyi tanımamıza olanak veren bölüm kalmıştır. Verdiği bilgilerden ve üslubundan, öğrenimini eksiksiz bir biçimde yaptığı anlaşılır. Çizdiği portrelere (sözgelimi, Makura-no-soşi'nin yazarı Sei Şonagon'un portresi) bakılacak olursa, dönemindeki öbür kadın yazarları son derece kıskandığı görülür. Ayrıca, alçakgönüllülükten uzak, kendini öven, kendisine yönelik övgülere yer vermekten kaçınmayan bir yazardır.
|