|
Çocukluğu, annesinin yarattığı koyu bir bağnazlık içinde geçen Ernest Miller Hemingway, ortaöğrenimini Oak Park'taki kolejde bitirdikten sonra, on sekiz yaşında gazeteciliğe atıldı. Birinci Dünya savaşma katılıp, İtalya'da gezgin hastane görevlisi olarak görev yaparken bir top mermisiyle ağır biçimde yaralandı. A.B.D' ne döndüğünde (1919) evlendi ve büyük bir gazetenin muhabiri olarak Avrupa'ya gitti (1922). Paris'te, Gertrude Stein,Ezra Pound, Dos Passos, Scott Fitzgerald ile dostluk kurdu. Türk-Yunan savaşında (1922) savaş muhabirliği yaptı. Sonra gazeteciliği bırakarak, kendini edebiyata verdi. Güneş de Doğar(The Sun AlsoRises, 1926) adlı romanının yayımlanmasından sonra boşandı ve yeniden evlendi. Babasının intihar etmesinden (1928) sonra A.B.D'ne yerleşti. BÜYÜK GEZGİN1931'de boğa güreşini öğrenmek için İspanya'ya giden Hemingway, burada edindiği bilgilerle Öğleden Sonra Ölüm'ü(Death inthe Afternoon ,1932) yazdı. Daha sonra gezilerini sıklaştırarak Küba'yı, İspanya'yı, vahşi hayvanları avladığı Afrika'yı dolaştı. 1937'de, İspanyol iç savaşına katıldı ve topladığı bağışlarla İspanya'daki cumhuriyetçi hükümete yardım etti. 1940'ta boşanıp yeniden evlendi ve İspanya savaşını konu alan Çanlar Kimin İçin Çalıyor'u (For Whom the Bell Tolls) yayımladı. 1944'te, Müttefiklerin Normandiya çıkarmasına katıldı, bir kez daha boşanıp dördüncü evliliğini yaptı (1946). Havana'da, Venedik'te, Uganda'da ve avcılık yaşamını sürdürdüğü Kenya' da yaşadı. 1954'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Küba'da yıllarca kaldıktan sonra Ketchum'a (İdaho) yerleşti. Fiziksel açıdan güçten düştüğüne inanarak, 2 Temmuz 1961'de kafasına bir kurşun sıkarak,babası gibi intihar etti. YAPITLARININ GERÇEK BOYUTU Hemingway'in serüvenciliği, avcılığı, matadorluğu, kavgacılığı, yapıtlarının gerçek boyutunu oluşturur. Sanatsal başarıyla gazeteciliğin sağladığı kolaylığın ürünü olan ve hepsi aynı değeri taşımayan bu yapıtlar, başarısızlıklar, boşa giden çabalar, kaçan mutluluklar konusundaki deneylerin kahramanlık düzeyine ve hemen hemen mitolojik bir havaya aktarılması olarak nitelendirilebilir Silahlara Veda [A FarewelltoArms], İhtiyar Balıkçı [The Old Man and tha Sea], Güneş de Doğar [The SunAlso Rises]).Hemingway'in ölene dek sert, istekli, bireyci ve yalnız olan kahramanları Ya Hep Ya Hiç [To Ha ve and Have Not],Çanlar Kimin İçin Çalıyor? [For Whom the Bell Tolls ] yazarı yansıtan ideal tipler olmaktan çok, yaşama bağlı, ölümden korkmayan, güçlü bir kişiliğin tüm çelişkilerinin kendi kendine çözümlendiği, duygusal olduğu kadar ahlakçı tiplerdir. Hemingway'e göre edebiyat, çelişkili iç tepilerine çile çekerek egemen olmaya yönelik tutkulu bir girişimdir. Başlangıçta, Gertrude Stein ve Ezra Pound'un araştırmalarından çok etkilenmiş olan Hemingway'in kuru, katı ve tam anlamıyla betimleyici bir üslubu vardı; tümceleri genellikle özne, fiil ve tümleçten oluşan yalın yapılı tümcelerdi. Sonradan esnekleşen bu üslup, lirik ve daha uzun tümcelerden oluşan bir yapıya kavuştu.
|